SENDİKAMIZIN, TCDD “KURUMSAL DÖNÜŞÜM PROJESİ RAPORU”

TCDD’DE “KURUMSAL DÖNÜŞÜM PROJESİ”

Türk Ulaşım-Sen olarak, Cumhurbaşkanlığı 2021 Yıllık planında “TCDD’nin statüsünün değiştirilmesi” ifadesinin yer alması üzere, söz konusu yıllık planın yayınlandığı tarihten bugüne kadar konuyla ilgili çalışmalarımızı aralıksız sürdürmekteyiz.

Yıllık Plan yayınlandıktan sonra, zaman içerisinde TCDD Çalışanları arasında TCDD’nin yeniden yapılandırılacağı söylentileri başlamış, çalışanları gelecekleri konusunda endişeye düşürmüştür. Ancak, sendikamıza konuyla ilgili herhangi bir resmi bir bilgi verilmediği için bu konunun doğruluğunu teyit etmek ve ayrıntılarını öğrenmek üzere çalışmalara derhal başlanmıştır. Bu kapsamda;

20.01.2021 – TÜRK-İŞ VE DEMİRYOL-İŞ GENEL BAŞKANI SAYIN ERGÜN ATALAY’I ZİYARET ETTİK.

Bunun üzerine Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK 20.01.2021 tarihinde Türk-İş ve Demiryol-İş Genel Başkanı Sayın ERGÜN ATALAY’ı ve Demiryol-İş Yönetim Kurulu Üyelerini ziyaret ederek konuyla ilgili görüşmüş ve istişarelerde bulunmuştur.

02.02.2021- ŞUBE BAŞKANLARIMIZLA ÇEVRİMİÇİ ORTAMDA TOPLANTI YAPILMIŞ VE SENDİKAMIZIN GÖRÜŞLERİ AKTARILMIŞTIR.

04.02.2021 – TCDD GENEL MÜDÜRÜ SAYIN ALİ İHSAN UYGUN’U ZİYARET ETTİK.

04.02.2021 tarihinde Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, TCDD Genel Müdürü Sayın Ali İhsan UYGUN’u konuyla ilgili bilgi edinmek için ziyaret etmiş ancak, TCDD Genel Müdürü Sayın Ali İhsan UYGUN tarafından net bir bilgi verilmemiştir.

25.02.2021 – TCDD’DE FAALİYET GÖSTEREN DERNEKLERLE İSTİŞARELERDE BULUNDUK

25.02.2021 tarihinde, TCDD’de faaliyet gösteren DEMARD, DEMOK, YOL-DER, DEKAD, DEMMAGAD, Demiryolu Trafik Kontrolörleri Derneği, LOÇA-DER, EN-KAMU-DER, Kamu-Ender, DETEVAD, BİRDEM, DEGÜVDER, RESTDER ve DESTDER Derneklerinin Genel Başkanları ve Yöneticileri ile Genel Merkezimizde toplantı yapılmıştır.

Gerçekleştirilen toplantıda, TCDD Çalışanları arasında yayılan ve çalışanları son derece rahatsız eden TCDD’nin yeniden yapılandırılacağı söylentileri ile ilgili istişarelerde bulunulmuştur.

Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK bu toplantıda, Türk Ulaşım-Sen olarak, ülkemiz ve milletimiz için son derece stratejik bir öneme sahip TCDD’nin yeniden yapılandırılmasına karşılık, demiryollarındaki tüm derneklerle ortak hareket edeceğini ifade etmiştir.

04.03.2021- ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI SAYIN ADİL KARAİSMAİLOĞLU’NU ZİYARET ETTİK

Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, son olarak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU’nu ziyaret etmiş ve TCDD’nin yeniden yapılandırılacağı ile ilgili çeşitleri duyumlar söylentilerin bulunduğunu, bu söylentilerin çalışanlar arasında ciddi bir rahatsızlığa neden olduğunu ve gelecek konusunda da tüm çalışanları endişeye düşürdüğünü ifade ederek, bu tür çalışmaların sendikalar ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte istişarelerde bulunularak yapılması gerektiğini söylemiştir.

Genel Başkanımız bu ziyarette ayrıca, demiryollarının ülkemizin jeopolitik konumu da dikkate alındığında son derece stratejik öneme haiz bir sektör olduğunu, son yıllarda yapılan yatırımlarla birlikte gelecekte ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayacak bir sektör haline geleceğini, bu nedenle, ülke menfaatleri açısından, TCDD’nin ve TCDD Çalışanlarının şuan ki statüsünün korunması gerektiğini ifade etmiştir.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU bu toplantıda, TCDD’nin yeniden yapılandırılmasının kısa vadede olacak bir konu olmadığını, bu tür çalışmaların sendikalar ve sivil toplum kuruluşları birlikte yapılmasını gerektiğini, bunun için de gerekli yerlere talimat vereceğini ifade ederek, TCDD çalışanlarının mağdur edilmeyeceğini ifade etmiştir.

10.03.2021 – NİHAYET KONUYLA İLGİLİ İLK TOPLANTI YAPILDI

 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU, Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK’ın ziyaretinin ardından ilgili yerlere talimat vermesi üzerine, 10.03.2021 tarihinde UAB Strateji Geliştirme Başkanı Sayın Yunus Emre AYÖZEN, TCDD Genel Müdürü Sayın Ali İhsan UYGUN, TCDD Taşımacılık A.Ş. Sayın Hasan PEZÜK ve TÜRASAŞ Genel Müdürü Sayın Mehmet Metin YAZAR’ın katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi.

Gerçekleştirilen toplantıda “Kurumsal Dönüşüm Projesi” adı altında sendikamıza sunum yapılmıştır. Yapılan sunumun ardından Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK; TCDD’nin bugünkü duruma gelmesinin nedenlerinin 2013 yılında Serbestleştirilme adı altında TCDD’nin ikiye bölünmesi, liyakat ve ehliyet hususları gözetilmeden yapılan atamalar başta olmak üzere yapılan yanlış uygulamaların olduğunu ifade ederek,   2013 yılında TCDD’nin bölünme sürecinde de, “Demiryollarının önü açılacak”, “Bir dünya markası haline gelecek”,”Bu bir devrim” gibi söylemlerin ifade edildiğini, ancak bugün gelinen nokta herkesin malumudur. Demiryollarının bugün bu durumda olmasının suçlusu Demiryolcular değildir.” Demiştir.

Genel Başkanımız ayrıca, “ Türk Ulaşım-Sen olarak, TCDD’nin ülkemizin stratejik kurumlarından bir tanesi olduğunu, kesinlikle devletimizin kontrolünde olması gerektiğini, BTK demiryolu hattı ile Avrupa-Çin arası demiryolu yük taşımacılığı ticaretinde, ülkemizin demiryollarının kullanılacağını ve ülkemizin ekonomisine büyük katkılar sağlayacağını söyleyerek, TCDD’nin ve TCDD Çalışanlarının statülerinin korunması gerektiğini, Demiryollarımızın geliştirilmesi için çalışanların statülerinin değiştirilmesine gerek olmadığını, devlet işlerinin devlet memurları eliyle yapılması gerektiğini ve Türk Ulaşım-Sen olarak bunun kırmızı çizgimiz olduğunu net bir şekilde ifade etmiştir.

15.03.2021- TCDD’DE FAALİYET GÖSTEREN DERNEKLERLE İSTİŞARELERDE BULUNDUK

TCDD faaliyet gösteren DEMARD, DEMOK, DEKAD, DETEVAD, LOÇA-DER, DEGÜVDER, YOL-DER, DEMMEGAD ve BİR-DEM Derneklerinin Genel Başkanları ve Yöneticileri istişarelerde bulunuldu.

TCDD’nin yeniden yapılandırılması çalışmaları ile ilgili istişarelerin yapıldığı toplantıya Konfederasyonumuz Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Sayın Önder KAHVECİ’de katıldı.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Sayın Önder KAHVECİ toplantıda; Türkiye Kamu-Sen olarak, ülkemizin için stratejik öneme sahip olan TCDD’nin yeniden yapılandırılmasına karşı demiryolu çalışanlarından yana tavır alacaklarını ve Türkiye Kamu-Sen’in üzerine düşen sorumluluğu alacağını ifade ederek, Türkiye Kamu-Sen ve Türk Ulaşım-Sen her zaman çalışanların tarafında olduğunu söylemiştir.

Toplantının devamında Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında gerçekleştirilen toplantı ile ilgili bilgiler vermiş ve Türk Ulaşım-Sen olarak, demiryollarının devletimizin kontrolünde olması gerektiğini ve kamudaki mevcut yapısının korunarak, devlet işlerinin devlet memurları eliyle yapılması gerektiğini ifade ederek, Türk Ulaşım-Sen’in bu husustaki kararlı duruşunu ve tavrını değiştirmeyeceğini belirtmiştir.

24.03.2021 – GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİMİZİ ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRÜ SAYIN LEYLA AKINCI’YA İLETTİK.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Personel Genel Müdürü Sayın Leyla AKINCI, Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK’ı ziyaret ederek istişarelerde bulundu.

Gerçekleştirilen görüşmede Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, TCDD’nin kurumsal dönüşüm projesi adı altında yeniden yapılandırma çalışmaları ile ilgili talep, görüş ve önerilerimizin bulunduğu dosyayı Sayın Leyla AKINCI’ya takdim etti.

 29.03.2021 – GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİMİZİ MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI SAYIN YAŞAR YILDIRIM’A İLETTİK. 

Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Yaşar YILDIRIM’ı ziyaret ederek, TCDD’de “Kurumsal Dönüşüm Projesi” adı altında yürütülen çalışmalara karşı, Sendikamız tarafından hazırlanan detaylı raporu kendisine takdim etti.

YETKİLİ SENDİKA DEMEK, SADECE TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİNE KATILMAK DEMEK DEĞİL, GEREKTİĞİ YERDE GEREKEN SORUMLULUĞU ALMAK DEMEKTİR.

Yetkili Sendika demek sadece Toplu Sözleşme görüşmelerine katılmak demek değildir. Yetkili Sendika demek, çalışanların ve kurumların geleceği söz konusu olduğunda gereken sorumluluğu almak demektir. Bu nedenle, tatlı su kurnazlığından vazgeçilerek, gereken sorumluluğun alınması gerekmektedir.

YİNELİYORUZ!..

TCDD’nin ikiye bölünme konusunun ilk gündeme geldiği 2009-2010 yıllarında ve bölünmenin gerçekleştiği 2013 yılında Yetkili Sendika olarak tepkimizi nasıl net bir şekilde ortaya koyduksak, İş Bırakma Eylemleri yapıp yasal haklarımızı ve üretimden gelen gücümüzü nasıl kullandıysak,bugünde, mevcut Yetkili Sendikanın karar alması durumunda gereken desteği vereceğimizin bilinmesini istiyoruz.

DEMİRYOLU KİT’LERİ
KURUMSAL DÖNÜŞÜM PROJESİ İLE İLGİLİ
SENDİKAMIZIN GÖRÜŞÜ

 

TCDD TARİHİ ÖNEMİ     :

Demiryollarımızın tarihine bakıldığında,  Milli Mücadele döneminde ülkemizin işgal altındaki yerlerinin kurtarılmasında büyük fayda sağlamış, cephelere asker, mühimmat, gıda, sağlık malzemeleri taşımıştır. Ayrıca, TÜLOMSAŞ, TÜVASAŞ ve TÜDEMSAŞ’ın fabrikaları o dönemde tank, askeri araç gibi teçhizatların tamir bakım ve onarımında kullanılmıştır. Bu yüzden bu fabrikaların içerisinde gerekli manevra alanı sağlanması için hiç kolon yoktur. Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK bunun için “Demiryolları memleketin tüfekten, toptan daha mühim bir emniyet silâhıdır.” Demiştir.

Bu bakımdan 164 yıllık maziye sahip köklü bir kuruluş olan TCDD’nin, ülkemiz için son derece önemli ve stratejik bir konumda olduğunu düşünmekteyiz.

TCDD’NİN DÜNYA’DAKİ KONUMU  :

Kurumsal Dönüşüm Projesi adı altında hazırlanan sunumda, ülkemizin demiryollarının diğer Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında GSYİH Oranı, Kar/Zarar, Yolcu ve Yük Taşımacılığı gibi parametrelerde son sıralarda yer aldığı belirtilmiştir.

Ancak bu parametrelere bakılırken, ülkelerin coğrafi yapısı, yaşam kültürü, yüz ölçümleri gibi bir çok parametrelerin de değerlendirilmesi gerekmektedir.

Örneğin; 357.386 km² yüzölçümü bulunan Almanya’da, Demiryollarının toplam uzunluğu 40 bin kilometreden fazladır. Bu haliyle dünyanın en uzun altıncı demiryolu ağına sahip. Nispeten küçük sayılabilecek yüzölçümüne göre değerlendirilirse bu ağ çok yoğun ve ufak köyleri dahi kapsamaktadır. Ayrıca Almanya’da Münih-Berlin arası karayolu ile 6 saat sürerken, tren ile 4 saat sürmektedir. Bu bakımdan da insanlar demiryolunu tercih etmektedir.

Bu nedenle, ülkelerin coğrafi yapısı, yüzölçümleri ve yaşam kültürü gibi çeşitli parametreler dikkate alınmadan bazı tespitlerin yapılmasının yanlış olduğunu düşünmekteyiz.

Nitekim, TCDD’nin 2013 yılında ikiye bölünme sürecinde de, aynı söylemler ve aynı hedefler belirtilmiş ancak bugüne kadar istenen hedeflere ulaşılamamış aksine çalışanlar açısından durum daha da kötüleşmiştir.

Geldiğimiz noktada, önümüzde 2013’deki bölünme örneğinin sonuçları varken,  tekrar bir yapılanmaya veya dönüşüme gidilmek istenmesini doğru bulmuyoruz.

TCDD’NİN BUGÜNKÜ DURUMU        :

Hazırlanan sunumda, TCDD’nin sürekli zarar ettiği, mevcut durumun devam etmesi halinde bu zararın katlanacağı belirtilmiş, bu nedenle demiryollarını kar eden bir yapıya ve Avrupa ile rekabet edilebilir bir seviyeye çıkarmak için yapılanmanın kaçınılmaz olduğu söylenmiştir.

Ülkemizin demiryolları, son yıllarda yapılan yatırımlarla birlikte belirli bir ivme yakalamıştır. Şöyle ki TÜSSİDE tarafından hazırlanan rapora bakıldığında;

  • 2017 yılında taşınan yolcu sayısı 85.337 iken, bu sayı 2019 yılında 164.483 olmuştur. Yani iki yıllık bir süre içerisinde %100’e yakın bir artış sağlanmıştır.
  • Yük taşımacılığında ise 2017 yılında taşınan yük miktarı 28.430.000 ton iken, 2019 yılında 29.288.000 ton olmuştur.
  • Yapılan yatırımlar sayesinde, ülkemizin demiryolu hat uzunluğu artmış, 2020 yılında %100 yerli ve milli hızlı tren seti üretilmiştir.

Görüleceği üzere, mevcut yapı içerisinde de yük ve yolcu taşımacılığında gözle görülür bir oranda artış sağlanabilmiş, buna bağlı olarak gelirde arttırılabilmiştir.

Dolayısıyla,  mevcut yapı içerisinde de demiryollarının geliştirilebileceğini, geliştirmek için bu tür bir yapılanmanın şart olmadığını düşünmekteyiz.

TCDD’Yİ GELECEKTE BEKLEYEN FIRSATLAR :

Ayrıca, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının açılması ile birlikte, ülkemiz demiryolu ağının dünya için çok önemli bir konuma geldiği aşikârdır. Avrupa’dan kalkan bir trenin Çin’e kadar ulaşabilecek olması ve ülkemizin demiryolu ağını da kullanabilecek olması, ülkemizin demiryollarının geleceği açısından çok önemli olduğu gibi, ülke ekonomisine de büyük katkılar verecektir.

Burada sorulması gereken soru; TCDD’nin buna hazır olup olmadığıdır.

Hazır olması için ne gibi çalışmalar yapılmaktadır? Bunun hazırlığı bu tür bir yapılanma veya holdingleşme değildir!..

Buradaki önemli hususun, gelir artırıcı doğru uygulamaların ve projelerin gerçekleştirilmesi olduğunu savunuyoruz.

 TCDD PERSONELİNİN DURUMU       :

Yapılanma ile birlikte, TCDD personelinin iş güvencesinin ve özlük haklarının yok edilerek, 4857 İş kanuna tabii olarak çalıştırılmak istenmesi, bu şekilde çalışmak istemeyenlerin ise emekliliğe teşvik ve havuza gönderilmek istenmesi sendikamız açısından kabul edilebilir bir durum değildir.

Sosyal Devlet anlayışı gereği, ulaşım hizmetlerinin devletimiz tarafından verilmesi ve devlet işlerinin de Devlet Memurları eliyle görülmesi gerekmektedir.

Memurlar, kamuda devletimizi temsil eden, devlet işlerinin eksiksiz yerine getirilmesi için ülkemiz için son derece öneme sahip devletin kamudaki temsilcileridir.

SONUÇ:

Türk Ulaşım-Sen olarak, demiryollarımızın gelişmesi ve geliştirilmesi için yapılanmanın şart olmadığını, mevcut yapı içerisinde de gelişim sağlanabileceğini, önemli olanın doğru uygulamalar ve projeler olduğunu düşünmekteyiz.

Ayrıca, TCDD’de görev yapan memurların kazanılmış hakkı olan iş güvencesi ve özlük haklarının yok edilmesine ve 4857 Sayılı İş Kanuna göre çalıştırılmak istenmesine karşı olmakla birlikte, Sosyal Devlet anlayışı gereği ulaşım hizmetlerinin Devletimiz tarafından verilmesi, devlet işlerinin de devlet memurları eliyle görülmesi gerektiğine inanıyoruz.

Bu nedenlerle, 164 yıllık köklü bir kurum olan TCDD’nin ülkemiz için stratejik önemi, önümüzdeki yıllarda daha da önemli hale geleceği ve 2013 yılında gerçekleştirilen bölünmenin sonuçları da düşünüldüğünde, Cumhuriyetimizin 100. Yılının kutlanacağı 2023 yılına doğru giderken, “Kurumsal Dönüşüm Projesi” adı altında, kurumdaki çalışanları ve kurumun paydaşları olan Sivil Toplum Kuruluşlarını yok sayarak yapılan çalışmanın, ne kurumumuz ne de çalışanlarımız adına doğru bir adım olmayacağını bilmekteyiz.

SORULAR    :

  • TCDD’nin geliştirilmesi için söz konusu yapılanma neden gereklidir?
  • Aynı hedeflerle 2013 yılında yapılan bölünme neden başarısız oldu?
  • Yapılanma gerçekleştiği takdirde demiryollarında ne gibi yatırımlar projeler hayata geçecek?
  • Mevcut yapı içerisinde Hızlı Tren, demiryolu hattı, BTK Hattı gibi projeler hayata geçirilebilmişken ve taşınan yolcu/yük miktarında artış sağlanabilmişken, hangi projeler mevcut yapı içerisinde gerçekleştirilemiyor da yapılanmanın şart olduğu ifade ediliyor?
  • Demiryolu personelinin TCDD’nin zarar etmesine etkisi nedir?
  • Bağlı Ortaklıklar, bir dünya markası haline gelineceği söylenerek TÜRASAŞ adı altında birleştirildi. Neden şimdi “Rekabet Edemiyoruz” deniyor?

Raporun PDF Hali için Tıklayınız 

TCDD ÜLKEMİZ AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEME SAHİPTİR

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, TCDD’nin “Kurumsal Dönüşüm Projesi” adı altında yapılan çalışmalara yönelik açıklamalarda bulundu

 

TCDD’de “Kurumsal Dönüşüm Projesi” adı altında gerçekleştirilen yeniden yapılandırma çalışmalarını Türkiye Kamu-Sen olarak yakından takip ettiklerini ifade eden Genel Başkan Önder KAHVECİ; “Demiryolları Ülkemiz ve Milletimiz için stratejik öneme sahip köklü bir kuruluştur. Bu nedenle demiryolu sektörü sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak devletimizin kontrolünde ve devlet memurları eliyle yürütülmesi gereken bir sektördür” dedi.

2013 YILINDAKİ BÖLÜNME SÜRECİNDE DE AYNI SÖYLEMLER KULLANILMIŞTI.

2013 yılında TCDD’nin ikiye bölünmesinin olumsuz sonuçlarını hatırlatan Genel Başkan Önder KAHVECİ, “ 2013 yılında, TCDD’nin Serbestleştirilmesi adı altında ikiye bölünme çalışmalarında da, demiryolu sektörünün gelişeceği, dünya ile rekabet edilebilir bir hale geleceği ifade edilmişti, hatta bu çalışmaların bir devrim niteliğinde olduğunu bile söyleyenler vardı. Ancak sonuç, anlatıldığı gibi olmadı” şeklinde ifade etti. Kahveci açıklamasını şu şekilde sürdürdü;

“Türkiye Kamu-Sen olarak o gün de tepkimizi ortaya koymuş, Ulaştırma hizmet kolunda İş Bırakma Eylemi yapmış ve bu uygulamanın yanlış olacağını ifade etmiştik.  Aradan geçen süre zarfında haklılığımız ortaya çıkmış, demiryollarının TCDD ve TCDD Taşımacılık A.Ş. olarak ikiye bölünmesinin hiçbir fayda getirmediği görülmüş aksine her şeyi daha kötü hale getirdiği gün yüzüne çıkmıştır.

DEMİRYOLU ÇALIŞANLARININ KAZANILMIŞ HAKLARINI YOK ETMEYE KALKANLAR KARŞILARINDA TÜRKİYE KAMU-SEN’İ BULACAKTIR.

Geçmişte gerçekleştirilen yeniden yapılandırmanın sonuçlarına bakıldığında, TCDD’nin parçalara bölünmesinin, statüsünün ve personel rejiminin değiştirilmesinin, demiryollarını ileriye götürmeyeceği aşikardır. Bu sebeple TCDD’de görev yapan kamu çalışanlarını demiryollarının ileriye gitmesinin önünde bir engel gibi göstermek son derece yanlıştır. Bu nedenle, demiryolu çalışanlarının kazanılmış hakları ve iş güvencelerine dokunulmamalıdır. Aksi halde, karşılarında Türkiye Kamu-Sen’i bulacaklarından kimsenin kuşkusu olmasın.

DEMİRYOLLARINI GELECEKTE BÜYÜK FIRSATLAR BEKLİYOR.

Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının açılması ile birlikte, ülkemiz demiryolu ağının dünya için çok önemli bir konuma geldiği aşikârdır. Avrupa’dan kalkan bir trenin Çin’e kadar ulaşabilecek olması ve ülkemizin demiryolu ağının kullanılacak olması, ülkemizin demiryollarının geleceği açısından çok önemlidir.

Demiryollarımızı böylesine önemli fırsatlar beklerken, TCDD’de yapılanma veya holdingleşme çalışmalarını doğru bulmuyoruz. Bunun yerine, demiryollarını ileriye götürecek, gelir artırıcı doğru uygulamaların ve projelerin üretilmesi ve gerçekleştirilmesi gerekmektedir. “

SENDİKAMIZIN BİR TALEBİ DAHA HAYATA GEÇTİ. BULAŞ RİSKİNİ EN AZA İNDİRMEK İÇİN, HAVALİMANLARINDA NÖBETLİ ÇALIŞILAN BİRİMLERDE FARKLI ÇALIŞMA ŞEKİLLERİ UYGULANABİLECEK.

SENDİKAMIZIN BİR TALEBİ DAHA HAYATA GEÇTİ.
BULAŞ RİSKİNİ EN AZA İNDİRMEK İÇİN, HAVALİMANLARINDA NÖBETLİ ÇALIŞILAN BİRİMLERDE FARKLI ÇALIŞMA ŞEKİLLERİ UYGULANABİLECEK.
Bilindiği üzere, DHMİ’nin 02.03.2021 tarihli ve havalimanlarında normal çalışma düzenize geçilmesi ile ilgili yazısına istinaden, Sendikamızın 05.03.2021 tarihli yazısı ile, DHMİ Genel Müdürlüğünden, pandemi sürecinin tam olarak sona ermemesi ve çalışanlar arasında bulaş riskinin en aza indirilmesi için, havalimanlarında, 40 saat çalışma süresini karşılayan 24/72 nöbet sistemine geçilmesi için talepte bulunulmuştu.
Söz konusu yazımıza istinaden, DHMİ Genel Müdürlüğü tarafından bir yazı daha yayınlanmış ve havalimanlarında nöbetli çalışılan birimlerde “Nöbet Sistemlerinin, Nöbetli olarak görev yapan birimler için ihtiyaçları doğrultusunda farklı çalışma şekilleri uygulamaya ünite amirleri yetkili kılınmıştır.
Bu yazı ile, Havalimanlarında nöbetli çalışılan birimlerde, bulaş riskini en aza indirmek için farklı çalışma şekilleri uygulanabilecektir.
rt20210326171257_00001

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRÜ SAYIN LEYLA AKINCI SENDİKAMIZI ZİYARET ETTİ.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Personel Genel Müdürü Sayın Leyla AKINCI, Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK’ı ziyaret ederek istişarelerde bulundu.
Gerçekleştirilen görüşmede Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, işkolumuzda yer alan kurumlarda görev yapan personelin yaşadıkları sorunlar, TCDD Taşımacılık A.Ş.’de 16 aydır yapılmayan mülakatlar, Havacılık Tazminatı ve TCDD’nin kurumsal dönüşüm projesi adı altında yeniden yapılandırma çalışmaları ile ilgili talep, görüş ve önerilerimizin bulunduğu dosyayı Sayın Leyla AKINCI’ya takdim etti.
Personel Genel Müdürü Sayın Leyla AKINCI ise, “Türk Ulaşım-Sen’in kurumlarımızda yaşanan sorunlarla ilgili talep ve görüşleri bizler için çok önemli, bu doğrultuda gerekli çalışmaları yapacağız.” diyerek, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Sendikamızda gerçekleştirilen ziyaretin ardından, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanımız Sayın Önder KAHVECİ ziyaret edilerek istişarelerde bulunulmuştur.
Sayın Leyla AKINCI’ya nazik ziyareti için teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dileriz.
DSC_7277
DSC_7281
DSC_7279

TCDD’DE FAALİYET GÖSTEREN DERNEKLERLE İSTİŞARELERDE BULUNDUK

TCDD faaliyet gösteren DEMARD, DEMOK, DEKAD, DETEVAD, LOÇA-DER, DEGÜVDER, YOL-DER, DEMMEGAD ve BİR-DEM Derneklerinin Genel Başkanları ve Yöneticileri, Genel Merkezimizi ziyaret ederek Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK ile istişarelerde bulundular.
TCDD’nin yeniden yapılandırılması çalışmaları ile ilgili istişarelerin yapıldığı toplantıya Konfederasyonumuz Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Sayın Önder KAHVECİ’de katıldı.
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Sayın Önder KAHVECİ toplantıda; Türkiye Kamu-Sen olarak, ülkemizin için stratejik öneme sahip olan TCDD’nin yeniden yapılandırılmasına karşı demiryolu çalışanlarından yana tavır alacaklarını ve Türkiye Kamu-Sen’in üzerine düşen sorumluluğu alacağını ifade ederek, Türkiye Kamu-Sen ve Türk Ulaşım-Sen her zaman çalışanların tarafında olduğunu söyledi.

Toplantının devamında Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, geçtiğimiz günlerde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında gerçekleştirilen toplantı ile ilgili bilgiler verdi ve Türk Ulaşım-Sen olarak, demiryollarının devletimizin kontrolünde olması gerektiğini ve kamudaki mevcut yapısının korunarak, devlet işlerinin devlet memurları eliyle yapılması gerektiğini ifade ederek, Türk Ulaşım-Sen’in bu husustaki kararlı duruşunu ve tavrını değiştirmeyeceğini belirtmiştir.
DSC_5895 DSC_6025 DSC_5927
DSC_5819 DSC_5816 DSC_5782

GENEL BAŞKANIMIZ MUSTAFA NURULLAH ALBAYRAK, ŞUBE BAŞKANLARIMIZLA ÇEVRİMİÇİ ORTAMDA GÖRÜŞTÜ.

Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, Şube Başkanlarımızla çevrimiçi ortamda görüşerek TCDD’nin yeniden yapılandırması ile ilgili yaşanan gelişmeleri ve sendikamızın hassasiyetlerini Şube Başkanlarımıza aktardı.
Gerçekleştirilen toplantıda Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK; “Geçtiğimiz günlerde Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU ziyaretimde, TCDD’de yeniden yapılandırma söylemleri ile ilgili Sendika ve STK’lar ile toplantı yapılmasını talep etmiştim. Sayın Bakan Adil KARAİSMAİLOĞLU’da, bunun için de gerekli yerlere talimat vereceğini ifade etmişti ve söz konusu toplantı Sayın Bakanımızın talimatları doğrultusunda yapıldığını açıklayarak, Sayın Bakanımıza göstermiş olduğu ilgi, alaka ve toplantı yapılmasını sağladığı için bir kez daha teşekkür ediyorum.”dedi.
Genel Başkanımız, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında, UAB Strateji Geliştirme Başkanı Sayın Yunus Emre AYÖZEN, TCDD Genel Müdürü Sayın Ali İhsan UYGUN, TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürü Sayın Hazan PEZÜK ve TÜRASAŞ Genel Müdürü Sayın Mehmet Metin YAZAR’ın katılımıyla bir toplantı yapıldığını ve bu toplantıda Demiryolu Kurumsal Dönüşüm Projesi adı altında bir sunum yapılarak, sendikamızın konuyla ilgili düşüncelerinin sorulduğunu belirtmiştir.
Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında yapılan toplantıda, sendikamızın hassasiyetlerini aktardığını, demiryollarının Osmanlı ve Cumhuriyet tarihimizde çok büyük bir öneme sahip olduğunu, cephelere mühimmat taşıyarak, ülkemizin bekası için çok önemli bir görevi yerine getirdiğini, bu yüzden 164 yıllık köklü önemli bir kurumun ülkemizin geleceği için çok önemli olduğunu ifade etmiş, bundan sonraki süreçte de ehliyet ve liyakat gözetilerek yapılacak uygulamalarla daha iyi noktalara geleceğini söylemiştir.
Ayrıca, BTK demiryolu hattıyla birlikte Avrupa-Çin arasında demiryolu ticaretinin ülkemiz demiryolu ağı kullanılarak yapılacağını, bu nedenle demiryollarının gelecekte ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayacağını, demiryollarının devletimizin kontrolünde olması gerektiğini ve kamudaki mevcut yapısının korunarak, devlet işlerinin devlet memurları eliyle yapılması gerektiğini, Türk Ulaşım-Sen olarak bunun kırmızı çizgimiz olduğunu belirtilmiştir.
Tüm TCDD Çalışanlarına saygıyla duyurulur.
DSC_5676 DSC_5653 DSC_5721
DSC_5655 DSC_5632

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI SAYIN ADİL KARAİSMAİLOĞLU’NU ZİYARET ETTİK

Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU’nu ziyaret etti.

Samimi bir ortamda gerçekleştirilen ziyarette, Genel Başkanımız tarafından son günlerde,  TCDD’nin yeniden yapılandırılacağı ile ilgili çeşitleri duyumlar söylentilerin bulunduğunu, bu söylentilerin çalışanlar arasında ciddi bir rahatsızlığa neden olduğunu ve gelecek konusunda da tüm çalışanları endişeye düşürdüğünü ifade ederek, bu tür çalışmaların sendikalar ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte istişarelerde bulunularak yapılması gerektiğini söyledi.

Genel Başkanımız ayrıca, demiryollarının ülkemizin jeopolitik konumu da dikkate alındığında son derece stratejik öneme haiz bir sektör olduğunu, son yıllarda yapılan yatırımlarla birlikte gelecekte ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayacak bir sektör haline geleceğini, bu nedenle, ülke menfaatleri açısından, TCDD’nin ve TCDD Çalışanlarının şuan ki statüsünün korunması gerektiğini ifade etti.

Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK ziyarette, TCDD Taşımacılık A.Ş’de yaklaşık 15 aydır yapılmayan Mülakatlar konusuna da değinerek,  bu mülakatların bir an evvel yapılmasını yada sınav sonucunda başarılı olan personelin atamasının yapılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında yıllardır yapılmayan ve KİK toplantısında yapılması yönünde karar almamız üzerine, Mayıs ayında yapılması planlanan  Unvan değişikliği Sınavında, çalışanların yıllardır yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için gerekli hassasiyetin gösterilmesini talep etti. Genel Başkanımız bununla birlikte,  iş kolumuzda yer alan DHMİ, UAB, SHGM, Liman Başkanlıkları, TCDD,  TCDD Taşımacılık A.Ş. ve TÜRASAŞ’da görev yapan çalışanların yaşadığı sorunların yer aldığı  dosyayı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU’na takdim etti.

 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU,  TCDD’nin yeniden yapılandırılmasının kısa vadede olacak bir konu olmadığını, bu tür çalışmaların sendikalar ve sivil toplum kuruluşları birlikte yapılmasını gerektiğini, bunun için de gerekli yerlere talimat vereceğini ifade ederek, TCDD çalışanlarının mağdur edilmeyeceğini ifade etmiştir.

Sayın Bakan ayrıca, TCDD Taşımacılık A.Ş’de yapılmayan mülakatların yapılması için de ilgililere gerekli talimatları vereceğini söylemiştir.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU’na sendikamıza ve yaşanan sorunların çözüme yönelik gösterdiği samimi yaklaşım için teşekkür eder, başarılı çalışmalarının devamını dileriz.

 

7045715c-4e91-4654-8205-e2e293580f5b ddd

ALBAYRAK: “Demiryollarındaki Tüm Derneklerle Ortak Hareket Edeceğiz”

TCDD’de faaliyet gösteren DEMARD, DEMOK, YOL-DER, DEKAD, DEMMAGAD, Demiryolu Trafik Kontrolörleri Derneği, LOÇA-DER, EN-KAMU-DER, Kamu-Ender, DETEVAD, BİRDEM, DEGÜVDER, RESTDER ve DESTDER Derneklerinin Genel Başkanları ve Yöneticileri, Genel Merkezimizi ziyaret ederek Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK ile istişarelerde bulundular.

Gerçekleştirilen ziyarette, son zamanlarda TCDD Çalışanları arasında yayılan ve çalışanları son derece rahatsız eden TCDD’nin yeniden yapılandırılacağı söylentileri ile ilgili istişarelerde bulunuldu.

Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, Türk Ulaşım-Sen olarak, ülkemiz ve milletimiz için son derece stratejik bir öneme sahip TCDD’nin yeniden yapılandırılmasına karşılık, demiryollarındaki tüm derneklerle ortak hareket edeceğini ifade etti.

DSC_5292 DSC_5295 DSC_5320 DSC_5338 DSC_5374

 

DHMİ’DE LİSANSLANDIRMA BEKLEYEN TÜM PERSONELİN BEKLENTİLERİ KARŞILANMALIDIR.

Bilindiği üzere, DHMİ’de görev yapan personelinin Lisanslandırılması konusu uzun yıllardır çözüm bekleyen konulardan bir tanesidir.
Türk Ulaşım-Sen olarak, konuyla ilgili DHMİ Genel Müdürü Sayın Hüseyin KESKİN ile yapmış olduğumuz her görüşmede Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK tarafından konu dile getirilmiş ve bu konunun artık çözüme kavuşturulması talep edilmiştir.
Son olarak, 19 Ekim 2020 tarihinde Genel Başkanımızın, DHMİ Genel Müdürü Sayın Hüseyin KESKİN’i ziyaretinde de, DHMİ’de çözüm bekleyen sorunların yer aldığı bir dosya takdim edilmiş, Genel Müdür Sayın Hüseyin KESKİN ile dosyada yer alan konular üzerinde tek tek istişarelerde bulunulmuştur.
Geçtiğimiz günlerde de, DHMİ Genel Müdürü Sayın Hüseyin KESKİN’in talimatları doğrultusunda DHMİ’de ilgili birimlerden temsilcilerin katılımıyla oluşturulan bir komisyon ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü arasında video konferans yöntemiyle bir toplantı yapılmış ve konuyla ilgili istişarelerde bulunulmuştur. Şu an ise konuyla ilgili SHGM’nin görüşü beklenmektedir.
Ancak Türk Ulaşım-Sen olarak söz konusu lisanslandırmanın belirli birimlerde görev yapanlarla sınırlı tutulmaması, lisanslandırma bekleyen tüm birimleri kapsaması gerektiğini düşünmekteyiz.
Bu yönde de Yetkili olduğumuz SHGM’DE gerekli çalışma ve görüşmeler sendikamız tarafından yapılmaktadır.
YETKİ DÖNEMİ YAKLAŞTI, NE YAPACAKLARINI ŞAŞIRDILAR…
Yıllardır yetkili olup da bir arpa boyu yol gidemeyerek tarihe adını altın harflerle yazdıranlar, yetki dönemi yaklaşırken, twitterde kamu görevlilerinin ve kendi üyeleri tarafından eleştiri yağmuruna tutularak ülke gündemine girmesi nedeniyle ne yapacağını şaşırmış, her şeyi sahiplenmeye, eskiyi yeniymiş gibi göstermeye başlamıştır.
Ancak bilinmesini istiyoruz ki, Kamu Görevlileri kendilerini yıllardır yok sayanları, geçim derdine düşürenleri ve hiçbir hak elde edemeyenlere karşı artık tepkisini göstermeye başlamıştır. Kendilerini bekleyen sondan kaçış yoktur.

EK ZAM TALEBİMİZİ YİNELEDİK

2021 yılı için kamu çalışanlarına yapılan yüzde 3+3 zammın güncellenmesi ve memur maaş zamlarının yeniden revize edilmesi için başkent Ankara ve eşzamanlı olarak bütün illerimizde PTT şubelerinden Cumhurbaşkanı ve Hazine ve Maliye Bakanına taleplerimizi içeren mektup ve bordrolarımızı gönderdik.

KAHVECİ: ENFLASYON RAKAMLARINA BAKINCA %3+3 ADİL BİR ARTIŞ DEĞİL

Etkinliğimizde Genel Başkanımız Önder Kahveci ve konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın Genel Başkanları da hazır bulunurken Genel Başkan Kahveci, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kahveci, gerçekleşen enflasyonun yüzde 14,6 olduğu bir ortamda yüzde 3+3’lük zammın adil olmadığını belirtti. Ülke gerçekleriyle örtüşmeyen zam oranlarının kamu görevlileri ve emeklilerini bir hayli zor duruma düşürdüğünü belirten Kahveci şu şekilde açıklamasını sürdürdü:

“Son 10 yıldır memur maaşları enflasyonun bile altında kalıyor ve sürekli eriyor. Bu durum küresel salgınla birlikte sürdürülemez bir hal almıştır. Memurlarımız ve emeklilerimiz, yoksulluk içinde en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz durumdadır.  Toplu sözleşme görüşmeleri de etkisiz sendikalar ve malum konfederasyon yüzünden yaralara çare üretmekten uzak kalmaktadır.  2019 yılında gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda kamu görevlileri ile emeklilerin sosyal ve özlük haklarında kayda değer bir kazanım sağlanamadığı gibi 2020 yılı için altışar aylık dönemler halinde yüzde 4’er, 2021 yılı için ise yüzde 3’er oranında zam yapılması karara bağlanmıştı.  Buna bağlı olarak 2020 yılı içerisinde memur ve emekli maaşlarına enflasyon farkı da dahil olmak üzere yüzde 11,56 zam yapılmışken yıllık enflasyon yüzde 14,60 olmuştur.”

KAHVECİ: YALNIZCA GEÇEN YILA GÖRE MEMURUN ALIM GÜCÜ AYLIK 501 TL AZALDI

Açıklamasında TÜİK tarafından hazırlanan enflasyon rakamlarına dikkat çeken Genel Başkanımız, “2021 yılında enflasyon hedefine ulaşılsa bile memur maaşlarının gerçekleşen enflasyon karşısında yine en az %5 eriyeceği daha şimdiden kesinleşmiştir” ifadesini kullandı ve;  

“Geçtiğimiz yıl memur maaşları resmi enflasyon karşısında yüzde 3,04 erimiş bulunmaktadır.  TÜİK’in resmi enflasyonu yıllık yüzde 14,6 oldu ama çeşitli mal ve hizmetler yüzde 28,12; ulaştırma yüzde 21,12; gıda yüzde 20,61; ev eşyası yüzde 18,04; sağlık harcamaları yüzde 16,67 oranında zamlandı. Memur maaşlarına 2020 yılının tamamı için ortalama 463,86 TL zam yapıldı buna karşılık aynı dönemde dört kişilik ailenin insanca yaşamak için vazgeçemeyeceği zorunlu harcamaları 965,10 TL yükseldi. Yani yalnızca geçen yıl memurun alım gücü aylık tam 501,24 TL azaldı.  2021 yılına ilişkin olarak ise memur maaşlarına, yılın her iki yarısı için yüzde 3, toplam kümülatif yüzde 6,1 oranında zam yapılması kararlaştırılmıştır. Buna karşın TCMB enflasyon tahminini yüzde 11,15 olarak güncellemiştir.

2021 yılında enflasyon hedefine ulaşılsa bile memur maaşlarının gerçekleşen enflasyon karşısında yine en az %5 eriyeceği daha şimdiden kesinleşmiştir. Zaten ocak ayında alınan yüzde 3 zam, mart ayı itibarı ile vergi dilimindeki artışa gidecektir.  Hal böyle olunca memur ve emeklilerimizin alım gücü yıldan yıla azalmakta, aile bütçesindeki açık her gün biraz daha büyümektedir.  Enflasyon farkının alım gücünde bir telafi içermediği aksine geç kalmış bir mahsuplaşma ile memur maaşlarına reel anlamda sıfır zam yapıldığının tescili olduğu unutulmamalıdır. Enflasyonun toplumsal boyuttaki en olumsuz etkileri hiç kuşkusuz dar ve sabit gelirliler üzerinde görülmektedir. Memur ve emeklilerimiz alışveriş yapamaz, en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmiştir.  Ama her ne hikmetse kamuoyunda sanki memurların bir eli yağda bir baldaymış gibi afaki maaş rakamları dolaşmaktadır.  Halbuki kamuoyundaki rakamlarla memurlarımızın eline rakamlar arasında dağlar kadar fark vardır” dedi.

KAHVECİ: MEMUR VE EMEKLİLERE YAPILACAK MADDİ DESTEK ZOR DURUMDA OLAN ESNAFA DA CAN SUYU OLACAKTIR

Covid-19 salgını nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomik sıkıntıların baş gösterdiğine dikkat çeken Kahveci, maaşlara yapılacak ek ödemelerin esnafa da yarayacağına işaret etti. Genel Başkanımız konuşmasına şu şeklide devam etti:

“Ülkedeki gelir dağılımında adaletin sağlanması için en önemli araçlardan bir tanesi benimsenen ücret politikalarıdır. Ürünlerin fiyatına fahiş oranlarda zam gelirken maaş artışlarının enflasyonun bile altında kalması, gelir dağılımını bozacak, ekonomik olumsuzlukların yükünü yalnızca çalışan kesime yükleyecek bir etken olacaktır. Bir süredir var olan ekonomik daralmanın yanı sıra COVID-19 salgınının da etkisiyle tüm dünya ekonomileri zor günlerden geçmektedir.  Dünyada pek çok devlet bu olumsuzlukları bertaraf etmek için çalışan, çalışmayan toplumun tüm kesimlerine doğrudan gelir desteği sağlamakta, çeşitli sektörlere teşvikler sunmaktadır.  Aynı şekilde devletimiz de salgın sürecinin olumsuz ekonomik etkilerini azaltmak için değişik sektörlere yönelik ekonomik destek ve tedbirleri hayata geçirmiştir.

Ülkemizde desteğe en çok ihtiyaç duyan kesimlerden birisi de maaşları enflasyonun bile altında kalan kamu görevlileri ve emeklilerdir. Tüm dünya ülkeleri dar ve sabit gelirli kesime yönelik tedbir alırken ülkemizde enflasyon yüzde 14,6 olmuş ama memur maaşına yüzde 3 artış yapılmıştır. Böyle bir uygulama var olan ekonomik sorunları daha da derinleştirir. Memur ve emeklilere yapılacak destek ekonomiye de can suyu olacak piyasaların canlanmasını sağlayacaktır.”

KAHVECİ: TALEPLERİMİZ ÜLKE GERÇEKLERİ ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRİLEREK, AİLELERİYLE BİRLİKTE 20 MİLYON VATANDAŞIMIZI YAKINDAN İLGİLENDİREN EK ZAM MÜJDESİ ARTIK VERİLMELİDİR

Kahveci, ek zam talebinin zorunluluktan ileri geldiğini vurguladığı konuşmasını şu şekilde tamamladı:

“Bu çerçevede kamu görevlilerinin ve emeklilerin maaş artışlarının gerçekleşen enflasyon, yoksulluk sınırı ve refah payının temel alındığı bir mantık içinde belirlenmesi lüzumludur. Ortaya çıkan mağduriyetleri gidermek, enflasyona yenik düşen, temel ve vazgeçilmez harcamalar karşısında eriyen maaşlarını telafi etmek ve alım gücünü yükseltmek amacıyla memur ve emeklilere de bir destek paketi açıklanmasını ve kamu görevlilerine ek zam verilmesin talep ediyoruz. Bu talebimizi ve gerekçelerini içeren mektuplarımızı bugün ülkemizin 81 ilinden Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Hazine ve Maliye Bakanı’na gönderiyoruz. Hazırladığımız gerçek maaş bordrolarını da mektubumuza ekledik ve kamu çalışanlarımızın içinde bulunduğu zorluğu ortaya koyduk.  Yetkililerin memurlarımızı enflasyona ve ekonomik olumsuzluklara ezdirmeyeceğini umuyor; maaşlardaki erimeyi telafi edecek ek bir zamla salgınla mücadelenin kahramanlarının yüzlerini güldürmesini bekliyor, hepinize saygılar sunuyorum.”

Basın açıklamasının ardından Genel Başkanımız Önder Kahveci ve sendikalarımızın Genel Başkanları, mektupları ve bordroları sayın Cumhurbaşkanı  ve Hazine ve Maliye Bakanı’na gönderdiler.

Gönderilen mektubun örneği aşağıdadır.

 

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI’NA

Sayın Cumhurbaşkanım, 

Malumları olduğu üzere 2020 ve 2021 yıllarında memur ve memur emeklilerine yapılacak maaş zamlarının belirlendiği toplu sözleşme görüşmeleri, 2019 yılının ağustos ayında gerçekleştirilmiş ve uzlaşma sağlanamadığı için konu hakkındaki kararı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu vermiştir. Buna göre kamu görevlileri ile emeklilerin sosyal ve özlük haklarında kayda değer bir kazanım sağlanamadığı gibi 2020 yılı için altışar aylık dönemler halinde yüzde 4’er, 2021 yılı için ise yüzde 3’er oranında zam yapılması karara bağlanmıştır.

Buna bağlı olarak 2020 yılı içerisinde memur ve emekli maaşlarına enflasyon farkı da dahil olmak üzere yüzde 11,56 zam yapılmışken yıllık enflasyon yüzde 14,60 olmuştur. Dolayısıyla geçtiğimiz yıl memur maaşları resmi enflasyon karşısında yüzde 3,04 erimiş bulunmaktadır.  Her ne kadar TÜİK’in belirlediği yıllık enflasyon ortalama yüzde 14,6 olsa da çeşitli mal ve hizmetler yüzde 28,12; ulaştırma yüzde 21,12; gıda yüzde 20,61; ev eşyası yüzde 18,04; sağlık harcamaları yüzde 16,67 oranında zamlanmış, memur maaşları yıllık ortalama 463,86 TL zamlanırken aynı dönemde dört kişilik ailenin insanca yaşamak için vazgeçemeyeceği zorunlu harcamaları 965,10 TL yükselmiştir.

2021 yılına ilişkin olarak ise memur maaşlarına, yılın her iki yarısı için yüzde 3, toplam kümülatif yüzde 6,1 oranında zam yapılması kararlaştırılmıştır. Buna karşın TCMB enflasyon tahminini yüzde 11,15 olarak güncellemiştir. 2021 yılında enflasyon hedefine ulaşılsa bile memur maaşlarının gerçekleşen enflasyon karşısında eriyeceği daha şimdiden kesinleşmiştir. Zaten ocak ayında alınan yüzde 3 zam, mart ayı itibarı ile vergi dilimindeki artışa gidecektir. Hal böyle olunca memur ve emeklilerimizin alım gücü yıldan yıla azalmakta, aile bütçesindeki açık her gün biraz daha büyümektedir. Enflasyon farkının alım gücünde bir telafi içermediği aksine geç kalmış bir mahsuplaşma ile memur maaşlarına reel anlamda sıfır zam yapıldığının tescili olduğu unutulmamalıdır. Enflasyonun toplumsal boyuttaki en olumsuz etkileri hiç kuşkusuz dar ve sabit gelirliler üzerinde görülmektedir. Memur ve emeklilerimiz alışveriş yapamaz, en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmiştir. Ülkedeki gelir dağılımında adaletin sağlanması için en önemli araçlardan bir tanesi benimsenen ücret politikalarıdır. Gelişmeler karşısında ürünlerin fiyatına fahiş oranlarda zam gelirken maaş artışlarının enflasyonun bile altında kalması, gelir dağılımını bozacak, ekonomik olumsuzlukların yükünü yalnızca çalışan kesime yükleyecek bir etken olacaktır.

Bütün dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını çerçevesinde devletimiz, salgın sürecinin olumsuz ekonomik etkilerini azaltmak için değişik sektörlere yönelik ekonomik destek ve tedbirleri hayata geçirmiştir. Ülkemizde desteğe en çok ihtiyaç duyan kesimlerden birisi de maaşları enflasyonun bile altında kalan kamu görevlileri ve emeklilerdir. Bu çerçevede kamu görevlilerinin ve emeklilerin maaş artışlarının gerçekleşen enflasyon, yoksulluk sınırı ve refah payının temel alındığı bir mantık içinde belirlenmesi lüzumludur. Ortaya çıkan mağduriyetleri gidermek, enflasyona yenik düşen, temel ve vazgeçilmez harcamalar karşısında eriyen maaşlarını telafi etmek ve alım gücünü yükseltmek amacıyla memur ve emeklilere de bir destek paketi açıklanması ve kamu görevlilerine ek zam verilmesi hususunu arz ve talep ederim.

MUSTAFA NURULLAH ALBAYRAK

TÜRK ULAŞIM-SEN GENEL BAŞKANI

 

DSC_4365 DSC_4377

DSC_4470 ekzm