Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Toplantısının sonuç bildirgesi yayınlandı

ffd

 

24 Haziran 2021 tarihinde yapılan Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Toplantısının sonuç bildirgesi yayınlandı.

TÜRKİYE KAMU-SEN YÜKSEK İSTİŞARE KURULU TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

(24 Haziran 2021)

Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, Konfederasyona bağlı sendikalarımızın genel başkanları, Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri ve il temsilcilerimizin katılımıyla 24 Haziran 2021 günü Ankara’da toplanmıştır. İstişare toplantısında ülkemiz kamuoyunu yakından ilgilendiren konular ile kamu görevlileri ve emeklilerinin 2022-2023 yıllarına ilişkin mali ve sosyal haklarının belirleneceği, 2 Ağustos 2021 tarihinde başlayacak olan 6. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri ele alınmıştır.

Bu çerçevede Konfederasyonumuzun görüşlerini içeren Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı sonuç bildirgesini kamuoyunun ve kamu görevlilerinin bilgilerine sunuyoruz.

1. Konfederasyonumuzun kuruluşunun 29. yıldönümünü tebrik ediyor, kuruluşumuzdan bugüne kadar teşkilatımıza emeği geçenlere şükranlarımızı sunuyoruz. 

  

“Dik baş, tok karın, mutlu yarın” diyerek “Önce ülkemiz” prensibiyle çalışan, üreten, yol gösteren, hak eden ve hak ettiğini mutlaka alan bir sendikacılık anlayışını benimseyen; devletimizin kazanımları, milletimizin değerlerine sahip çıkarken sarı sendikacılık yapmadan da hak mücadelesi verilebileceğini tüm dünyaya ispat eden Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikalarımız 29 yaşına girmiştir.

Türkiye Kamu-Sen, ilkeli ve kararlı bir şekilde yürüttüğü sendikal faaliyetleri, tavizsiz bir biçimde koruduğu çizgisi, mücadelesi ve sendikal harekete sunduğu katkıyla bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türk memur sendikacılığının öncüsü olmayı sürdürecektir. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak kuruluşundan bugüne kadar, camiamız içinde yer almış, üye olmuş, destek vermiş; işyeri temsilcilerinden şube başkanlarına, ilçe ve il temsilcilerinden genel merkez yöneticileri ve genel başkanlarına kadar herkese teşekkür ediyor, kuruluşumuzda belirlediğimiz ilkelerimizden sapmadan hedefimize ilerleyeceğimizin bilinmesini istiyoruz.

2. İçinde bulunduğumuz zor sürece rağmen Türkiye Kamu-Sen 2021 yılı içinde üye sayısını artırmayı başaran tek konfederasyon olmuştur. Bu başarıda pay sahibi olan tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyor, aramıza yeni katılan kamu görevlilerine “Yuvanıza hoş geldiniz.” diyoruz. 

Ülkemizin içinde bulunduğu zorlu sürece, kamu görevlilerine yapılan haksız yönlendirmelere rağmen Türkiye Kamu-Sen, son dört yıldır olduğu gibi bu yıl da büyümüş ve bu süre zarfında üye sayısını sürekli artıran tek konfederasyon olmuştur. Sarsılmaz bir inançla ve kararlılıkla yürüyüşümüzdeki en büyük pay hiç kuşkusuz ki; vatan ve millet aşığı, dürüst, inandığı yoldan sapmayan, değerlerine sahip çıkan ve hakkı hâkim kılmak için gücümüze güç katan, değerli teşkilat mensuplarımızındır. Yüksek İstişari Kurul olarak küresel salgının zor şartlarında alanları boş bırakmayarak hem hizmet hem de sendikacılık noktasında gösterdikleri kararlılık için tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyor, memurlarımızın mutlu, müreffeh geleceği, milletimizin birliği ve dirliği için verdiğimiz çetin mücadelede destek ve teveccühünü bizlerden esirgemeyen tüm kamu görevlilerimize “Yuvanıza hoş geldiniz.” diyoruz.

3. Bu toprakları bizlere yurt yapan tüm kahramanlarımıza minnetlerimizi ifade ediyor, tüm şehitlerimiz, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına Allah’tan rahmet, gazilerimize hayırlı ömürler diliyoruz. 

Büyük mücadeleler sonunda isimsiz kahramanlarımızın kanları ve canları pahasına yurt yapıp yaşadığımız bu topraklarda bugün yeni bir saldırı dalgası ile daha karşı karşıya olduğumuzu görmekteyiz. Yurdumuz, içeriden ve dışarıdan kuşatılmak istenmektedir. Müttefik bildiğimiz devletler can düşmanlarımızla kirli ittifaklar içine girmiştir. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak adalet, sevgi ve hoşgörü ile bölgemizde huzur ve barışı yeniden tesis edeceğimize, vatan toprakları üzerinde ilelebet hür ve bağımsız olarak yaşayacağımıza olan sarsılmaz inancımızı yineliyor, milli birliğimize kasteden, güvenlik güçlerimizi ve masum vatandaşlarımızı alçakça katleden terör örgütlerini ve bunlara destek olan iç ve dış tüm güçleri lanetliyoruz. Bu vesile ile bu toprakları bizlere vatan yapan şehitlerimiz, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına Allah’tan rahmet, gazilerimize hayırlı ömürler diliyoruz.

4. Yaklaşmakta olan 6. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde Türkiye Kamu-Sen bütün birikimi ve kararlılığıyla kamu çalışanlarının hak ve menfaatlerini savunacaktır. 

4 milyon dolayında kamu görevlisi, 2 milyon emekli ve aileleri ile 25 milyona ulaşan vatandaşımızın önümüzdeki iki yıllık süreçte geleceğinin belirleneceği 6. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri, 2 Ağustos 2021 tarihinde başlayacaktır. Türkiye Kamu-Sen, 430 bin üyesinden aldığı güçle, sorumluluğunun bilinci içinde, kamu görevlilerinin geçmiş dönem kayıpları, enflasyondan kaynaklı zararlar, ekonomik gelişmeler, aylık zorunlu harcama tutarlarındaki değişim ve refah payını da dikkate alarak belirlediği gerçekçi taleplerle, 4688 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanarak toplu sözleşme görüşmelerindeki yerini alacak ve kamu görevlilerinin ve emeklilerin haklarını sonuna kadar, kararlılıkla savunacaktır.

5. Toplu sözleşmenin taraflarını toplu sözleşme görüşmelerinin ciddiyetine ve önemine yakışır şekilde hareket etmeye davet ediyoruz.  

Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak bu yıl gerçekleştirilecek toplu sözleşme görüşmelerinde önceki yıllarda gördüğümüz; kapalı kapılar ardında gizli pazarlıklarla sürecin yürütülmesi, kazanılmış hakların geriye götürülmesi, bağıtlanmış toplu sözleşme hükümlerinin kamu görevlileri aleyhine olacak şekilde değiştirilmesi, toplu pazarlıkların zamanından önce bitirilerek kamu görevlileri ve emeklilerin sorunlarının tartışılmasının engellenmesi gibi olumsuzlukların yaşanmamasını umut ediyor, yetkili sendika ve konfederasyonlar ile Kamu İşveren Heyeti’ni toplu sözleşme görüşmelerinin ciddiyetine ve önemine yakışır şekilde davranmaya davet ediyoruz.

6. Kamu görevlilerinin maaş artışlarının hedeflenen enflasyon sarmalından kurtarılması, gerçek enflasyon, harcamalar, büyüme ve refah payının dikkate alındığı bir sisteme geçilmesi bu yılki toplu sözleşme görüşmelerinin en önemli gündemi olacaktır. 

Toplu sözleşme sistemine geçildiği 2012 yılından beri memur maaş artışlarının belirlenmesinde hedeflenen enflasyon temel kriter olarak kabul edilmekte, maaş artışları umut edilen enflasyon çerçevesinde artarken her yıl gerçek enflasyon, hedef enflasyonu kat be kat aşmaktadır. Hal böyle olunca memur maaşları günden güne erimekte, alım gücü düşmekte, memur ve emeklilerimiz üzerindeki ekonomik yük artmakta, gelir dağılımı bozulmaktadır.

Bu nedenle Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak Kamu İşveren Heyeti’nin bu yıl da hedeflenen enflasyon çerçevesinde bir maaş zam teklifinin nezdimizde katiyetle kabul görmeyeceğinin bilinmesini, maaş artışlarında gerçek enflasyon, harcama kalemlerindeki artış, büyüme ve refah payının dikkate alınarak kamu çalışanlarımızın maaşlarının reel olarak yükseltilmesini talep etmekteyiz.

7. Ekonomik gerçekler dikkate alındığında toplu sözleşme görüşmelerinin en önemli konularından birinin memur maaşlarına ilave zam yapılması olduğunu bir kere daha hatırlatıyoruz. 

Hali hazırda açıklanan resmi enflasyonun yüzde 16’ları aştığı 2021 yılında, memur maaşlarına yalnızca yıllık %6 zam yapılması kararlaştırılmıştır. Yaşadığımız pandeminin de etkisi ile gıda fiyatlarındaki artış yüzde 21’i bulmuş, ailenin zorunlu harcamaları haziran ayları itibarı ile son bir yıl da 1260 TL yükselmiştir. Buna bağlı olarak kamu çalışanlarının ve emeklilerin alım gücü son bir yılda yüzde 688 TL düşmüştür. TCMB’nin faizleri arttırarak %19’lar düzeyinde tutması, önümüzdeki dönemde enflasyonun daha da yükseleceğinin işaretidir. Kaldı ki bu dönemde memur maaşları altın, gümüş, döviz, gayri menkul gibi tüm yatırım araçları karşısında da yüzde 50’ye varan oranlarda değer kaybı yaşamıştır. Hal böyle iken yetkili olduğu halde etkisini ortaya koyamayan sözde yetkili sendikalar ve konfederasyonun basiretsizliği nedeni ile maaşlar yılın ikinci yarısında da erimeye devam edecektir.

Bütün gerçekler göz önünde bulundurulduğunda 2021 yılı için memur ve emeklilere reva görülen bu zammın hiçbir mesnet ve karşılığı bulunmamaktadır. Gerek ekonomik gerçekler gerekse resmi tahminler göz önünde bulundurulduğunda memur ve emekli maaşlarına geçmiş dönem kayıplarını da karşılayacak şekilde tatminkâr bir artış yapılması zorunludur. Türkiye Kamu-Sen’in 6. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerindeki olmazsa olmaz taleplerinin başında maaşlarda yaşanan kayıpların karşılanması gelecektir.

8. Kamuda güvencesiz istihdama son verilerek tüm güvencesiz sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesini talep ediyoruz. 

Kamuda iş güvencesini zayıflatan, her türlü baskı ve istismara açık bir yapı arz eden 4/B’li, 4/C’den 4/B’ye geçen sözleşmeli, geçici, vekil, idari hizmet sözleşmeli gibi adlar altında güvencesiz istihdam modelinin kaldırılarak personelin memur kadrolarına geçirilmesi sağlanmalı, kamu kuruluşlarında memur işi yapan işçiler de aynı çerçevede kadroya geçirilerek kamu istihdam yapısı güvenceli bir şekilde düzenlenmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nda 2016 yılında getirilen süreli sözleşmeli personel uygulaması ile kamuda süresiz sözleşmeli istihdamı ve 3+1 yıl süreli sözleşmeli istihdamı gibi bir ayrımcılık daha ortaya çıkmıştır. Bu durum Anayasanın kanun önünde eşitlik ilkesine de aykırı bir yapı oluşturmaktadır. Son dönemde bazı belediyelerde çalışan sözleşmeli personelin işten çıkarılmalarının, Türk Yerel Hizmet-Sen’in hukuk mücadelesi sonucunda yargı kararıyla hukuksuzluğu ortaya konmuştur.

Bununla birlikte pek çok süresiz sözleşmeli personel adalet ve hakkaniyet ilkesine uymayan sözleşmeli personel istihdamının kaldırılması yolunda yargıya başvurmuş ve mahkemeler olumlu yönde karar vermiştir. Bu çerçevede artık yargı kararlarıyla da adaletsiz olduğu tescillenen sözleşmeli personel istihdamının kaldırılması elzemdir. Yaşanan gelişmeler, kamuda sözleşmeli personel istihdamının kamu hizmetlerinin devamlılığı ve tarafsızlığı ilkesine uygun olmadığını bir kere daha gözler önüne sermiştir. Yetkililer mahkeme kararlarını da göz önünde bulundurarak bir an önce sözleşmeli personel istihdamına son verecek düzenlemeyi hayata geçirmelidir. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, hak ve sorumluluklarda eşitlik, aile birliğinin sağlanması ve adaletin bir gereği olarak istisnasız tüm güvencesiz sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi hususunda kararlı ve ısrarcıdır.

9. 3600 Ek Gösterge konusu bütün memurları kapsayacak şekilde genişletilerek sonuca bağlanmalıdır.

24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleştirilen seçimler öncesinde Sayın Cumhurbaşkanı öğretmen, polis, hemşire ve imamların ek gösterge rakamlarının 3600’e yükseltileceğini ifade etmiştir. Ancak aradan geçen süreye rağmen verilen sözlerin tutulmadığını üzülerek görmekteyiz. Bu çerçevede en doğru yol; Sayın Cumhurbaşkanı tarafından verilen söze paralel olarak öğretmen, din görevlisi, hemşire ve polisler yanında müdürler, müdür yardımcıları, şefler, merkez taşra ayrımına tabi tutulanlarla, kurum içi yükselme sınavıyla gelen uzmanlar, idareci konumundaki kamu görevlileri, denetmenler, avukatlar, ek gösterge uygulamasından hiç faydalanamayan mübaşir, teknisyen yardımcısı, şoför gibi Yardımcı Hizmetler Sınıfına dahil olan personel gibi bütün kamu görevlilerinin ek gösterge rakamlarının yeniden ve adaletli bir şekilde düzenlenmesi olacaktır. Bu konuda hazırlanmasına katkıda bulunduğumuz ve uzun süreden beri TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda beklemekte olan kanun teklifinin bir an önce gündeme alınmasını talep etmekteyiz.

10. Emekliliğin bir kâbus olmaktan çıkarılması için bütün ek ödemeler emekliliğe sayılmalıdır.

Kamu görevlilerinin çalışırken elde ettiği ücret ile emekli olduğu zaman alacağı maaş arasındaki uçurumu kapatmak, özellikle emekli kamu görevlilerini yoksulluk sınırında yaşamaktan kurtarmak amacıyla, memur maaşını oluşturan bütün kalemler ile ek ödeme, döner sermaye, ek ders, sosyal denge sözleşmesi gibi tüm ödemelerin emekli keseneğine dâhil edilerek, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi, bu yolla her çalışanın eline geçen ücret ile orantılı emekli maaşı almasının sağlanması gerekmektedir.

11. COVID-19 Salgını sürerken salgına karşı insanüstü mücadele veren başta sağlık çalışanları olmak üzere tüm kamu çalışanlarının maddi ve manevi olarak desteklenmesini talep ediyoruz.   

2019 yılının sonunda Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan COVİD-19 küresel bir salgın haline gelerek insanlık tarihinin en büyük travmalarından birisi olmuştur. Virüsten etkilenenlerin ve virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı hızla artmaktadır. Bu çerçevede vatandaşlarımızın sağlığı uğruna mesai mefhumu gözetmeksizin hayatlarını ortaya koyan başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere kamu hizmetlerinin kesintisiz bir biçimde sağlanması için cansiperane mücadele veren tüm kamu görevlilerine teşekkür ediyor, salgınla mücadele esnasında hayatını kaybeden sağlık çalışanları ve kamu görevlilerine ve tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, hastalara acil şifalar diliyoruz.

Bununla birlikte salgın nedeni ile çeşitli olumsuzluklara maruz kalan, gelirleri düşen kamu görevlilerinin desteklenmesinin gerekli olduğunun altını önemle çiziyoruz. Her türlü güçlüğe göğüs gererek görevlerini sürdüren sağlık çalışanlarımız ve diğer kamu görevlilerinden, görevleri nedeni ile virüse maruz kalarak hayatını kaybedenlerin şehit statüsünde değerlendirilmesi; COVID-19’un ise meslek hastalığı olarak tanımlanması yolundaki talebimizi ısrarla yineliyoruz. Bu uygulamanın salgın ile mücadele eden kahraman kamu görevlilerimize minnet borcumuzun bir ifadesi olacağını vurguluyoruz.

12. Toplu sözleşme görüşmelerinde kamudaki her türlü ayrımcılığa son verilecek adımlar atılmasını istiyoruz.   

Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler, 15 Temmuz hain darbe girişimi ile birlikte değerlendirildiğinde; ülkemizde birlik ve beraberliğin korunması, toplumsal huzur ve refahın tesis edilmesinin önemini bir kat daha artırmaktadır. Birlik ve beraberliğimizin muhafazası ise ancak toplumun her alanında adalet, liyakat ve eşitlik ilkesinin tavizsiz bir biçimde hayat bulmasıyla mümkündür. COVID-19 salgını esnasında, ayrım yapmaksızın bütün kamu görevlilerimizin yaptığı fedakârlıklar bir kere daha görülmüşken, çalışanlarımızı sendikal aidiyetler üzerinden ayrışma, bölünme ve baskı ortamına sürükleyen anlayışı kabul etmiyoruz. Kamudaki her türlü ayrımcılığın bir an önce sonlandırılmasını bir kere daha yüksek sesle talep ediyoruz.

13. Evrensel sendikacılığa uygun, uluslararası sözleşmelerde tanınan hakları içeren, adil, demokratik ve çağdaş bir sendika ve Toplu Sözleşme Kanunu istiyoruz. 

2019 yılında yaşanan toplu sözleşme süreci, 4688 sayılı Kanunun revize edilerek toplu sözleşme görüşmelerinin katılımcı bir yapıya kavuşturulmasının, toplu sözleşme imzalama ya da uzlaştırma mekanizmalarına başvuru haklarının masada bulunan konfederasyonların temsilcilerinin çoğunluk kararına bağlanmasının, genel toplu sözleşme görüşmeleri ile hizmet kollarına ilişkin toplu sözleşme görüşmelerinin ayrılmasının, Hakem Kurulu’nun yapısının tarafların eşit temsiline dayalı olarak yeniden düzenlenmesinin, kamu görevlilerinin grev ve siyasete katılma haklarının tanınmasının zorunlu hale geldiğini bir kere daha ortaya koymuştur. Emekli olan kamu çalışanlarının sendikalara üye olabilmeleri sağlanmalıdır. Ülkemiz tarafından onaylanmış bulunan BM Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Sözleşmenin 8. maddesi, ILO’nun 87 Sayılı Sözleşmesinin kamu çalışanlarına uygulanmasını düzenleyen 151 Sayılı Sözleşmesi, 98 sayılı ILO  Sözleşmesi, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 23. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddeleri Anayasamızın 90. maddesi hükmü çerçevesinde ele alındığında kamu çalışanlarının adil bir temsil ile gerçek anlamda toplu sözleşme ve grev haklarını kullanmalarını ve siyasete katılmalarını sağlayacak düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir.  Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, bu konuda derhal çalışmalara başlanarak evrensel sendikacılığa uygun, uluslararası sözleşmelerde tanınan hakları içeren, adil, demokratik ve çağdaş bir kanun teklifi hazırlanması gerektiğine inanmaktadır.

14. Toplu sözleşme görüşmelerinde vergi adaletsizliğine kalıcı bir çözüm getirilmelidir. 

Bugün kamu görevlilerinin en büyük sorunlarının başında, ülkedeki vergi sisteminin adaletsizliği gelmektedir. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin kaynağı da vergi sistemindeki bu adaletsizliktir. Ücretli kesimden alınan gelir vergisi oranlarının kısa sürede %20 ve %27’lik dilimlere yükselmesi nedeniyle kamu görevlilerinin maaşları yıl içinde düşmekte, alınan maaş zamları artan vergi yüküne gitmektedir. Her ne kadar çıkarılan kanunla yüksek gelirli kesimin gelir vergisi oranları artırılmış olsa da gerek vergi istisnaları gerekse sonradan getirilen vergi afları nedeniyle yüksek gelirli kesimin ödeyeceği vergi miktarının artmayacağı, vergi yükünü yine çalışan kesimin taşıyacağı aşikardır. Bu nedenle Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, gelir vergisine ilişkin mevzuatta çalışanlar lehine bir düzenleme yapılmasını ve kamu görevlilerinin ödediği gelir vergisi oranının %15’e sabitlenmesini talep etmektedir.

15. Görevde yükselme ve atamalarda tarafsızlık ve liyakat esas alınmalıdır.

Kamu görevlilerinin atanmalarında, görevde yükselmelerinde, tayin ve terfilerinde tarafsızlık ve liyakat ilkelerinden vazgeçilmemesi; idareci kadrolarına hak eden, liyakatli kamu görevlilerinin getirilmesi; kamu kurum ve kuruluşlarında, çalışma barışının, birlik, dayanışma ve verimlilik artışının sağlanması için en temel gerekliliktir. Kamu görevlileri arasında kadrolaşmanın, adam kayırmanın, haksızlığın, hukuksuzluğun son bulmasının, kamu kurum ve kuruluşlarının idarelerinin tarafsızlığının sağlanmasının adil bir sınav ve atama sistemi ile çağdaş bir yönetim anlayışının oluşturulmasından geçtiği bilinmelidir. Bu kapsamda özellikle yönetici atamalarında yazılı sınava dayalı adil, şeffaf ve tarafsız bir sistem oluşturulmalı, kamuya personel alımlarında mutlak surette yazılı sınava itibar edilmeli, taraflı değerlendirmelere açık sözlü sınav uygulamasından bir an önce vazgeçilmelidir.

16. Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin beklentileri karşılanmalıdır.

Kamuda liyakat ilkesinin bir gereği olarak Yardımcı Hizmetler Sınıfına dahil personel bir defaya mahsus olmak üzere Genel İdari Hizmetler Sınıfına geçirilmeli, bu yolla kamu görevlilerimiz arasında oluşan adaletsizlikler giderilmeli, herkesin eğitim seviyesinin gerektirdiği kadro derecesine yükselmesi sağlanmalıdır.

17. Tüm memur, sözleşmeli ve geçici personel ile bunların emeklilerine dini bayramlar öncesinde bayram ikramiyesi verilmesi sağlanmalıdır.

Kamuda memurlar dışında tüm personele ve emeklilere bayram ikramiyesi ödenmektedir. Bu haktan faydalanamayan tek kesim memurlardır. Bu durum büyük bir adaletsizlik yaratmaktadır. Her ne ad altında olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan tüm memur, sözleşmeli ve geçici, vekil gibi personele Ramazan ve Kurban bayramları öncesinde bayram ikramiyesi verilmelidir.

18. Kamu görevlilerinin acil çözüm bekleyen sorunlarının hazırlanacak bir “Memur Paketi” içinde TBMM’de yasalaşarak çözüme kavuşturulmasını istiyoruz.

 

Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, yukarıda sıraladığımız taleplerimizle birlikte sosyal yardımların emeklilikte de ödenmesi, aile bütünlüğünün korunması, kadın istihdamının geliştirilmesi, kreş ve gündüz bakımevleri açılması, zorunlu rotasyon, sicil ve disiplin uygulamaları, görevde yükselme, atama ve yer değiştirme gibi personelin ekonomik durumunu, verimliliğini ve etkinliğini doğrudan etkileyen konulardaki sorunların sürüncemede bırakılmasının önüne geçilmesi için bir memur paketi hazırlanması konusunda ısrarcıdır. Hazırlanacak memur paketinin TBMM’de kanunlaşarak sayıları 25 milyona ulaşan vatandaşımızın beklentilerinin bir an önce karşılanması sağlanmalıdır.

19. Türkiye Kamu-Sen olarak nimette de külfette de adalet istiyoruz. 

Ülkemizin ekonomik imkânlarının, siyasi ve politik gelişmelerin ve memurumuzun içinde bulunduğu durumun farkında olan Konfederasyonumuz, bu bilinç içinde toplu sözleşme görüşmelerine ilişkin hazırlıklarını yapmakta, taleplerini belirlemektedir. Toplumun belirli kesimlerine kaynak aktarırken, vergi, prim ve ceza afları ile kamu alacaklarından vaz geçerken hiçbir çekince görmeyen yetkililerin, kamu çalışanlarının da ekonomik sorunlarını çözecek düzeyde bir artış yapma zorunluluğu bulunmaktadır. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak kamu çalışanları adına, daha adil bir gelir dağılımı sağlanması ve ekonomik gelişmelerin kamu görevlileri ve emekliler üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin giderilmesi için gerekli artışın yapılmasını, kamu görevlilerinin milli gelirden hak ettiği payı almasını istiyoruz.

Siyasi iktidarı, ekonomik gerçekler, toplumun ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda karar almaya davet ediyoruz. Bu davetimizin yetkililer nezdinde karşılık bulmaması, 2021 yılı toplu sözleşme sürecinin de geçmiş yıllarda olduğu gibi tek taraflı bir dayatmaya ve kapalı kapılar ardında yapılan gizli pazarlıklara dönüşmesi durumunda, yetkili sendikalar başta olmak üzere bu duruma çanak tutan herkesin kamu görevlileri ve kamuoyu vicdanında mahkûm olacağı bilinmelidir.

20.  Türkiye Kamu-Sen olarak 6. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde kamu çalışanlarının haklarının ilerletilmesi için her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu ilan ediyoruz. 

Bu süreç boyunca Konfederasyonumuz kamu görevlilerinin haklarının ve menfaatlerinin korunup geliştirilmesi için yetkili konfederasyonla ortak talep belirlenerek masadaki dağınık yapının sona erdirilmesi, pazarlıklarda kamu görevlilerinin elinin güçlendirilmesi için ortak eylem yapılması dahil toplu sözleşme masasına her türlü katkıyı sunmaya hazır bir biçimde pazarlıklarda yerini alacak, süreç içinde kamu görevlileri aleyhine gelişecek her karara müdahil olacak; kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz için atılacak her türlü olumlu adım, nezdimizde anında karşılık bulup desteklenecektir.

Kamuoyuna duyurulur.

TÜRKİYE KAMU-SEN YÜKSEK İSTİŞARE KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

Konfederasyonumuz Türkiye Kamu-Sen’in 29. Kuruluş yıldönümü münasebetiyle, Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezi’nde Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi.
Gerçekleştirilen toplantıya, MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Yaşar YILDIRIM, TÜRKAV Genel Başkanı Sayın Ebubekir KORKMAZ, Sendikalarımızın Genel Başkanları, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri ve Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcileri katıldı.
Yüksek İstişare Kurulu toplantısında, 6. Dönem toplu sözleşmeler öncesinde hazırlanacak talepler ve izlenecek yol hakkında istişarede bulunuldu.
DSC_0525 DSC_0396
DSC_0190 DSC_0165
DSC_0545

TÜRK ULAŞIM-SEN 29 YAŞINDA

29
18 Haziran 1992’de “İlkemiz, Önce Ülkemiz” şiarıyla, adını TÜRK olmanın gururundan alarak, milli ve manevi hasletleri yüksek, vatan, devlet, bayrak, ezan ve hak için adanmış bir ömürden başka sermayesi olmayan bir avuç gönül ve dava adamının desteğiyle çıktığımız bu kutlu yolda bugün 29 yılı geride bırakmanın gururunu ve mutluluğunu yaşamaktayız.
Hak alma mücadelemizde nice 29 yıllara ulaşmak dileğiyle, davamıza emek vermiş herkese teşekkür ediyor, aramızda olmayanlara Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.
VAR OLSUN TÜRK ULAŞIM-SEN
VAR OLSUN TÜRKİYE KAMU-SEN
Mustafa Nurullah ALBAYRAK
Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı

TCDD VE DHMİ’DE FAALİYET GÖSTEREN DERNEKLERLE TOPLU SÖZLEŞME ÖNCESİ İSTİŞARE TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

TCDD ve DHMİ’de faaliyet gösteren, DEMARD, DEKAD, DEGÜVDER, Demiryolu Trafik Kontrolörleri Derneği, DETEVAD, YOLDER, ARFF Derneği, ATSEP, SİHAGÜVDER, HAVELTED ve HAVAULAŞDER’in Genel Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla Sendika Genel Merkezimizde istişare toplantısı gerçekleştirildi.

Gerçekleştirilen toplantıda, Ağustos ayında gerçekleştirilecek olan Toplu Sözleşme görüşmelerinde ele alınması istenilen talep ve öneriler hakkında istişarelerde bulunuldu.

Toplantının sonunda, katılımcılar, ulaşım çalışanlarının taleplerinin yer aldığı dosyaları Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK’a takdim ettiler.

 

DSC_9681

DSC_9672

DSC_9668

DSC_9647

DSC_9704

DSC_9720

EN BÜYÜK TEPKİ BAŞARIDIR. TEŞEKKÜRLER ULAŞIM ÇALIŞANLARI…

Değerli Arkadaşlarım,

15 Mayıs tarihi itibari ile, 2021 yılının yetki dönemini geride bırakmış bulunmaktayız. Herkesin bildiği gibi, ülkemizde yaşanan pandemi; tüm vatandaşlarımızı ve tüm sektörleri etkilediği gibi, sendikacılığı da olumsuz etkilemiştir.
Pandemi nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde, kurumlarımızda görev yapan 60 yaş üstü personel ile kronik rahatsızlığı bulunan personel idari izinli sayılmış, mevcut personel ise uzaktan veya dönüşümlü olarak çalıştırılmıştır.

Bunların yanı sıra sokağa çıkma yasağı ve seyahat yasağı gibi kısıtlamalarda yürürlüğe konulmuştur.
Tüm bu uygulamaların, kamu çalışanlarına ulaşılmasına ve sendikal faaliyette bulunulmasına engel teşkil ettiği bir gerçektir.

Ancak bizler yaşanan tüm bu olumsuzluklara rağmen, sürekli alanlarda bulunarak mücadele etmeye devam ettik. Sokağa Çıkma kısıtlamasının olduğu dönemler de dahil olmak üzere, Ramazan ayı boyunca ve Ramazan Bayramında mesai mefhumu gözetmeden Genel Merkezimizde bulunduk, kurumlarımızı kapanma sürecinde ziyaret ettik. İşyerlerinde nöbette olan personelin yanlarında olduk. Ramazan Bayramı süresince kurumlarda görev yapan çalışanları ziyaret ederek bayramlarını kutladık. Kısacası tüm zor şartlara rağmen sendikal faaliyetlerimizi sürdürdük ve bugüne kadar yapılmayanları yaparak bir ilk gerçekleştirdik.

Türk Ulaşım-Sen’i hak ettiği noktaya taşımak, bizlere bu ulu çınarı emanet edenlere karşı borcumuzdur. Bunun için her zamankinden daha çok çalışarak yılmadan ve yorulmadan mücadele edeceğiz.

Değerli Arkadaşlarım,

Geçmişte rahat günlerde yatıp yuvarlanarak sendikamızı bir adım ileriye götüremeyenlere, o günleri yetkiye çeviremeyenlere, elimizdeki kurumları bir bir kaybettirenlere, ülkemizde görülen Covid – 19 pandemisinin ve çalışma şartlarının tüm olumsuzluklarına rağmen göreve geldiğimiz günden bugüne kadar geçmişte kaybedilen kurumları (Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, TÜRASAŞ Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü) bir bir geri almaktayız ve almaya da devam edeceğiz.

2021 yılı yetki döneminde yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde;

1- TÜRASAŞ Genel Müdürlüğünde üye sayımızı %4,6 artırarak YETKİLİ SENDİKA olduk.
2- Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında üye sayımızı % 6,54 oranında artırarak tekrar YETKİLİ SENDİKA olduk bu süreçte fedakarca çalışan Şube Başkanımız Yalçın Uzunkaya ve Yönetim Kuruluna teşekkür ederiz.
3- Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünde üye sayımızı %10 artırarak tekrar YETKİLİ SENDİKA olduk. Bu süreçte fedakarca çalışan Eyüp Kapaklı ve arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.
4- DHMİ Genel Müdürlüğünde 17 Havalimanında YETKİLİ SENDİKA olduk. Emek veren tüm Şube Başkanlarımıza, İl Başkanlarımıza ve İşyeri Temsilcilerimize teşekkür ederiz.
5- DHMİ Genel Müdürlüğü merkez binasında üye sayımızı % 90 artırarak, yetkiyi alma açısından kafa kafaya gelinmiştir. Bu süreçteki DHMİ Ankara-3 Nolu Şube Başkanımız Nuh İyikan ve çok kıymetli vefakar azimli yönetim kuruluna ayrıca teşekkür ederiz.
6- Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında 5 Bölge Müdürlüğünde ve 31 Liman Başkanlığında YETKİLİ SENDİKA olduk.
7- TÜRASAŞ Sakarya Bölge Müdürlüğünde üye sayımızı %6,42 oranında artırdık. Bu süreçte fedakarca çalışan Şube Başkanımız Ali Azem Fındık ve yönetim kuruluna teşekkür ederiz.
8- TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğünde üye sayımızı %8,33 oranında artırdık bu süreçte fedakarca çalışan Şube Başkanımız İlker Çelikus ve fedakar yönetim kuruluna teşekkür ederiz.
9- TCDD ve TCDD Taşımacılık A.Ş.’de üye sayımız korunmuştur. Emek veren tüm Şube Başkanlarımıza ve İl Başkanlarımıza ve İşyeri Temsilcilerimize teşekkür ederiz.

YETKİLİ SENDİKA OLDUĞUMUZ HAVALİMANLARI:

1- Erzurum Havalimanı
2- Gaziantep Havalimanı
3- Adnan Menderes Havalimanı
4- Bursa Yenişehir Havalimanı
5- Gökçeada Havalimanı
6- Kahramanmaraş Havalimanı
7- Kastamonu Havalimanı
8- Kocaeli Cengiz Topel Havalimanı
9- Konya Havalimanı
10- Ordu-Giresun Havalimanı
11- Sinop Havalimanı
12- Sivas Nuri Demirağ Havalimanı
13- Tokat Havalimanı
14- Çaycuma Havalimanı
15- Şırnak Havalimanı
16- Nevşehir Havalimanı
17- Hakkari Yüksekova Havalimanı

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI MERKEZ VE TAŞRA TEŞKİLATINDA YETKİLİ SENDİKA OLDUĞUMUZ İŞYERLERİ;
MERKEZ TEŞKİLATI:

1- Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü
2- Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü
3- Denizcilik Genel Müdürlüğü
4- Haberleşme Genel Müdürlüğü
5- Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü
6- Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
7- Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü
8- Strateji Geliştirme Başkanlığı
9- Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi Başkanlığı
10- Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı
11- Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği

BÖLGE MÜDÜRLÜKLERİ:

1- İzmir Bölge Müdürlüğü
2- Adana Bölge Müdürlüğü
3- Antalya Bölge Müdürlüğü
4- Gaziantep Bölge Müdürlüğü
5- Sivas Bölge Müdürlüğü

LİMAN BAŞKANLIKLARI:

1- Tekirdağ Liman Başkanlığı
2- Zonguldak Liman Başkanlığı
3- KDZ.Ereğli Liman Başkanlığı
4- Silivri Liman Başkanlığı
5- Ambarlı Liman Başkanlığı
6- Yalova Liman Başkanlığı
7- Şile Liman Başkanlığı
8- Çanakkale Liman Başkanlığı
9- Bandırma Liman Başkanlığı
10- Gemlik Liman Başkanlığı
11- İzmir Liman Başkanlığı
12- Aliağa Liman Başkanlığı
13- Bodrum Liman Başkanlığı
14- Dikili Liman Başkanlığı
15- Marmaris Liman Başkanlığı
16- Göcek Liman Başkanlığı
17- Güllük Liman Başkanlığı
18- Kuşadası Liman Başkanlığı
19- Antalya Liman Başkanlığı
20- Kemer Liman Başkanlığı
21- Kaş Liman Başkanlığı
22- Samsun Liman Başkanlığı
23- Bartın Liman Başkanlığı
24- İskenderun Liman Başkanlığı
25- Botaş Liman Başkanlığı
26- Taşucu Liman Başkanlığı
27- Anamur Liman Başkanlığı
28- Trabzon Liman Başkanlığı
29- Sürmene Liman Başkanlığı
30- Tatvan Liman Başkanlığı
31- İzmir Denizdibi Tarama Başmühendisliği

Değerli Ulaşım Çalışanı Arkadaşlarım,

Bu hayati süreçte sizlerden aldığımız bu destek; Ulaşım sektörünün öncü sendikası olarak sizlerin haklarını koruyup daha da ileri götürmek ve ülkemiz sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak için bizlere güç vermektedir.
Memurlarımızın mutlu ve müreffeh geleceği, milletimizin birliği ve dirliği için verdiğimiz çetin mücadelede destek ve teveccühünü bizlerden esirgemeyen tüm üyelerimize, gösterdikleri kararlılık için teşekkür ediyorum.

Tüm zor şartlara rağmen, alanlarda bulunarak sendikamızın daha ileriye gitmesi için mücadele eden tüm Şube Başkanlarımıza, Şube Yönetim Kurulu Üyelerimize, İl Başkanlarımıza ve İşyeri Temsilcilerimize yürekten teşekkür ediyorum.

Mustafa Nurullah ALBAYRAK
Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı

 

1

2

3

4

5

6

7

9

8

 

 

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI SAYIN ADİL KARAİSMAİLOĞLU SENDİKAMIZI ZİYARET ETTİ.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU, UAB Strateji Geliştirme Başkanı Sayın Yunus Emre AYÖZEN, UAB Personel Genel Müdürü Sayın Leyla AKINCI, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Danışmanı Sayın Mustafa ULU ve UAB Özel Kalem Müdürü Sayın Sinan GÜLER ile birlikte, Konfederasyonumuz Türkiye Kamu-Sen ve Sendikamızı ziyaret etti.
Gerçekleştirilen ziyarette Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, işkolumuzda yer alan kurumlarda görev yapan çalışanların sorunlarının yer aldığı dosyaya Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU’na takdim ederek, TCDD “Kurumsal Dönüşüm Projesi” ile ilgili sendikamızın görüşlerini aktarmış ve TCDD’nin ve TCDD Çalışanlarının statüsünün korunması gerektiğini ifade etmiştir.
Genel Başkanımız ayrıca, DHMİ ve SHGM Çalışanlarının Havacılık Tazminatı’ndaki adaletsizliklerin giderilmesini, TCDD Taşımacılık A.Ş.’de yapılacak olan mülakatların hakkaniyet ve liyakat kriterleri göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmesini, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Unvan Değişikliği sınavı sonucunda ataması yapılacak kişi sayısının artırılmasını talep ederek, kurumlarda yapılan atamaların liyakat ve ehliyet esasları dikkate yapılması gerektiğini ifade etmiştir.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU ise, TCDD’nin yapılandırılması ile ilgili Türk Ulaşım-Sen’in görüşlerinin çok önemli olduğunu ve dikkate aldıklarını ifade ederek, Havacılık Tazminatı ile ilgili gerekli çalışmaların yapılacağını söylemiştir.
Sayın Bakan Adil KARAİSMAİLOĞLU’na nazik ziyaretinden dolayı teşekkür eder, başarılı çalışmalarının devamını dileriz.

 

DSC_9243

DSC_9251

DSC_9217

WhatsApp Image 2021-05-18 at 12.16.10 (3)

 

SENDİKAMIZIN, TCDD “KURUMSAL DÖNÜŞÜM PROJESİ RAPORU”

TCDD’DE “KURUMSAL DÖNÜŞÜM PROJESİ”

Türk Ulaşım-Sen olarak, Cumhurbaşkanlığı 2021 Yıllık planında “TCDD’nin statüsünün değiştirilmesi” ifadesinin yer alması üzere, söz konusu yıllık planın yayınlandığı tarihten bugüne kadar konuyla ilgili çalışmalarımızı aralıksız sürdürmekteyiz.

Yıllık Plan yayınlandıktan sonra, zaman içerisinde TCDD Çalışanları arasında TCDD’nin yeniden yapılandırılacağı söylentileri başlamış, çalışanları gelecekleri konusunda endişeye düşürmüştür. Ancak, sendikamıza konuyla ilgili herhangi bir resmi bir bilgi verilmediği için bu konunun doğruluğunu teyit etmek ve ayrıntılarını öğrenmek üzere çalışmalara derhal başlanmıştır. Bu kapsamda;

20.01.2021 – TÜRK-İŞ VE DEMİRYOL-İŞ GENEL BAŞKANI SAYIN ERGÜN ATALAY’I ZİYARET ETTİK.

Bunun üzerine Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK 20.01.2021 tarihinde Türk-İş ve Demiryol-İş Genel Başkanı Sayın ERGÜN ATALAY’ı ve Demiryol-İş Yönetim Kurulu Üyelerini ziyaret ederek konuyla ilgili görüşmüş ve istişarelerde bulunmuştur.

02.02.2021- ŞUBE BAŞKANLARIMIZLA ÇEVRİMİÇİ ORTAMDA TOPLANTI YAPILMIŞ VE SENDİKAMIZIN GÖRÜŞLERİ AKTARILMIŞTIR.

04.02.2021 – TCDD GENEL MÜDÜRÜ SAYIN ALİ İHSAN UYGUN’U ZİYARET ETTİK.

04.02.2021 tarihinde Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, TCDD Genel Müdürü Sayın Ali İhsan UYGUN’u konuyla ilgili bilgi edinmek için ziyaret etmiş ancak, TCDD Genel Müdürü Sayın Ali İhsan UYGUN tarafından net bir bilgi verilmemiştir.

25.02.2021 – TCDD’DE FAALİYET GÖSTEREN DERNEKLERLE İSTİŞARELERDE BULUNDUK

25.02.2021 tarihinde, TCDD’de faaliyet gösteren DEMARD, DEMOK, YOL-DER, DEKAD, DEMMAGAD, Demiryolu Trafik Kontrolörleri Derneği, LOÇA-DER, EN-KAMU-DER, Kamu-Ender, DETEVAD, BİRDEM, DEGÜVDER, RESTDER ve DESTDER Derneklerinin Genel Başkanları ve Yöneticileri ile Genel Merkezimizde toplantı yapılmıştır.

Gerçekleştirilen toplantıda, TCDD Çalışanları arasında yayılan ve çalışanları son derece rahatsız eden TCDD’nin yeniden yapılandırılacağı söylentileri ile ilgili istişarelerde bulunulmuştur.

Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK bu toplantıda, Türk Ulaşım-Sen olarak, ülkemiz ve milletimiz için son derece stratejik bir öneme sahip TCDD’nin yeniden yapılandırılmasına karşılık, demiryollarındaki tüm derneklerle ortak hareket edeceğini ifade etmiştir.

04.03.2021- ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI SAYIN ADİL KARAİSMAİLOĞLU’NU ZİYARET ETTİK

Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, son olarak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU’nu ziyaret etmiş ve TCDD’nin yeniden yapılandırılacağı ile ilgili çeşitleri duyumlar söylentilerin bulunduğunu, bu söylentilerin çalışanlar arasında ciddi bir rahatsızlığa neden olduğunu ve gelecek konusunda da tüm çalışanları endişeye düşürdüğünü ifade ederek, bu tür çalışmaların sendikalar ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte istişarelerde bulunularak yapılması gerektiğini söylemiştir.

Genel Başkanımız bu ziyarette ayrıca, demiryollarının ülkemizin jeopolitik konumu da dikkate alındığında son derece stratejik öneme haiz bir sektör olduğunu, son yıllarda yapılan yatırımlarla birlikte gelecekte ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayacak bir sektör haline geleceğini, bu nedenle, ülke menfaatleri açısından, TCDD’nin ve TCDD Çalışanlarının şuan ki statüsünün korunması gerektiğini ifade etmiştir.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU bu toplantıda, TCDD’nin yeniden yapılandırılmasının kısa vadede olacak bir konu olmadığını, bu tür çalışmaların sendikalar ve sivil toplum kuruluşları birlikte yapılmasını gerektiğini, bunun için de gerekli yerlere talimat vereceğini ifade ederek, TCDD çalışanlarının mağdur edilmeyeceğini ifade etmiştir.

10.03.2021 – NİHAYET KONUYLA İLGİLİ İLK TOPLANTI YAPILDI

 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil KARAİSMAİLOĞLU, Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK’ın ziyaretinin ardından ilgili yerlere talimat vermesi üzerine, 10.03.2021 tarihinde UAB Strateji Geliştirme Başkanı Sayın Yunus Emre AYÖZEN, TCDD Genel Müdürü Sayın Ali İhsan UYGUN, TCDD Taşımacılık A.Ş. Sayın Hasan PEZÜK ve TÜRASAŞ Genel Müdürü Sayın Mehmet Metin YAZAR’ın katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi.

Gerçekleştirilen toplantıda “Kurumsal Dönüşüm Projesi” adı altında sendikamıza sunum yapılmıştır. Yapılan sunumun ardından Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK; TCDD’nin bugünkü duruma gelmesinin nedenlerinin 2013 yılında Serbestleştirilme adı altında TCDD’nin ikiye bölünmesi, liyakat ve ehliyet hususları gözetilmeden yapılan atamalar başta olmak üzere yapılan yanlış uygulamaların olduğunu ifade ederek,   2013 yılında TCDD’nin bölünme sürecinde de, “Demiryollarının önü açılacak”, “Bir dünya markası haline gelecek”,”Bu bir devrim” gibi söylemlerin ifade edildiğini, ancak bugün gelinen nokta herkesin malumudur. Demiryollarının bugün bu durumda olmasının suçlusu Demiryolcular değildir.” Demiştir.

Genel Başkanımız ayrıca, “ Türk Ulaşım-Sen olarak, TCDD’nin ülkemizin stratejik kurumlarından bir tanesi olduğunu, kesinlikle devletimizin kontrolünde olması gerektiğini, BTK demiryolu hattı ile Avrupa-Çin arası demiryolu yük taşımacılığı ticaretinde, ülkemizin demiryollarının kullanılacağını ve ülkemizin ekonomisine büyük katkılar sağlayacağını söyleyerek, TCDD’nin ve TCDD Çalışanlarının statülerinin korunması gerektiğini, Demiryollarımızın geliştirilmesi için çalışanların statülerinin değiştirilmesine gerek olmadığını, devlet işlerinin devlet memurları eliyle yapılması gerektiğini ve Türk Ulaşım-Sen olarak bunun kırmızı çizgimiz olduğunu net bir şekilde ifade etmiştir.

15.03.2021- TCDD’DE FAALİYET GÖSTEREN DERNEKLERLE İSTİŞARELERDE BULUNDUK

TCDD faaliyet gösteren DEMARD, DEMOK, DEKAD, DETEVAD, LOÇA-DER, DEGÜVDER, YOL-DER, DEMMEGAD ve BİR-DEM Derneklerinin Genel Başkanları ve Yöneticileri istişarelerde bulunuldu.

TCDD’nin yeniden yapılandırılması çalışmaları ile ilgili istişarelerin yapıldığı toplantıya Konfederasyonumuz Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Sayın Önder KAHVECİ’de katıldı.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Sayın Önder KAHVECİ toplantıda; Türkiye Kamu-Sen olarak, ülkemizin için stratejik öneme sahip olan TCDD’nin yeniden yapılandırılmasına karşı demiryolu çalışanlarından yana tavır alacaklarını ve Türkiye Kamu-Sen’in üzerine düşen sorumluluğu alacağını ifade ederek, Türkiye Kamu-Sen ve Türk Ulaşım-Sen her zaman çalışanların tarafında olduğunu söylemiştir.

Toplantının devamında Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında gerçekleştirilen toplantı ile ilgili bilgiler vermiş ve Türk Ulaşım-Sen olarak, demiryollarının devletimizin kontrolünde olması gerektiğini ve kamudaki mevcut yapısının korunarak, devlet işlerinin devlet memurları eliyle yapılması gerektiğini ifade ederek, Türk Ulaşım-Sen’in bu husustaki kararlı duruşunu ve tavrını değiştirmeyeceğini belirtmiştir.

24.03.2021 – GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİMİZİ ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRÜ SAYIN LEYLA AKINCI’YA İLETTİK.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Personel Genel Müdürü Sayın Leyla AKINCI, Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK’ı ziyaret ederek istişarelerde bulundu.

Gerçekleştirilen görüşmede Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, TCDD’nin kurumsal dönüşüm projesi adı altında yeniden yapılandırma çalışmaları ile ilgili talep, görüş ve önerilerimizin bulunduğu dosyayı Sayın Leyla AKINCI’ya takdim etti.

 29.03.2021 – GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİMİZİ MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI SAYIN YAŞAR YILDIRIM’A İLETTİK. 

Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Yaşar YILDIRIM’ı ziyaret ederek, TCDD’de “Kurumsal Dönüşüm Projesi” adı altında yürütülen çalışmalara karşı, Sendikamız tarafından hazırlanan detaylı raporu kendisine takdim etti.

YETKİLİ SENDİKA DEMEK, SADECE TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİNE KATILMAK DEMEK DEĞİL, GEREKTİĞİ YERDE GEREKEN SORUMLULUĞU ALMAK DEMEKTİR.

Yetkili Sendika demek sadece Toplu Sözleşme görüşmelerine katılmak demek değildir. Yetkili Sendika demek, çalışanların ve kurumların geleceği söz konusu olduğunda gereken sorumluluğu almak demektir. Bu nedenle, tatlı su kurnazlığından vazgeçilerek, gereken sorumluluğun alınması gerekmektedir.

YİNELİYORUZ!..

TCDD’nin ikiye bölünme konusunun ilk gündeme geldiği 2009-2010 yıllarında ve bölünmenin gerçekleştiği 2013 yılında Yetkili Sendika olarak tepkimizi nasıl net bir şekilde ortaya koyduksak, İş Bırakma Eylemleri yapıp yasal haklarımızı ve üretimden gelen gücümüzü nasıl kullandıysak,bugünde, mevcut Yetkili Sendikanın karar alması durumunda gereken desteği vereceğimizin bilinmesini istiyoruz.

DEMİRYOLU KİT’LERİ
KURUMSAL DÖNÜŞÜM PROJESİ İLE İLGİLİ
SENDİKAMIZIN GÖRÜŞÜ

 

TCDD TARİHİ ÖNEMİ     :

Demiryollarımızın tarihine bakıldığında,  Milli Mücadele döneminde ülkemizin işgal altındaki yerlerinin kurtarılmasında büyük fayda sağlamış, cephelere asker, mühimmat, gıda, sağlık malzemeleri taşımıştır. Ayrıca, TÜLOMSAŞ, TÜVASAŞ ve TÜDEMSAŞ’ın fabrikaları o dönemde tank, askeri araç gibi teçhizatların tamir bakım ve onarımında kullanılmıştır. Bu yüzden bu fabrikaların içerisinde gerekli manevra alanı sağlanması için hiç kolon yoktur. Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK bunun için “Demiryolları memleketin tüfekten, toptan daha mühim bir emniyet silâhıdır.” Demiştir.

Bu bakımdan 164 yıllık maziye sahip köklü bir kuruluş olan TCDD’nin, ülkemiz için son derece önemli ve stratejik bir konumda olduğunu düşünmekteyiz.

TCDD’NİN DÜNYA’DAKİ KONUMU  :

Kurumsal Dönüşüm Projesi adı altında hazırlanan sunumda, ülkemizin demiryollarının diğer Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında GSYİH Oranı, Kar/Zarar, Yolcu ve Yük Taşımacılığı gibi parametrelerde son sıralarda yer aldığı belirtilmiştir.

Ancak bu parametrelere bakılırken, ülkelerin coğrafi yapısı, yaşam kültürü, yüz ölçümleri gibi bir çok parametrelerin de değerlendirilmesi gerekmektedir.

Örneğin; 357.386 km² yüzölçümü bulunan Almanya’da, Demiryollarının toplam uzunluğu 40 bin kilometreden fazladır. Bu haliyle dünyanın en uzun altıncı demiryolu ağına sahip. Nispeten küçük sayılabilecek yüzölçümüne göre değerlendirilirse bu ağ çok yoğun ve ufak köyleri dahi kapsamaktadır. Ayrıca Almanya’da Münih-Berlin arası karayolu ile 6 saat sürerken, tren ile 4 saat sürmektedir. Bu bakımdan da insanlar demiryolunu tercih etmektedir.

Bu nedenle, ülkelerin coğrafi yapısı, yüzölçümleri ve yaşam kültürü gibi çeşitli parametreler dikkate alınmadan bazı tespitlerin yapılmasının yanlış olduğunu düşünmekteyiz.

Nitekim, TCDD’nin 2013 yılında ikiye bölünme sürecinde de, aynı söylemler ve aynı hedefler belirtilmiş ancak bugüne kadar istenen hedeflere ulaşılamamış aksine çalışanlar açısından durum daha da kötüleşmiştir.

Geldiğimiz noktada, önümüzde 2013’deki bölünme örneğinin sonuçları varken,  tekrar bir yapılanmaya veya dönüşüme gidilmek istenmesini doğru bulmuyoruz.

TCDD’NİN BUGÜNKÜ DURUMU        :

Hazırlanan sunumda, TCDD’nin sürekli zarar ettiği, mevcut durumun devam etmesi halinde bu zararın katlanacağı belirtilmiş, bu nedenle demiryollarını kar eden bir yapıya ve Avrupa ile rekabet edilebilir bir seviyeye çıkarmak için yapılanmanın kaçınılmaz olduğu söylenmiştir.

Ülkemizin demiryolları, son yıllarda yapılan yatırımlarla birlikte belirli bir ivme yakalamıştır. Şöyle ki TÜSSİDE tarafından hazırlanan rapora bakıldığında;

  • 2017 yılında taşınan yolcu sayısı 85.337 iken, bu sayı 2019 yılında 164.483 olmuştur. Yani iki yıllık bir süre içerisinde %100’e yakın bir artış sağlanmıştır.
  • Yük taşımacılığında ise 2017 yılında taşınan yük miktarı 28.430.000 ton iken, 2019 yılında 29.288.000 ton olmuştur.
  • Yapılan yatırımlar sayesinde, ülkemizin demiryolu hat uzunluğu artmış, 2020 yılında %100 yerli ve milli hızlı tren seti üretilmiştir.

Görüleceği üzere, mevcut yapı içerisinde de yük ve yolcu taşımacılığında gözle görülür bir oranda artış sağlanabilmiş, buna bağlı olarak gelirde arttırılabilmiştir.

Dolayısıyla,  mevcut yapı içerisinde de demiryollarının geliştirilebileceğini, geliştirmek için bu tür bir yapılanmanın şart olmadığını düşünmekteyiz.

TCDD’Yİ GELECEKTE BEKLEYEN FIRSATLAR :

Ayrıca, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının açılması ile birlikte, ülkemiz demiryolu ağının dünya için çok önemli bir konuma geldiği aşikârdır. Avrupa’dan kalkan bir trenin Çin’e kadar ulaşabilecek olması ve ülkemizin demiryolu ağını da kullanabilecek olması, ülkemizin demiryollarının geleceği açısından çok önemli olduğu gibi, ülke ekonomisine de büyük katkılar verecektir.

Burada sorulması gereken soru; TCDD’nin buna hazır olup olmadığıdır.

Hazır olması için ne gibi çalışmalar yapılmaktadır? Bunun hazırlığı bu tür bir yapılanma veya holdingleşme değildir!..

Buradaki önemli hususun, gelir artırıcı doğru uygulamaların ve projelerin gerçekleştirilmesi olduğunu savunuyoruz.

 TCDD PERSONELİNİN DURUMU       :

Yapılanma ile birlikte, TCDD personelinin iş güvencesinin ve özlük haklarının yok edilerek, 4857 İş kanuna tabii olarak çalıştırılmak istenmesi, bu şekilde çalışmak istemeyenlerin ise emekliliğe teşvik ve havuza gönderilmek istenmesi sendikamız açısından kabul edilebilir bir durum değildir.

Sosyal Devlet anlayışı gereği, ulaşım hizmetlerinin devletimiz tarafından verilmesi ve devlet işlerinin de Devlet Memurları eliyle görülmesi gerekmektedir.

Memurlar, kamuda devletimizi temsil eden, devlet işlerinin eksiksiz yerine getirilmesi için ülkemiz için son derece öneme sahip devletin kamudaki temsilcileridir.

SONUÇ:

Türk Ulaşım-Sen olarak, demiryollarımızın gelişmesi ve geliştirilmesi için yapılanmanın şart olmadığını, mevcut yapı içerisinde de gelişim sağlanabileceğini, önemli olanın doğru uygulamalar ve projeler olduğunu düşünmekteyiz.

Ayrıca, TCDD’de görev yapan memurların kazanılmış hakkı olan iş güvencesi ve özlük haklarının yok edilmesine ve 4857 Sayılı İş Kanuna göre çalıştırılmak istenmesine karşı olmakla birlikte, Sosyal Devlet anlayışı gereği ulaşım hizmetlerinin Devletimiz tarafından verilmesi, devlet işlerinin de devlet memurları eliyle görülmesi gerektiğine inanıyoruz.

Bu nedenlerle, 164 yıllık köklü bir kurum olan TCDD’nin ülkemiz için stratejik önemi, önümüzdeki yıllarda daha da önemli hale geleceği ve 2013 yılında gerçekleştirilen bölünmenin sonuçları da düşünüldüğünde, Cumhuriyetimizin 100. Yılının kutlanacağı 2023 yılına doğru giderken, “Kurumsal Dönüşüm Projesi” adı altında, kurumdaki çalışanları ve kurumun paydaşları olan Sivil Toplum Kuruluşlarını yok sayarak yapılan çalışmanın, ne kurumumuz ne de çalışanlarımız adına doğru bir adım olmayacağını bilmekteyiz.

SORULAR    :

  • TCDD’nin geliştirilmesi için söz konusu yapılanma neden gereklidir?
  • Aynı hedeflerle 2013 yılında yapılan bölünme neden başarısız oldu?
  • Yapılanma gerçekleştiği takdirde demiryollarında ne gibi yatırımlar projeler hayata geçecek?
  • Mevcut yapı içerisinde Hızlı Tren, demiryolu hattı, BTK Hattı gibi projeler hayata geçirilebilmişken ve taşınan yolcu/yük miktarında artış sağlanabilmişken, hangi projeler mevcut yapı içerisinde gerçekleştirilemiyor da yapılanmanın şart olduğu ifade ediliyor?
  • Demiryolu personelinin TCDD’nin zarar etmesine etkisi nedir?
  • Bağlı Ortaklıklar, bir dünya markası haline gelineceği söylenerek TÜRASAŞ adı altında birleştirildi. Neden şimdi “Rekabet Edemiyoruz” deniyor?

Raporun PDF Hali için Tıklayınız 

TCDD ÜLKEMİZ AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEME SAHİPTİR

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, TCDD’nin “Kurumsal Dönüşüm Projesi” adı altında yapılan çalışmalara yönelik açıklamalarda bulundu

 

TCDD’de “Kurumsal Dönüşüm Projesi” adı altında gerçekleştirilen yeniden yapılandırma çalışmalarını Türkiye Kamu-Sen olarak yakından takip ettiklerini ifade eden Genel Başkan Önder KAHVECİ; “Demiryolları Ülkemiz ve Milletimiz için stratejik öneme sahip köklü bir kuruluştur. Bu nedenle demiryolu sektörü sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak devletimizin kontrolünde ve devlet memurları eliyle yürütülmesi gereken bir sektördür” dedi.

2013 YILINDAKİ BÖLÜNME SÜRECİNDE DE AYNI SÖYLEMLER KULLANILMIŞTI.

2013 yılında TCDD’nin ikiye bölünmesinin olumsuz sonuçlarını hatırlatan Genel Başkan Önder KAHVECİ, “ 2013 yılında, TCDD’nin Serbestleştirilmesi adı altında ikiye bölünme çalışmalarında da, demiryolu sektörünün gelişeceği, dünya ile rekabet edilebilir bir hale geleceği ifade edilmişti, hatta bu çalışmaların bir devrim niteliğinde olduğunu bile söyleyenler vardı. Ancak sonuç, anlatıldığı gibi olmadı” şeklinde ifade etti. Kahveci açıklamasını şu şekilde sürdürdü;

“Türkiye Kamu-Sen olarak o gün de tepkimizi ortaya koymuş, Ulaştırma hizmet kolunda İş Bırakma Eylemi yapmış ve bu uygulamanın yanlış olacağını ifade etmiştik.  Aradan geçen süre zarfında haklılığımız ortaya çıkmış, demiryollarının TCDD ve TCDD Taşımacılık A.Ş. olarak ikiye bölünmesinin hiçbir fayda getirmediği görülmüş aksine her şeyi daha kötü hale getirdiği gün yüzüne çıkmıştır.

DEMİRYOLU ÇALIŞANLARININ KAZANILMIŞ HAKLARINI YOK ETMEYE KALKANLAR KARŞILARINDA TÜRKİYE KAMU-SEN’İ BULACAKTIR.

Geçmişte gerçekleştirilen yeniden yapılandırmanın sonuçlarına bakıldığında, TCDD’nin parçalara bölünmesinin, statüsünün ve personel rejiminin değiştirilmesinin, demiryollarını ileriye götürmeyeceği aşikardır. Bu sebeple TCDD’de görev yapan kamu çalışanlarını demiryollarının ileriye gitmesinin önünde bir engel gibi göstermek son derece yanlıştır. Bu nedenle, demiryolu çalışanlarının kazanılmış hakları ve iş güvencelerine dokunulmamalıdır. Aksi halde, karşılarında Türkiye Kamu-Sen’i bulacaklarından kimsenin kuşkusu olmasın.

DEMİRYOLLARINI GELECEKTE BÜYÜK FIRSATLAR BEKLİYOR.

Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının açılması ile birlikte, ülkemiz demiryolu ağının dünya için çok önemli bir konuma geldiği aşikârdır. Avrupa’dan kalkan bir trenin Çin’e kadar ulaşabilecek olması ve ülkemizin demiryolu ağının kullanılacak olması, ülkemizin demiryollarının geleceği açısından çok önemlidir.

Demiryollarımızı böylesine önemli fırsatlar beklerken, TCDD’de yapılanma veya holdingleşme çalışmalarını doğru bulmuyoruz. Bunun yerine, demiryollarını ileriye götürecek, gelir artırıcı doğru uygulamaların ve projelerin üretilmesi ve gerçekleştirilmesi gerekmektedir. “

SENDİKAMIZIN BİR TALEBİ DAHA HAYATA GEÇTİ. BULAŞ RİSKİNİ EN AZA İNDİRMEK İÇİN, HAVALİMANLARINDA NÖBETLİ ÇALIŞILAN BİRİMLERDE FARKLI ÇALIŞMA ŞEKİLLERİ UYGULANABİLECEK.

SENDİKAMIZIN BİR TALEBİ DAHA HAYATA GEÇTİ.
BULAŞ RİSKİNİ EN AZA İNDİRMEK İÇİN, HAVALİMANLARINDA NÖBETLİ ÇALIŞILAN BİRİMLERDE FARKLI ÇALIŞMA ŞEKİLLERİ UYGULANABİLECEK.
Bilindiği üzere, DHMİ’nin 02.03.2021 tarihli ve havalimanlarında normal çalışma düzenize geçilmesi ile ilgili yazısına istinaden, Sendikamızın 05.03.2021 tarihli yazısı ile, DHMİ Genel Müdürlüğünden, pandemi sürecinin tam olarak sona ermemesi ve çalışanlar arasında bulaş riskinin en aza indirilmesi için, havalimanlarında, 40 saat çalışma süresini karşılayan 24/72 nöbet sistemine geçilmesi için talepte bulunulmuştu.
Söz konusu yazımıza istinaden, DHMİ Genel Müdürlüğü tarafından bir yazı daha yayınlanmış ve havalimanlarında nöbetli çalışılan birimlerde “Nöbet Sistemlerinin, Nöbetli olarak görev yapan birimler için ihtiyaçları doğrultusunda farklı çalışma şekilleri uygulamaya ünite amirleri yetkili kılınmıştır.
Bu yazı ile, Havalimanlarında nöbetli çalışılan birimlerde, bulaş riskini en aza indirmek için farklı çalışma şekilleri uygulanabilecektir.
rt20210326171257_00001

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRÜ SAYIN LEYLA AKINCI SENDİKAMIZI ZİYARET ETTİ.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Personel Genel Müdürü Sayın Leyla AKINCI, Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK’ı ziyaret ederek istişarelerde bulundu.
Gerçekleştirilen görüşmede Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, işkolumuzda yer alan kurumlarda görev yapan personelin yaşadıkları sorunlar, TCDD Taşımacılık A.Ş.’de 16 aydır yapılmayan mülakatlar, Havacılık Tazminatı ve TCDD’nin kurumsal dönüşüm projesi adı altında yeniden yapılandırma çalışmaları ile ilgili talep, görüş ve önerilerimizin bulunduğu dosyayı Sayın Leyla AKINCI’ya takdim etti.
Personel Genel Müdürü Sayın Leyla AKINCI ise, “Türk Ulaşım-Sen’in kurumlarımızda yaşanan sorunlarla ilgili talep ve görüşleri bizler için çok önemli, bu doğrultuda gerekli çalışmaları yapacağız.” diyerek, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Sendikamızda gerçekleştirilen ziyaretin ardından, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanımız Sayın Önder KAHVECİ ziyaret edilerek istişarelerde bulunulmuştur.
Sayın Leyla AKINCI’ya nazik ziyareti için teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dileriz.
DSC_7277
DSC_7281
DSC_7279