MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN

77

Askeri eğitim uçağımızın Isparta ilimizde düştüğünü ve içinde bulunan iki pilot ve bir teknisyen olmak üzere üç askeri personelimizin şehit olduğu haberini büyük bir üzüntüye öğrendik. Bizleri derin bir acıya boğan bu elim olayda, şehit olan kahraman vatan evlatlarımıza yüce Allah’tan rahmet, şehitlerimizin kederli aileleri ve yakınları başta olmak üzere bütün Türk milletine sabır ve başsağlığı diliyoruz.

 

TÜRKİYE KAMU SEN KÜLTÜR EVİ CAMİAMIZA HAYIRLI OLSUN

kulturevi

Türkiye Kamu-Sen Türk milletinin değerlerine ve geçlerimizin geleceğine sahip çıkmaya devam ediyor.

Üyelerimizden aldığımız güçle milli değerlerimizin yaşatılması, bizi biz yapan, bir arada tutan dinamiklerin genç kuşaklara aktarılması yolunda bütün imkanlarımızı seferber ediyoruz.

Bu noktada Ankara Hamamönü bölgesinde satın almış olduğumuz 1600 metrekare kapalı alana sahip binamızı yakın zamanda kültür evi olarak üyelerimizin ve milletimizin hizmetine sunacağız.

Konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın katılımıyla iç tefrişatı yapılarak en kısa sürede hizmete girecek olan kültür evi, milletimize ait her türlü geleneksel sanat türünün icra edildiği,  bilgi birikiminin artırıldığı, fikir tartışmaları ile geleceğe yön verecek düşünce ve değerlendirmelerin gerçekleştirileceği milli bir merkez haline gelecektir.

KONCUK: KÜLTÜR EVİMİZ MİLLİ BİRLİĞİMİZİ PEKİŞTİRME NOKTASINDA ÖNEMLİ BİR İŞLEVİ YERİNE GETİRECEKTİR

Taşınmazın devir işlemlerinin gerçekleştirilmesinin ardından konuşan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “Türkiye Kamu-Sen milli değerlerine sahip çıkmaya devam ediyor” dedi. Koncuk, “Küreselleşmenin milli değerleri yozlaştıran olumsuz etkilerinin her alanda kendisini hissettirdiği ve egemen güçlerin genç kuşaklarımızı etkisi altına almak amacıyla her türlü iletişim araçlarını kullanarak pompaladığı popüler kültürün toplumsal yapımızı tehdit ettiği bu dönemlerde, geleneksel değerlerimize sahip çıkarak bizleri geleceğe taşıyacak olan üyelerimizi ve gençlerimizi kendi öz kültürümüzle buluşturmak hayati derecede önemli idi.

Bir aydınlar hareketi olarak Türkiye Kamu-Sen, milli değerlerimizin yaşatılması, ortak kültürümüzün, engin edebiyat ve sanat ürünlerimizin gelecek kuşaklara aktarılması noktasında elini taşın altına koyarak bütün imkan ve kaynaklarını bir kez daha seferber etmiştir.

Türkiye Kamu Sen Kültür Evi camiamıza hayırlı olsun. Ankara’da 1600 metre kare alana sahip Türkiye Kamu Sen Kültür Evi teşkilatımıza kazandırılmıştır.

Kültür Evinde üyelerimizle resim, müzik gibi faaliyetlerinin yapılacağı alanlar, sergi salonu, sohbet odası, kütüphane, kadınlarımız için aktivite alanı, tüm üyelerimize hizmet edecek lokalimiz yapılacak düzenlemeler sonucunda yakın zamanda hizmete açılacaktır.

Bu eserin sendikamıza kazandırılmasında emeği geçen tüm genel başkanlarımıza, genel merkez yöneticilerimize, tüm şube başkan ve yöneticilerimize ve üyelerimize teşekkür ediyorum.

Binamızın düzenlenmesinin ardından dört bir yandan kuşatıldığımız, müttefik olarak addettiğimiz devletlerce sırtımızdan hançerlendiğimiz, buna karşın sağlanan siyasi birliktelikle ayağa kalkma azmimizi ortaya koyduğumuz bu zaman diliminde  birliğimizi, beraberliğimizi pekiştirme, kardeşliğimizi bir kere daha perçinleme adına son derece önemli bir işlev göreceğine inandığımız kültür evimizin hayırlara vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Bize yakışan güzellikte faaliyetler yapılmasını ve camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.BİZ BÜYÜK VE GÜÇLÜ BİR AİLEYİZ. ” şeklinde konuştu.

17181

17187

17188

17192

17194

17195

17198

 

 

ACI KAYBIMIZ

VEF

25 yıllık sendikal mücadelemizin önemli isimlerinden, Sivas Eski Şube Başkanımız Sayın Necati TANIŞ’ın vefat ettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.

Eski Şube Başkanımız, dava adamı Sayın Necati TANIŞ’a Cenab-ı Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve camiamıza sabırlar diliyoruz.

Nur içinde yat Necati Başkan… Mekanın Cennet olsun.

 

ARALIK 2017 ASGARİ GEÇİM SONUÇLARI AÇIKLANDI

f

Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin yapmış olduğu 2017 Aralık ayına ait asgari geçim endeksi sonuçları açıklandı.

Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan Aralık 2017 fiyatlarına göre yapılan araştırmada çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 2.668,74 TL olarak hesaplandı.

Dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 5.487,30 Lira olarak belirlendi.

Sonuçlar, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya göre %1,01 oranında arttığını göstermekte.

Çalışan tek kişinin açlık sınırı da bir önceki aya göre %0,78 oranında yükseldi ve 2.054,64 Lira olarak hesaplandı.

Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı ise 2017 yılı Aralık ayında 2.080,59 Lira olarak tahmin edildi.

Yapılan araştırmada, 4 kişilik bir ailenin sağlık kuruluşlarının belirlediği gibi sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için gerekli harcamanın Aralık 2017 verilerine göre günlük 42,2 TL olduğu belirlendi. Ailenin aylık gıda harcaması toplamı ise 1.266,48 TL oldu. Aralık 2017 itibarı ile ortalama 2.977,67 TL ücret alan bir memurun ailesi için yaptığı gıda harcaması, maaşının %42,5’ini oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde 814,11 TL olarak belirlenen kira gideri ise Aralık 2017 ortalama maaşının %27,3’üne denk geldi.

Buna göre bir memur, ortalama maaşının %69,8’ini yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kaldı. Ortalama ücretle geçinen bir memur ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması için Aralık 2017 maaşından geriye yalnızca 899,26 TL kaldı.

Yılın bütününe bakıldığında ise 2017 yılında ailenin vazgeçemeyeceği zorunlu harcama kalemlerinde, en yüksek artış %22,9’la ulaşım harcamalarında gerçekleşti. Bunu %19,8 zamla spor ve %15,2 zamla gıda harcamaları takip etti.  Geçtiğimiz yıl boyunca ailenin sağlık harcamaları %14,1; giyim %13,5; ev eşyası ve diğer masraflar %12,6; ısınma giderleri %11,1; su %10,5; eğitim harcamaları ise %10,1 zamlandı.

Bu artışlara bağlı olarak geçen yıl 2.372,10 Lira olan çalışan tek kişinin yoksulluk sınırının %12,5 oranında yükseldiği görüldü. 2017 yılında dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı da %13,7 artış göstererek 4.827,87 Liradan 5.487,30 Liraya çıktı. Bu dönemde açlık sınırı da %12,8 oranında yükseldi.

2017 yılında vatandaşların zorunlu harcama giderlerinde yaşanan bu artışlara rağmen memur maaşları temmuz ayındaki enflasyon farkı ile birlikte ancak %10,1 oranında arttı. Böylece memur maaşlarının hem resmi enflasyon karşısında hem de harcamalar karşısında eridiği tescillenmiş oldu.

GENEL BAŞKAN: MEMURUN BÜTÇE AÇIĞI AYLIK 385,6 LİRA DAHA ARTTI

Konuyla ilgili açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, son bir senede harcama kalemlerinde yaşanan fahiş artışlara dikkat çekti. Kamu çalışanlarının ceplerinden eksilen ücretin ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayan Koncuk, şu şekilde açıklamasını sürdürdü:

“Geçen yıl, 4 kişilik bir ailenin insanca yaşayabilmesi için gerekli olan en düşük tutar aylık 659,43 lira yükseldi. Buna rağmen memur maaşlarındaki artış 273,83 lirada kaldı. Buna göre, ortalama maaşla geçinen bir memurun aylık zorunlu harcamaları maaşına gelen zammı 385,6 lira aştı. Başka bir ifade ile memurun bütçe açığı aylık 385,6 lira daha arttı.

2018 ve 2019 yıllarında geçerli olacak maaş zammı için toplu sözleşmeye imza atanların bu durumu seyretmesi düşündürücüdür. Bu durum karşısında yetkili ama etkisiz konfederasyonun tek bir kelime dahi etmemesi, bütün kamuoyu tarafından ibretle takip edilmelidir. Yetkiyi aldıkları yıldan bu yana memurların yaşadığı kayıp gözle görülür seviyededir. Toplu sözleşme düzenine geçilmesi ve malum konfederasyonun yetkiyi alarak pazarlıklarda belirleyici rol oynamasından beri, memur maaşları reel anlamda sürekli değer kaybediyor. Yıllardır memurlarımız adeta ekonomik olarak cezalandırılıyor. Öngörüden yoksun yapılan toplu sözleşmeler nedeniyle bu zulmün daha uzun süre devam edeceği açık bir şekilde görülüyor.2017 memurlar adına kayıp bir yıl olarak kayda geçmiştir. Etkisiz konfederasyonun imzaladığı etkisiz toplu sözleşme nedeniyle 2018 ve 2019 yılları  da kayıplar hanesine yazılacaktır.

Hal böyle iken kamu çalışanlarını, haklarını korumak konusunda tercihlerini gözden geçirmeleri ve hak edene hak ettiği itibarı vererek tercihlerini yapmaları konusunda uyarıyoruz.”

ŞUBELERİMİZE HAYIRLI OLSUN ZİYARETİNDE BULUNDUK

Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ, Genel Sekreterimiz Z.Gürol TOKER, Genel Başkan Yardımcılarımız Yaşar YAZICI, Yusuf KAYAN ve Vahit CEVİZCİ, Ankara-1, Ankara-2, Ankara-4 ve Ankara-5 Nolu Şubelerimize hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

Gerçekleştirilen ziyarette Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ, Şubelerimizin 6. Olağan Genel Kurulu sonucunda göreve gelen arkadaşlarımızı tebrik ederek, görevlerinde üstün başarılar diledi.

26804489_1759496174070475_3734595579233130108_n

26233807_1153876461423420_6808272076374262172_o

26169016_1566811706740660_5929439311957885551_n

26196428_1759496010737158_4133596007391910505_n

2017 YILININ KAYBEDENİ MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİ OLDU

rt

2017 yılının enflasyon oranlarının açıklanmasının ardından memur maaşlarının enflasyon karşısında da eridiği tescillenmiş oldu. TÜİK tarafından yapılan hesaplamada geçtiğimiz yıl enflasyonun %11,92 yükseldiği, aralık ayı enflasyonunun ise %0,69 olduğu belirlendi. 2017 Haziran-Aralık arasındaki 6 aylık enflasyon da %5,698 oldu.  Hatırlanacağı gibi yılın ikinci yarısı için memur ve emekli maaşlarına %4 oranında artış yapılmıştı. Buna göre memur maaşlarına ocak ayında %1,698 oranında enflasyon farkı ödenmesi gerekiyor. Ortaya çıkan yüksek enflasyon nedeniyle en düşük dereceli memur olan hizmetli 38 TL, şoför 41 TL, lise mezunu memur 43 TL, yüksekokul mezunu memur 46 TL, hemşire, ebe 47 TL, öğretmen 52 TL, avukat 73 TL, mühendis 78 TL, doktor 81 TL enflasyon farkı alırken başbakan müsteşarına yapılacak enflasyon farkı ödemesi ise 173 TL olacak.

Hükümetin enflasyon hesabı şaştığı için memur maaşlarına yılın ilk yarısında da %2,92’lik bir enflasyon farkı ödenmişti. Böylece memur maaşlarının 2017 yılı içinde sürekli eridiği ortaya çıkıyor.

Koncuk: “Yüzde 14,2’lik zamma imza atmayan ile yıllık ortalama %5,75’lik zammı imzalayan arasında sendikacılık farkı var”

Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, işçi, memur ve asgari ücretlilerin maaşlarına yapılan artışları kıyaslayarak “Memurlar yetkili ama etkisiz konfederasyonun da desteğiyle adeta cezalandırılmaktadır” dedi. İşçilere diğer ödemeler hariç tutulduğunda %14,5 zam yapılacağını hatırlatan Koncuk, memurların 2018 yılında işçilerin yarısı kadar zam alacağını hatırlattı. Koncuk değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

“Şimdi enflasyon farkı uygulaması ile memur maaşındaki erime telafi edilecek olsa da bu telafinin geçmiş dönemde ortaya çıkan erimeyi karşılamadığı ve gelecek için de bir koruma içermediği görülüyor. Dolayısıyla memur ve emeklilerimize ocak ayında ödenecek olan %1,698 oranındaki enflasyon farkı, yalnızca anlık bir telafi olarak kalacak ve o andan itibaren memur ve emeklilerin maaşları yeniden erimeye başlayacak.

Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde yetkili konfederasyonla Hükümet arasında imzalanan anlaşmaya göre 2018 yılı için memur ve emeklilerin maaşlarına %4+3,5’luk bir artış öngörülmüştü. Buna karşın işçi ücretlerine sair ödemeler hariç %12,5; asgari ücrete ise %14,2 oranında zam yapılmıştı. Hatta, asgari ücrete hem de yıl başından itibaren yapılan %14,2’lik artışa rağmen anlaşma sağlanamamışken, memurlar için yıllık kümülatif %7,6; ortalama ise %5,75 oranındaki zammı malum sendika güle oynaya imzalamıştı.

Buna göre 2018 yılında en düşük zammının, sendika ve Hükümet ittifakıyla memur ve memur emeklilerine verildiği görülüyor. Hal böyle olunca maaş ve ücretleri toplu sözleşme ile belirlenen çalışanlar arasında enflasyona yenik düşen tek kesim memurlar oluyor. Böyle bir durumun dünya sendikacılık tarihinde pek görülmüş bir şey olmadığını düşünüyoruz. Hem mutabakat halinde toplu sözleşme imzalayıp hem de işçilerin yarısı kadar maaş zammı almak, memur sendikacılığı adına utanç duyulacak bir durumdur. Bu iki toplu pazarlık arasındaki fark da sendikacılık farkıdır.

2017 yılında da alınan zam, enflasyonun tam 4,92 puan altında kaldı. Dolayısıyla imzalanan her toplu sözleşme, memur ve emekliler için yeni tuzakların kurulduğu bir dönemi işaret ediyor. Şimdi 2018 yılı maaş zamlarına, verilecek olan bu enflasyon farkını da ekleyecek ve sanki maaşlar reel olarak yükselmiş gibi bir algı oluşturmaya çalışacaklar. Halbuki durum, memur ve emeklilerimiz için hiç de iç açıcı değildir. 2017 yılında %11,92’ye ulaşan enflasyona rağmen 2018 yılının ilk yarısında %4’lük bir zammın ardından, memurlar mart ayından itibaren gelir vergisi dilimi nedeniyle %5’lik bir gelir kaybına daha uğrayacaklar.   Dolayısıyla işçiler ve asgari ücretliler, ekonominin olumsuzluklarından nispeten daha az etkilenirken memurlar derin bir mali krizin içine itilecek.

Bu durum karşısında yetkili ama etkisiz konfederasyonun tek bir kelime dahi etmemesi, bütün kamuoyu tarafından ibretle takip edilmesi gereken bir konu olarak karşımızda duruyor. Toplu sözleşme düzenine geçilmesi ve malum konfederasyonun yetkiyi alarak pazarlıklarda belirleyici rol oynamasından beri, memur maaşları reel anlamda sürekli değer kaybediyor. Yıllardır memurlarımız adeta ekonomik olarak cezalandırılıyor. Öngörüden yoksun yapılan toplu sözleşmeler nedeniyle bu zulmün daha uzun süre devam edeceği açık bir şekilde görülüyor.

Yetkililer, memurlarımızı bu şekilde üstü örtülü bir cezalandırmaya tabi tutmaya son vermeli, kamu çalışanları da yaşananları görüp, sendikal tercihlerini bir daha gözden geçirmelidir.”

MUTLU YILLAR

2018

Geride bıraktığımız 2017 yılında olduğu gibi yeni yılda da Türk Ulaşım-Sen olarak, Sendikamızın her alanda gelişmesi ve büyümesi için teşkilatımız ile birlikte var gücümüzle çalışmaya, her geçen gün artan istek ve heyecanla devam edeceğiz.

Yeni yılda, Millet olarak, huzurlu, güvenli, sağlıklı ve başarılı yarınlara emin adımlarla hep birlikte yürümeyi temenni ediyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle 2018 yılının, barışın tüm dünyada hâkim olduğu, dostluk, kardeşlik, dayanışma, birlik ve beraberlik duygularının güç ve ivme kazandığı bir yıl olması dilek ve temennisiyle başta Aziz Milletimiz olmak üzere, tüm ulaştırma işkolu çalışanlarının ve onların ailelerinin yeni yılını kutlar; sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yıl geçirmelerini dileriz.

 

27 ARALIK 1919’DA ORTAYA KONULAN BAĞIMSIZLIK RUHUNU YAŞATMALIYIZ

ankr

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 98. yıldönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yayınladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Vatanımızın emperyalist güçler tarafından işgal edilmesi üzerine Türk milletinin yüreğine düşen bağımsızlık ateşi, 27 Aralık 1919 günü Atatürk’ün Ankara’ya gelişiyle birlikte adeta bir yangına dönüştü. Ankaralıların bağımsızlık mücadelesine verdiği bu destek, bir anlamda Anadolu’nun mücadele iradesini de ortaya koymaktaydı. O günden sonra Ankara, Türk milletinin kurtuluş mücadelesinin kalbi, Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi, kültürel ve sosyal merkezi haline geldi.

27 Aralık 1919’da Ankara’dan yükselen ve tüm dünyada yankılanan “Ya İstiklal ya ölüm” nidaları, Türk topraklarının bir kere daha ve ebedi olarak fethinin müjdecisi oldu.

Bugün ise tarifi imkânsız bedeller ödeyerek kurduğumuz ve yaşattığımız Devletimizin yok edilmesi için var gücüyle çalışan iç ve dış mihrakların en büyük arzusu, 27 Aralık 1919 günü ortaya konulan bu milli iradeyi yok etmek olarak belirmektedir. Bu nedenle Ankara, birlik ve beraberlik içinde yaşayan Türk milletinin ve hür ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin sembolü, ülke bütünlüğümüze kastedenlerin ise hedefi konumundadır.

Bütün bu saldırılar karşısında, ülkemizin gelecek asırlara ve daha güzel yarınlara ulaşması ve bütünlüğümüze kastedenlere karşı konması için bizlere düşen, 27 Aralık 1919 günü milli mücadele için şahlanan bağımsızlık ruhuna sahip çıkmak olacaktır.

Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 98. yıldönümünü kutluyoruz. İşgale, esarete başkaldırının merkezi olan güzel Ankara’mızın Cumhuriyetimizin değerlerine layık bir şehir olması ve devletimizle birlikte ilelebet payidar kalmasını temenni ediyorum.

Bu büyük milletin birlik ve beraberliğinin, özgürlük ve bağımsızlığının, dostluk ve kardeşliğinin sembolü olan Ankara’mızın temsil ettiği değerler doğrultusunda kutlu yürüyüşünü sürdüreceğine yönelik inancımızı bir kez daha yineliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve İstiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını, bu vatan uğruna canlarını feda eden gelmiş geçmiş bütün şehitlerimizi sonsuz rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize hayırlı ömürler diliyorum. Başta Ankaralılar olmak üzere bütün milletimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

MEHMET AKİF ERSOY’U VEFATININ 81. YILINDA SAYGIYLA ANIYORUZ.

ers

Milletimizin destan yazdığı İstiklal mücadelemizin başarısında şüphesiz, cephedeki kahramanlarımız kadar şiirleri, yazıları ve vaazlarıyla milli mücadelenin manevi ve fikri cephesini inşa ederek, milletimize moral, cesaret ve ümit aşılamış, istiklal ruhunun iliklerimize kadar işlemesini sağlamış şair ve ilim adamlarının da büyük bir katkısı vardır.

Milli mücadeleye katılıp ülkesinin bağımsızlığına kavuşması için halkı aydınlatmak görevini seve seve kabul eden, şiirleriyle bu ülkenin gerçek sahiplerine samimiyetle seslenen bir şair olan Mehmet Âkif, inancıyla sanatını bir arada tutabilmiş, sarsılmaz karakteriyle de toplum tarafından sevilmiş yakın tarihimizin en önemli şair ve düşünce adamlarından biridir.

Mehmet Akif Ersoy, arkasında bıraktığı birçok şiirleriyle olduğu kadar, Vatan mücadelesine yaptığı katkılarıyla da övgüyü hak eden, vatanı için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan bir kişiliğe sahip olması nedeniyle örnek alınacak bir sevgi ve dava adamı olmuştur.

O’nun yazdığı İstiklal Marşı, parçalanmış, darmadağın edilmiş, yok olmak üzere olan bir milletin, yeniden doğuşunun, şahlanışının destanıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u vefatının 81. yıldönümünde rahmet ve şükranla anıyoruz.