SİVAS VALİLİĞİ : SENDİKAL AYRIM YAPAN YÖNETİCİLER HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAKTIR.

SVSSS

Sivas Valiliği, Kamu Kurumlarına gönderdiği yazı ile; 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanuna atıfta bulunarak, Kamu idarecilerinin, sendika seçimleri ve üyelikleri ile ilgili herhangi bir konuda müdahil olmamaları, bunlara tevessül eden yöneticilerin hakkında Valilik Makamınca gerekli soruşturma başlatılacağını ve 4688 Sayılı Kanunun 38/b maddesi gereğince Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.

Söz konusu yazı, kamuda adam kayırma ve sendikal ayrım yapma döneminin sonuna gelindiğinin en büyük kanıtı niteliğindedir. Bu nedenle Sivas Valisi Sayın Davut GÜL’e bu örnek davranışından dolayı teşekkür ediyor, Türk Ulaşım-Sen olarak her zaman kamuda liyakat esaslarını savunduğumuzun bilinmesini istiyoruz.

rtt3

ENFLASYON MEMURUN BÜTÇESİNİ YUTTU

enflas

Ağustos ayına ilişkin enflasyon rakamları TÜİK tarafından açıklandı. Ağustos ayında TÜFE %2,3 oranında yükseldi. Sekiz aylık enflasyon %12,3; ağustos ayları itibarı ile yıllık enflasyon ise %17,9 oldu.

2018 yılının tamamı için enflasyon farkı dahil olmak üzere %13 zam alan kamu görevlilerinin maaşları daha şimdiden %4,9 oranında eridi.

Yapılan hesaplamalara göre önümüzdeki dört aylık enflasyonun geçen yılla aynı oranda gerçekleşmesi durumunda bile 2018 yılı enflasyonunun %20 dolayında gerçekleşeceği ortaya çıkmakta. Gerek döviz kurlarındaki yükseliş gerekse ekonomik gelişmelerin enflasyona etkisi hesaba katıldığında, yılsonu enflasyonunun %25’ler civarında olacağı tahmin edilmekte.

Bu hesaba göre memur ve emekli maaşları yılsonunda en az %10 dolayında erimiş olacak.

ÖNDER KAHVECİ: MEMUR VE EMEKLİLERE DESTEK VERİLMELİ, PİYASALAR RAHATLATILMALI

Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, “Ülkemize döviz kurları üzerinden bir ekonomik saldırı varken, dikkatli olmak ve piyasaları durgunluğa girmekten kurtarmak durumundayız” dedi.

Kahveci değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Özellikle son aylarda enflasyon rakamlarında ciddi bir yükseliş görülmektedir. Elbette bu enflasyonun bir kısmı döviz kurlarındaki hareketlilikten kaynaklanmaktadır. Ancak kurlardaki değişimin enflasyona etkisi 2-3 ay sonra ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bugün itibarı ile her şey yoluna girse bile önümüzdeki eylül, ekim, kasım ve aralık aylarında yüksek oranlı enflasyonla karşılaşacağımız açıktır.

Neresinden bakarsak bakalım, memur ve emeklilerimizin alım gücü büyük boyutta düşmekte, günlük yaşam her geçen gün biraz daha zorlaşmaktadır. Ülkemizin yüksek enflasyon sarmalına girmesi ihtimaline karşı vatandaşlarımız harcamalarını kısma durumuna giderse önümüzdeki dönemde şirketler daha zor duruma düşebilir.

Bunu önlemenin yegâne yolu vatandaşlarımızı harcama yapabilir durumda tutmaktan geçmektedir. Enflasyon artışının olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi ve piyasaların canlı tutulması, içinde bulunduğumuz açmazdan çıkışın anahtardır.

Özellikle kamu görevlileri ve emekliler, piyasayı canlandırıcı etkisi nedeniyle ekonominin lokomotifi durumundadır. Kamu görevlilerimiz ve emekliler son gelişmelerin ardından zorunlu giderler dışında harcama yapamaz hale gelmiştir. Bu kesimlere yapılacak bir destek ödemesi, çarpan etkisi yaratarak piyasaları rahatlatacaktır.

Memurlara ve emeklilere hiçbir kazanım sağlamayan toplu sözleşme hükümleri ile 2019 yılının da bir ekonomik zulme dönüşeceği açıktır. Yol yakınken memur ve emekliler için yeni ekonomik destek paketleri açıklanmalı, enflasyona dayalı ücret artışlarına artık bir son verilmelidir. Gelir dağılımında adaletin sağlanması için büyüme ve refah payı uygulamasına geçilmeli, piyasalar bu sıkışıklıktan kurtarılmalıdır.”

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN

30a

Esaretin hiçbir türlüsüne, hiçbir zaman boyun eğmemiş olan asil ve kahraman Türk milletini, kendi öz vatanında tarih sahnesinden silmeye çalışan emperyalist güçlerin topyekün saldırısına karşı asgarî imkânlarla başlatılan millî mücadelemizin ve istiklâl savaşımızın, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 30 Ağustos 1922 günü büyük bir zaferle taçlanması, Türk tarihinde yeni bir dönüm noktası olmuş ve böylece Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasına giden yol açılmıştır.

Bundan 96 yıl önce, Anadolu’nun ebediyen Türklerin vatan toprağı olduğunu bir kez daha ispatlayan aziz milletimiz, çoluk çocuk, kadın erkek, genç yaşlı, sivil asker demeden giriştiği bu mücadeleden alnının akıyla çıkmış, bu hak dava yolunda nice yiğitler şehit düşmüş, niceleri de gazilik mertebesine erişmiştir.

Bu duygu ve düşüncelerle, büyük zaferin 96. yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, canları ve kanlarıyla vatan topraklarını bizlere emanet bırakan aziz şehitlerimizi, bu uğurda her türlü maddî ve manevî fedakârlığı göstermiş olan gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, yüce Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.

Mustafa Nurullah ALBAYRAK
Genel Başkan

KURBAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN

kurv

Bayramlar, insanlar arasında sevgi ve saygının geliştiği çok özel günlerdir. Ortak değerlerimizi hatırladığımız bir bayrama daha kavuşmanın mutluluğu ve coşkusu içerisindeyiz. Bu duygu ve düşüncelerle, Kurban Bayramı’nın bütün insanlığa huzur ve barış getirmesini diler;  tüm İslam aleminin ve milletimizin  Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutlarız.

TÜRKİYE KAMU-SEN’DEN “YERLİ ÜRETİME DESTEK KAMPANYASI”

Türkiye Kamu-Sen olarak son günlerde ülkemize yönelik olarak yapılan ekonomik saldırılara karşı alınabilecek önlemler paketini düzenlediğimiz basın toplantısıyla açıkladık. Yerli üretimin artması ve teşvik edilmesi için Türkiye’de üretilen ürünlerde vergi indirimi uygulanmasını talep ettik.

Genel Başkanımız Önder Kahveci, bağlı sendikalarımızın Genel Başkanları ve Genel Merkez Yöneticilerinin hazır bulunduğu basın toplantısında, milletimizi yerli malı ve Türk Lirasını kullanmaya davet ettik.

“Buna göre yerli üretimi ve tüketimi desteklemek adına, tamamı ülkemizde üretilen ürünler başta olmak üzere, bütün yerli ürünler üzerindeki ÖTV oranlarının %50’den başlamak üzere yerlilik oranına bağlı olarak kademeli şekilde düşürülmesini teklif ediyoruz” diyen Genel Başkan Kahveci, “Bu yolla Türkiye’de üretilen malların ithal ürünler karşısında fiyat avantajı yakalayacağına, bir taraftan yerli malı tüketme teşvik  edilirken artan talebin artan yerli üretimle karşılanacağına inanıyoruz” dedi.

“Türkiye Kamu-Sen, ülkemizi çepeçevre saran şer odaklarının saldırılarının mümkün olan en az zararla atlatılması için yapılacak her türlü çalışmada, Devletimizin ve milletimizin yanındadır ve destek vermektedir” diyen Genel Başkan Kahveci, “Amacımız, gerekli önlemlerin alınabilmesi için gerçekleri ortaya koymak ve bu gerçekler ışığında milli, sosyal ve eşitlikçi, yeni bir program hazırlanmasına katkı sağlamaktır.  Bizler, ülkemizin geleceğinin kararmaması, kaynaklarımızın verimli kullanılması; mutlu, huzurlu ve güvenli bir gelecek için hazırlanacak milli programa uygun olarak üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazırız.  Bu çerçevede Konfederasyon olarak öncelikle tüm Türkiye genelinde “Yerli Malı ve Türk Lirası Kullanma Kampanyası” başlatıyoruz”  dedi.

Genel Başkan Önder Kahveci basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Ülkemizde son günlerde döviz kurlarında, ekonominin temel parametreleriyle örtüşmeyecek biçimde, manipülatif olduğu açıkça anlaşılan bir hareketlilik yaşanmaktadır. Görünen odur ki, emperyalist, Siyonist, Evanjelist zihniyet ülkemize karşı yürüttüğü savaşta siyasi, askeri ve politik saldırılarına ekonomi silahını da eklemiştir.

Bölge ülkelerinde kanlı çatışmaları körükleyerek kan ve vahşete başvurarak çıkarlarına uygun yeni bir dünya düzeni kurmak üzere yola çıkan şer odakları, Türkiye’yi terör örgütleri yoluyla hizaya getirmeyi denediler, başaramadılar; darbe yoluyla saldırdılar, boylarının ölçüsünü aldılar; sınırlarımız ötesinde, Türk düşmanlarıyla iş birliği yapıp bize parmak salladılar, ağızlarının payını aldılar.

Şimdi ise gerek yurtiçi gerekse yurtdışı döviz işlemleriyle ülkemizi ekonomik olarak tehdit edip, bizleri hizaya getirmeye, bedel ödetmeye, susup içe kapanmaya ve olacaklara rıza göstermeye zorlamaktalar. Bu saldırılar karşısında Türk milletinin birlik ve beraberliğini göstermesi, ekonomik olarak da diz çökmeyeceğini dost düşman herkese ispat etmesi bir zorunluluktur. Bu hayasız küresel saldırıyı bertaraf etmemiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin her anlamdaki bağımsızlığının da bir kere daha perçinlenmesi anlamına gelecektir.

Bu topraklardaki varlığımız, birlikte hareket etme ve direnme gücümüzle doğru orantılı olarak şekillenecektir. Madem ki, ülkemize karşı ciddi bir saldırı vardır, yardımı dışarıdan beklemek çok da akılcı görünmemektedir. Buna göre iç dinamiklerimizi harekete geçirmek ve bu sorunu içimizde çözmek yolunda fikirler üretmek durumundayız. Tıpkı ülkemize karşı girişilen askeri ve siyasi saldırılarda olduğu gibi bu ekonomik işgal girişimi karşısında da milli birlik içinde hareket etme zorunluluğumuz bulunmaktadır.

KAHVECİ: BU EKONOMİK SALDIRIDAN ÇIKMAK İÇİN HERKESE GÖREV DÜŞMEKTEDİR

Türkiye Kamu-Sen olarak döviz kuru üzerinden ülkemize yapılmak istenilen bu ekonomik operasyonun, milli ekonomik bir modelle boşa çıkarılacağına inanmaktayız. Bu noktada mücadelemizin baş unsurunu yurtiçinde Türk Lirası kullanmak, yerli malı tüketmek, yerli üretimi desteklemek ve kendi kendine yeten bir ülke olmak şeklinde tanımlayabiliriz.

Buna göre en kısa zamanda bütün danışma mekanizmaları toplanarak milli bir ekonomik mutabakatın sağlanması ve burada alınacak kararlara göre hareket edilmesi gerektiğine inanmaktayız. Ülkemizin, yaşanan bu saldırılardan en az zararla çıkması için herkese görevler düştüğünü görmekteyiz.

Sürdürülebilir bir büyüme sağlanması, bugün ve gelecekte bir daha ekonomik sorunlarla karşılaşılmaması için önerilerimiz, toplumumuzun her kesimini içermektedir. Saldırıyı def etmenin reçetesi ise hazırlanacak milli program çerçevesinde, bilinçte ve eylemde topyekûn milli olmaktır. Daha önce de müteakip defalar dile getirdiğimiz milli ekonomik anlayış çerçevesinde geliştirdiğimiz ve ortak toplumsal mutabakatla hayata geçirilmesini öngördüğümüz önlemlerimiz ise kısaca şu şekildedir:

1-         Özünde milli ekonomik değerlerine sahip çıkan, vatandaşlarının refahını ekonomi politikalarının odağına oturtan, devletin ekonomik alanda daha etkin olduğu bir anlayışın benimsenmesi ve milli bir ekonomik program hazırlanması hepimizin arzusudur. Bu nedenle vakit geçirmeden, geniş kapsamlı, toplumun tüm kesimlerini içine alan bir platform olan Ekonomik ve Sosyal Konsey toplanmalı, gerçekçi kararlarla içinde bulunduğumuz durumdan çıkışın yolları aranmalıdır.

2-         Öncelikli olarak, ekonomik ve sosyal politikalar yeniden gözden geçirilmeli, yapılan hatalar bir daha tekrarlanmamak üzere terk edilmelidir. Bu çerçevede ilk olarak kamuda, özel sektörde ve gündelik hayatta tasarrufa azami düzeyde dikkat edilmesi sağlanmalıdır.

3-         Milli ekonominin temeli, milli para biriminin kullanıldığı, yerli üretimin tercih ve teşvik edildiği, her yönüyle kendi kendine yetebilen bir ülke için dışa bağımlı politikaların terk edildiği bir yapıyı öngörmektedir.

4-         Buna göre yerli üretimi ve tüketimi desteklemek adına, tamamı ülkemizde üretilen ürünler başta olmak üzere, bütün yerli ürünler üzerindeki ÖTV oranlarının %50’den başlamak üzere yerlilik oranına bağlı olarak kademeli şekilde düşürülmesini teklif ediyoruz. Bu yolla Türkiye’de üretilen malların ithal ürünler karşısında fiyat avantajı yakalayacağına, bir taraftan yerli malı tüketme teşvik edilirken artan talebin artan yerli üretimle karşılanacağına inanıyoruz.

5-         Ülke çapında başlatılacak kampanya ile ülkemizde üretilen malların tüketilmesi için bilinçli bir toplum oluşturulmalıdır.

6-         Ülke içinde TL’nin kullanılması için kampanya başlatılmalıdır.

7-         AR-GE faaliyetleri desteklenmeli, yazılım başta olmak üzere, yeni buluşların artırılması için marka ve patent konusuna özellikle ağırlık verilmelidir.

 

KAHVECİ: MİLLETİMİZİ KAMPANYAMIZA DESTEK VERMEYE DAVET EDİYORUM

Türkiye Kamu-Sen, ülkemizi çepeçevre saran şer odaklarının saldırılarının mümkün olan en az zararla atlatılması için yapılacak her türlü çalışmada, Devletimizin ve milletimizin yanındadır ve destek vermektedir. Amacımız, gerekli önlemlerin alınabilmesi için gerçekleri ortaya koymak ve bu gerçekler ışığında milli, sosyal ve eşitlikçi, yeni bir program hazırlanmasına katkı sağlamaktır.

Bizler, ülkemizin geleceğinin kararmaması, kaynaklarımızın verimli kullanılması; mutlu, huzurlu ve güvenli bir gelecek için hazırlanacak milli programa uygun olarak üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazırız.

Bu çerçevede Konfederasyon olarak öncelikle tüm Türkiye genelinde “Yerli Malı ve Türk Lirası Kullanma Kampanyası” başlatıyoruz.

Hükümetimizi ve milletimizi bu kampanyaya destek vermeye çağırıyoruz.

Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri olarak bu tarihi günlerde, üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiriyor, tüm kamuoyunu bu tarihi çağrıya kulak vermeye davet ediyoruz: Çözüm, iç dinamiklerimizi harekete geçirecek, toplumsal mutabakatla hazırlanacak milli bir ekonomik programda, her yönüyle kendi kendine yeten bir ülke için yerli malı üretmek, yerli malı tüketmek ve yerli para kullanmaktadır.

Bu çetin günlerde Devletimizi hizaya getireceklerini, bizlere bedel ödeteceklerini ve diz çöktüreceklerini sanan gafillere karşı dik duruşumuzu bir kere daha göstereceğimize yürekten inanıyoruz.

Önerilerimizin geliştirilmesiyle hazırlanacak tedbirler çerçevesinde, yetkililerimizin bu ekonomik saldırıyı bertaraf etmek amacıyla alacakları tedbirlere her türlü desteği vereceğimizin bilinmesini istiyor, saygılar sunuyoruz.

17692

17695

17693

1(36)

2(32)

3(20)

4(14)

 

ADALET BAKANI ABDÜLHAMİT GÜL’Ü ZİYARET ETTİK

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ve Yönetim Kurulu üyelerimiz Adalet Bakanlığı görevine yeniden atanan Abdülhamit Gül’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

Adalet Bakanlığı merkez binasında gerçekleşen görüşmede ülke gündemi ve çalışma hayatının sorunları değerlendirildi.

KAHVECİ: ADALET HEPİMİZİN İHTİYAÇ DUYDUĞU BİR KAVRAMDIR

Genel Başkan Önder Kahveci, yeniden Adalet Bakanlığı görevine getirilen Bakan Abdülhamit Gül’e başarılar diledi. Kahveci, “Devletin temelini teşkil eden adalet, son derece önemli bir mekanizmadır.  Bu bakımdan üslenmiş olduğunuz görevde son derece önemli, sorumluluğu büyük ve kutsaldır.

ABD ile yaşanan son günlerdeki gelişmeleri yakından takip ettiğimizi, devletimizin ve milletimizin arkasında olduğumuzu bir kere daha ifade etmek isterim. Türkiye Kamu-Sen olarak bu noktada, ekonomik gelişmeler karşısında bugün harekete geçerek “Yerli Üretime Destek” kampanyasını yurt sathında başlatmış bulunuyoruz. Milletimizi de bu kampanyamıza destek vermeye davet ediyoruz. Ayrıca sizin de bu konuda vereceğiniz destek ve göstereceğiniz hassasiyet bizler için son derece önemlidir.

Herkesin ihtiyaç duyduğu adalet kavramının çalışma hayatında da son derece önemli olduğu açıktır. Bu noktada hem kamu çalışanları hem de tüm Adalet çalışanlarının sorunları ve sıkıntıları çözüm beklemektedir. İnanıyorum ki, gerek bakanlık çalışanlarımızın gerekse tüm kamu çalışanlarımızın sorunları da adalet terazisi çerçevesinde çözüme kavuşturulacak, hakkaniyet tecelli edecektir” dedi.

ABDÜLHAMİT GÜL: DESTEKLERİNİZ BİZLERE GÜÇ KATACAKTIR

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ve Yönetim Kurulu üyelerinin ziyaretinden memnuniyet duyduklarını ifade eden Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, “Ülkemizin başından sonuna kadar her yerde ve her alanda adaleti tesis etmek adına çalışıyoruz. “Adalet mülkün temelidir” sözünden hareketle, adaletin, hak ve hukukun toplumun her kesimine yayılmasını sağlamak maksadıyla eksiksiz bir şekilde görevimizi yapma azim ve gayreti içerisindeyiz. Bu noktada, sizlerin desteği bizlere güç katacaktır. Tekrar ziyaretlerinizden dolayı teşekkür ediyor, başarılar diliyorum” dedi.

Adalet Bakanlığı çalışanlarının sorunlarının yer aldığı bir dosya sayın Bakan’a takdim edilirken, toplantı beraber fotoğraf çekimi ile sonlandı.

39181059_689558788074123_6879521333030420480_n

39216040_689558831407452_1832037180785033216_n 37537794_689558798074122_7584269116333096960_n 17704

TÜRKİYE KAMU-SEN İLE KIBRIS ADA KENT ÜNİVERSİTESİ ARASINDA PROTOKOL İMZALANDI

Konfederasyonumuz eğitime katkı sunmak amacıyla, üyelerimizin çocuklarına fırsatlar sunan anlaşmalara imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Konfederasyonumuz, KKTC Ada Kent Üniversitesi ile imzaladığı protokol ile indirimli eğitim imkanına kapı aralamış oldu.

KKTC Ada Kent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Bayram ve Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci arasında yapılan sözleşmeye göre, ÖSYM tercih kılavuzunda yer alan Diş hekimliği Fakültesi, Hukuk Fakültesi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü, İngilizce Öğretmenliği Bölümü, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü, Yazılım Mühendisliği Bölümü, Beden eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü ve ÖSYM tercih kılavuzunda yer alacak tüm bölümler için  geçerli olmak kaydıyla kazanılmış ÖSYM bursuna ek olarak Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikalarımızın üyeleri ve üye yakınlarına  +%10 burs imkanı sunmaktadır. Bunun yanısıra yaptığımız anlaşmaya göre,  KKTC Ada Kent Üniversitesine girmeye hak kazanan öğrencilerimize de %10 indirim yapılacaktır.

Protokol taraflarca aksi belirtilmediği sürece 31.12.2023 tarihine kadar yürürlükte kalacaktır.

 

0ee9f81c-adf4-418e-bb48-2a719dfaf313 a22c527d-fad2-4fac-8d29-58fb5d2d4489 img262 WhatsApp Image 2018-08-09 at 11_25_48

DHMİ’DEN ZEHİRLİ GAZLARIN ÖLÇÜMÜNÜN YAPILMASI TALEBİMİZE CEVAP

Genel Merkezimiz tarafından, DHMİ Genel Müdürlüğünden, Erzincan Havalimanında hizmet veren DHMi Havacılık Akademisi Uçak Yangın Simülatörü Eğitim Tesisinde görev yapan ARFF personelinin eğitimler sırasında LPG Gazı ve Kerosen yakıtından çıkan gaz ve zehirli dumanlar ile uçak trafiğinin yoğun olduğu herhangi bir havalimanı apronunda açığa çıkan duman ve gazların ölçümlerinin yapılarak, insan sağlığına zararları noktasında gerekli bilgi, belge ve ölçüm sonuçlarını talep edilmişti.

Söz konusu talebimiz ile ilgili , DHMİ Genel Müdürlüğü tarafından sendikamıza  yapılan çalışmaları içeren bir yazı gönderilmiştir.

PHOTO-2018-08-10-11-13-45
PHOTO-2018-08-10-11-14-16

 

 

TÜRKİYE KAMU-SEN’DEN SENDİKACILIKTA ÇIĞIR AÇACAK HAMLE: SENDİKA 4. 0

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ve beraberindeki heyet çalışma hayatındaki son gelişmeleri değerlendirmek ve yakın gelecekte çalışanlarımızın karşı karşıya kalması muhtemel sorunlara şimdiden çözüm üretmek amacıyla hazırladığı SENDİKA 4.0 Projesi çerçevesinde ILO Türkiye Direktörü Numan Özcan’ı ziyaret etti.   Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci, Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, Türk İmar-Sen Genel Başkanı Salih Demir ve Türk Ulaşım Sen Genel Başkanı Mustafa Nurullah Albayrak da heyet arasındaydı.

Ziyarette, dünyada son zamanlarda çokça tartışılan Endüstri 4.0 konusunun çalışma yaşamına, kamu yönetimine ve kamu çalışanlarına yansımasını değerlendiren Genel Başkan Önder Kahveci, Türkiye Kamu-Sen’in sendikacılığa yeni bir bakış açısı getirmek üzere hazırladığı SENDİKA 4.0 Projesini tanıttı.

Genel Başkan Önder Kahveci,  yeni yüzyıldaki sendikacılık anlayışının temellerini atmak için başlattığımız projenin sendikacılığın gelişimi için zaruri olduğunun altını çizerek, “Bu konuda sosyal tarafların desteği ile teknolojik gelişmelere kulak tıkayan değil, katkı sağlayan bir anlayışın önderiyiz. Teknolojinin gelişmesi, çalışanları ve istihdam hayatını sürekli zora sokuyor. Biz gelişime açık ama hak kayıplarına müsaade etmeyen bir anlayışla değişimi izlemek değil, değişime önderlik etmek üzere yola çıkıyoruz. Memurlar, işçiler, ILO, Hükümet ve akademisyenlerin eliyle ortak bir şekilde sendikacılığın teorik altyapısı yeniden belirleyebiliriz.  Türkiye Kamu-Sen bu proje ile elini taşın altına sokarak çalışanların yanında olduğunu bir kez daha göstermiştir. Umuyorum ki, Konfederasyonumuzun başlattığı bu proje ilerleyen  zamanlarda gündeme oturacaktır ve somut adımlar atılacaktır” dedi. Kahveci, açıklamasında şunları kaydetti:

“Türkiye Kamu-Sen değişimi izlemek yerine değişimin bir aktörü olarak yönlendirmek ve takip eden değil takip edilen olmak noktasında sendikacılıkta çığır açacak ciddi adımlar atıyor. Tüm dünyada Endüstri 4.0’ın konuşulduğu bugünlerde, üretim yöntemlerinin değişerek bağımsız, akıllı yapay zeka sahibi mekanizmalarca gerçekleştirilmeye başlandığı bu zamanda bütün çalışma ilişkilerinin ve devlet politikalarının da değişeceği gerçeği inkar edilemez.

Bu çerçevede, çok yakın bir gelecekte gelişen teknolojiye bağlı olarak;

  • Sürücüsüz araçlar
  • Kendi kendine düşünen, karar veren ve uygulayan sistemler
  • Tamamen otomasyona dayalı, üretim, stoklama ve kargolama süreçleri
  • Maliyetlerin düşmesi
  • Ucuz işgücü (Akıllı üretim sistemleri sayesinde daha az çalışanla daha çok üretim)
  • Uzman eleman ihtiyacının artması
  • Niteliksiz personel ihtiyacının son bulması (Yardımcı hizmetler, evrak, depo, şoför, kurye, posta dağıtıcısı, vs.)
  • İnsan gücüne ihtiyacın büyük oranda azalmasıyla istihdamın düşmesi ve yüksek oranlı işsizlik
  • Kıyasıya rekabet ve emeğin ucuzlaması
  • Uzaktan çalışma modellerinin gelişmesi
  • Esnek istihdam şekillerinin artması
  • Çalışma sürelerinin azalması
  • Devletlerin yeni yönetim anlayışı geliştirmeleri
  • İş ilişkilerinin değişmesi
  • Sistemlerin ağırlıklı olarak teknolojinin kontrolüne geçmesi
  • Bazı mesleklerin yok olması, yeni mesleklerin ortaya çıkması
  • Şirketlerin temelinden etkilenmesi, değişime uyum sağlayamayan şirketlerin yok olması gibi bir toplumsal ve ekonomik yapı ile karşı karşıya kalma ihtimalimiz son derece yüksektir.  Bu değişimlere paralel olarak, kamu yönetimi ve kamu hizmetleri anlayışlarının da değişmesi kaçınılmaz olacak, sosyal politikalar yeniden şekillenecektir.

Gelişen teknoloji, değişen üretim biçimleri mutlak surette kamu çalışanlarını da yakından ilgilendiren konuların köklü bir değişikliğe girmesine neden olacaktır. Bu kaçınılmaz gerçekten yola çıkan Konfederasyonumuz, sendikacılığa yeni yaklaşımlar getirecek,  değişimlerin kamu çalışanları ve istihdam şekilleri üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri bertaraf etmek, çağın gereklerine uygun yeni bir sendikacılık ve buna bağlı yeni bir aksiyon sistemi getirmek üzere Endüstri 4.0’ın karşısına Sendikacılık 4.0 ‘la çıkma kararı aldı.

Bu çerçevede önümüzdeki dönemde kamu görevlileri ve kamu hizmetleri başta olmak üzere bütün istihdam piyasasına yakından etkileyecek olan değişimleri önceden tahmin etmek, bu değişimlerin çalışma hayatına etkilerini belirlemek, ortaya çıkacak olumsuz gelişmelere karşı sendikal çözümler üreterek değişimi doğrudan yönlendirmek üzere, ülke çapında büyük ve sürekli bir çalışma merkezi oluşturmak amacıyla yola çıktık. Bu önemli yolculukta ILO gibi yüzyıldır çalışanların haklarının küresel boyutta korunup geliştirilmesi için mücadele eden kuruluşlarla işbirliği yapmak istiyoruz. Bu konuda sizlerin de Konfederasyonumuza destek olacağını umuyoruz” dedi.

Genel Başkan Önder Kahveci’nin konuşmasının ardından, Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Koordinatörü Ercan Han SENDİKA 4.0 Projesi’nin detayları hakkında kısa bir bilgilendirmede bulundu.

ILO Türkiye Direktörü Sn. Numan Özcan ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdiği  konuşmasında, böyle bir projenin içinde bulunmaktan mutluluk duyacaklarını ve projeye teknik anlamda her türlü desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti. Türkiye Kamu-Sen’in sendikacılığın gelişi ve çalışanların haklarını koruma noktasında önemli katkılar sunduğunun altını çizen Özcan, SENDİKA 4.0 Projesinin de çalışma hayatına önemli katkılar sunacağını belirtti.

Türkiye Kamu-Sen’in projeyi tanıtmak ve projeye destek sağlamak amaçlı sivil toplum kuruluşlarına ve ilgili makamlara ziyaretleri devam edecektir.

DSC_0848

DSC_0849

DSC_0860

HAVALİMANLARINDA BULUNAN PİSTLERDEKİ VE ARFF MEMURLARININ GÖREVLERİNİ İFA EDERKEN VE ALDIKLARI EĞİTİMLER SIRASINDA AÇIĞA ÇIKAN GAZLARIN ÖLÇÜMLERİNİN YAPILMASI TALEBİMİZ ÜZERİNE DHMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNCE GEREKLİ ÇALIŞMALAR YAPILMAKTADIR.

16.05.2018 tarih, 111 sayılı yazımız ile DHMİ Genel Müdürlüğüne bağlı havalimanlarında görev yapan ARFF Memurlarının gerek görevlerini ifa ederken, gerekse belli periyodlarla aldıkları eğitimler esnasında maruz kaldıkları olumsuzluklara dikkat çekilmiş, gerekli tedbirlerin ve önlemlerin alınması talep edilmişti.

Söz konusu yazımızın akabinde, Genel Merkezimizce dikkat çekilen konularla ilgili olarak gerekli çalışmaların yapıldığı, hassasiyet istenilen konularda da azami itinanın gösterildiği gözlenmiştir.

DHMİ Genel Müdürlüğünce yapılan bu çalışmaları takdirle karşılar, tüm çalışanlarımıza sağlıklı huzurlu bir iş ortamı ve hayat temennisi ile saygılar sunarım.

Mustafa Nurullah ALBAYRAK
Genel Başkan

20180806182408_00001

2018-08-06_18-13-44

2018-08-06_18-14-05