Yazar - TÜRK ULAŞIM-SEN

REFAH PAYI VE SEYYANEN ZAM İÇERMEYEN TOPLU SÖZLEŞMEYİ YETERSİZ BULUYORUZ

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, 6. Dönem Toplu sözleşme görüşmelerine dair yazılı bir açıklama yaptı.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkan Kahveci, “Türkiye Kamu-Sen, toplu sözleşme görüşmelerinin başlamasından son anına kadar sürece katkıda bulunmak adına bütün gücüye mücadele etmiştir. Toplu pazarlıklardaki varlığımız ve etkinliğimiz, 2012 yılından beri alınan en yüksek zam oranlarına ulaşılmasını, 3 yıldan beri sürüncemede bırakılan ek gösterge uygulamasının bir takvime bağlanmasını, 2013 yılından beri kanayan yara haline gelmiş olan sözleşmeli personele kadro konusunun toplu sözleşme metnine dahil edilmesini sağlamıştır” dedi.

“Gelinen noktada taviz vermeyeceğimiz ve vazgeçmeyeceğimiz taleplerimizi heyete ilettik” diyen Genel Başkan Kahveci, “ Özellikle kamu çalışanlarını enflasyon karşısında koruyacak olan refah payı uygulamasının hayata geçirilmemesi, seyyanen zam talebimizin karşılık bulmaması, yardımcı hizmetlilere ilişkin hassasiyetlerimizin göz ardı edilmesi; ek gösterge düzenlemesi ve sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesine ilişkin toplu sözleşme metnindeki bağlayıcı olmayan muğlak ifadeler nedeniyle mutabakat metnine itirazlarımızı dile getirdik” dedi.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Kamu görevlileri ve emeklilerin 2022-2023 yıllarına ilişkin toplu sözleşme süreci mutabakatla sonuçlanmıştır. Türkiye Kamu-Sen, toplu sözleşme görüşmelerinin başlamasından son anına kadar sürece katkıda bulunmak adına bütün gücüyle mücadele etmiştir.

Aileleriyle birlikte 25 milyona yaklaşan bir kitlenin son yıllarda eriyen alım gücünün artırılması, yükselen enflasyon karşısında  korunması, geçmiş dönem kayıplarının telafi edilmesi, büyümeden pay verilerek memurların refahının artırılması, 2018 yılında verilen sözün de bir gereği olarak tüm memurları kapsayacak adil ve hakkaniyetli bir 3600 ek gösterge düzenlemesi yapılması, kamudaki güvencesiz sözleşmeli personel çalıştırılması uygulamasına son verilerek söz konusu personelin kadroya geçirilmesi ile yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan personelin genel idare hizmetleri sınıfına geçirilmesi konuları kırmızı çizgimiz olmak üzere tüm kamu görevlilerinin ve emeklilerin sorunlarının kalıcı bir biçimde çözülmesi için birlikte hareket ederek, sesimizin daha gür çıkmasını arzuladık.

Toplu pazarlıklardaki varlığımız ve etkinliğimiz, 2012 yılından beri alınan en yüksek zam oranlarına ulaşılmasını, 3 yıldan beri sürüncemede bırakılan ek gösterge uygulamasının bir takvime bağlanmasını, 2013 yılından beri kanayan yara haline gelmiş olan sözleşmeli personele kadro konusunun toplu sözleşme metnine dahil edilmesini sağlamıştır.

Gelinen noktada taviz vermeyeceğimiz ve vazgeçmeyeceğimiz taleplerimiz olan özellikle kamu çalışanlarını enflasyon karşısında koruyacak olan refah payı uygulamasının hayata geçirilmemesi, seyyanen zam talebimizin karşılık bulmaması, yardımcı hizmetlilere ilişkin hassasiyetlerimizin göz ardı edilmesi; ek gösterge düzenlemesi ve sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesine ilişkin toplu sözleşme metnindeki bağlayıcı olmayan muğlak ifadeler nedeniyle mutabakat metnine itirazlarımızı heyete ilettik.

4688 sayılı Kanun gereğince toplu sözleşme metnini bağıtlama yetkili konfederasyonun uhdesinde bulunmaktadır. Dolayısıyla Türkiye Kamu-Sen olarak bizim toplu sözleşmeyi imzalama ya da Hakem Kurulu’na baş vurma gibi bir hakkımız hukuken bulunmamaktadır.  Bu nedenle biz, sürece katkı sağlamak adına bilgimizi, tecrübemizi, örgütlü gücümüzü son anına kadar kullandık, ilgilileri uyarma vazifemizi yerine getirdik.

Sonuç itibarı ile geçmiş dönemlere kıyasla daha fazla kazanım elde edilmiş olsa da özellikle refah payı ve seyyanen zam başta olmak üzere kırmızı çizgi olarak gördüğümüz ekonomik taleplerimizi karşılamaktan uzak kalan bu toplu sözleşmenin yetersiz olduğunu düşünmekteyiz.

İlerleme sağlayamadığımız hususlardan vazgeçmiş değiliz. Özellikle refah payı, seyyanen zam, yardımcı hizmetlilerin sorunları, vergi dilimleri başta olmak üzere acil çözüm bekleyen konulardaki taleplerimizin hayata geçmesi için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da mücadelemizi sürdüreceğiz.

Ülkemizin belli güç odakları tarafından ekonomik, ekolojik, askeri ve siyasi anlamda zaafiyete uğratılmak istendiği bu dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Bilgin’in yapıcı yaklaşımı ve çözüm odaklı çabaları kazanımların artması noktasında önemli bir etken olarak bizleri memnun etmiştir.

6. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmelerine en yüksek düzeyde katkıyı sunarak bu seviyeye getirmiş olmamıza rağmen, memurlarımızın tatmin olmadığı bir sözleşmeyi onaylamamız mümkün değildir. İlerleyen süreçte refah payı ve seyyanen zam başta olmak üzere tüm taleplerimizin gerçekleşmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz”

YÜZLERİ GÜLDÜRECEK YENİ BİR TEKLİF BEKLİYORUZ

Hükümetin memurlara yönelik zam teklifini revize etmesi için Başkent Ankara ve tüm illerimizde eş zamanlı olarak basın açıklaması yaptık.

2 Ağustos’ta başlayan ve halen devam eden Toplu sözleşme sürecinde hükümet kanadı geçtiğimiz günlerde teklifin açıklamış, 2022 yılında yüzde 5 + 6 ,  2023 yılı için ise yüzde 6 + 6 zam teklifinde bulunmuştu.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci bu teklifin kabul edilebilir olmadığının altını çizerek teklifin yeniden revize edilmesini istemişti.

Önceki gün Twitter’da yaptığımız etiket çalışmasında atılan on binlerce tweet ile “memur hakkını istiyor” diyen kamu çalışanları Türkiye gündeminde 1. sıraya yükselmişti.

Twitter etkinliğin ardından bugün ise hem Ankara hem de tüm illerimizde Türkiye Kamu-Sen teşkilatları ve üyeleri yapılan basın açıklamasıyla seslerini gür bir şekilde yetkililere duyurdu.

Başkent Ankara’da Ulus meydanında yaptığımız basın açıklamasında başta Konfederasyonumuz Türkiye Kamu-Sen  Genel Başkanımız Önder Kahveci,  Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, sendikalarımızın Genel Başkanları, Genel Merkez yöneticilerimiz, Şube başkanlarımız, teşkilat yöneticilerimiz ve üyelerimiz hazır bulundu.

Basın açıklamamız ve ellerdeki dövizlerle hükümetin zam teklifinin revize edilmesi yüksek sesle dile getirildi.

KAHVECİ: GERÇEKLERİN BEDELİNİ KAMU GÖREVLİLERİ ÖDEMESİN

“Bu teklif, bizim istediğimizin yarısı bile değildir, dolayısıyla kabul edilmesi de mümkün değildir” dedi. Kahveci, “”Ne yazık ki son yıllarda ülkemizde felaketlerin ardı arkası kesilmemekte, biri biterken diğeri başlamaktadır.

Geçtiğimiz yılın başında hayatımıza giren salgın; depremler, orman yangınları, sel felaketleri, kazalar nedeniyle adeta bir kâbus yaşamakta, sayısız vatandaşımızı ve kamu görevlimizi bu afetlere kurban vermekteyiz. Bu vesile ile başta geçtiğimiz günlerde yaşadığımız sel felaketi olmak üzere bütün salgın ve afetlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, etkilenenlere geçmiş olsun dileklerimizi gönderiyor, bir an önce bütün felaketlerin son bulmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz. Ülkemizde türlü olumsuzluklar yaşanırken Devletimiz maddi-manevi bütün yaraları sarmak için var gücüyle mücadele ediyor.

UMKE’siyle, AFAD’ıyla, dalgıçlarıyla, itfaiyesiyle, sağlıkçısıyla, ormancısıyla, eğitimcisiyle, elektrik, doğalgaz, su, altyapı hizmetleriyle, postacısı, zabıtası ve güvenlik görevlisiyle halkımızın imdadına koşuyor. Kamu görevlilerimiz yalnızca olağan dönemlerde değil özellikle olağanüstü dönemlerde Devletimizin görünen yüzü, şefkat eli olarak hayati bir görev yürütüyor. Bu kapsamda değerlendirdiğimizde gerçekten de kamu çalışanlarımızın ifa ettikleri hizmetlerin değerinin ve öneminin parasal bir karşılığı bulunmuyor. Yaşanan felaketlerde bir kere daha gördük ki, kamu hizmeti kutsal bir görev ve onu layıkıyla yerine getiren fedakâr çalışanlar sayesinde bugün ülkemizin dört bir yanında hayat normal seyrinde ilerleyebiliyor.

Son dönemde ekonomideki gelişmeler de hepimizin malumu…Bilhassa 2012 yılından beri gerek zorunlu harcama kalemlerindeki artışlar gerekse döviz, altın, konut gibi kalemlere gelen zamlar, maaşlara yapılan zamların kat be kat üzerinde seyrediyor, hayatımızı olumsuz yönde etkiliyor. Kamu çalışanlarının maaşları yıl içinde enflasyon kadar bile artmıyor; sonradan verilen enflasyon farkı ise hiçbir yaraya merhem olmuyor.

Aynı işveren toplumun çeşitli kesimlerini desteklerken afetle, salgınla, felaketle boğuşan memurlarımız bir de ekonominin cenderesi altında eziliyor. 6. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri, işte böyle bir ortamda başladı. Türkiye Kamu-Sen olarak kamu görevlilerimizin kazanımlarını artırmak ve olumsuz gidişata son verebilmek adına ortak taleple gittik. Bugün gelinen noktada ülkemiz nüfusunun yaklaşık 4’te 1’inin 2022 ve 2023 yıllarındaki ekonomik geleceğinin belirleneceği toplu sözleşme görüşmelerinde işveren tarafı da teklifini sundu. Kamu İşveren Heyeti, memur ve memur emeklilerine 2022 için %5+6; 2023 yılı için ise %6+6 maaş artışı öngörüyor.

Bu teklif, bizim istediğimizin yarısı bile değildir, dolayısıyla kabul edilmesi de mümkün değildir. Halihazırda yıllık resmi enflasyon %18,95 seviyesindedir. Muhtemelen 2021 yılı enflasyonu %20 dolayında gerçekleşecektir. Bütün uluslararası kuruluşlar 2022 yılında Türkiye’de yıllık enflasyonun en iyimser tahminle %15 olacağını düşünmektedir. Yani önümüzdeki iki yıllık süre içinde enflasyon toplamda en az %35-40 dolayında gerçekleşecektir.

Yapılan teklif ise bu gerçekleri karşılamaktan uzaktır. Bugüne kadar kamu görevlilerinin yaşadığı sorunların temelinde maaş artışlarının hedeflenen enflasyona göre belirlenmesi gelmektedir. Hayallere göre zam verip gerçekleri görmezden gelmenin bedelini kamu görevlilerimiz ödememelidir. Bu nedenle Hükümet, ivedilikle teklifini yenilemek zorundadır. Yapılacak teklifte gerçekleşen enflasyon, büyüme, refah payı, harcamalar ve geçmiş dönemde yaşanan kayıpların telafisi gibi etkenler mutlaka değerlendirilmelidir.

Sayın Bakan teklifinde sözleşmeli çalışanlarımızın sorunlarının çözüleceğini, 3600 ek gösterge talebimizin kabul edildiğini ve refah payı ile ilgili bir gelişme yaşanabileceğini ifade etmiştir. Bunlar son derece olumlu olmakla birlikte, bu tekliflerin altı doldurulmalı, rakamlar netleştirilmelidir. Biz Türkiye Kamu-Sen olarak, pazarlık yapmaya zaman kalacak şekilde bir an önce yeni ve kabul edilebilir bir teklifin gelmesi için Hükümete açık çağrıda bulunuyoruz.

Bu teklifte toplu sözleşmelerin başında Kamu İşveren tarafına sunduğumuz,

-Gerçek enflasyon rakamlarının dikkate alındığı kabul edilebilir bir oransal artış;

-Geçmiş dönemlerde yaşanan kayıpların telafisi için seyyanen zam;

-Ülke ekonomisindeki büyümeden kamu görevlilerine de pay verilmesi;

-Reel gelir artışı sağlanabilmesi için maaşlara refah payı eklenmesi;

-Kamuda yalnızca memurlara verilmeyen Bayram İkramiyesinin, memurlara da verilmesi;

-3600 ek gösterge uygulamasının tüm kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde düzenlenmesi;

-Bütün güvencesiz sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi;

-Yardımcı Hizmetlilerin Genel İdare Hizmetleri Sınıfına alınması;

– Aile yardımı, çocuk parası, doğum ve ölüm yardımı gibi sosyal yardım kalemlerinin çalışanın ihtiyacını karşılayacak şekilde yükseltilmesi gibi konuların mutlak surette yer alması gerekmektedir.

Bütün bu unsurların yanında hizmet kollarına ilişkin olarak diğer hususların da sorunları kalıcı bir çözüme kavuşturacak biçimde ele alınması zorunludur. Biz, hakkımız olmayan hiçbir konuyu ve meblağı masaya taşımıyoruz. Hakkımızdan aşağısına da rıza gösterecek değiliz.

Yıllardan beri “Hakkınız ödenmez” diyerek alkışlanıyoruz;  şimdi ise hakkımızın ödenmesini istiyoruz. Biz artık sırtımızın sıvazlanmasını değil, cüzdanımıza insanca yaşamaya yetecek kadar para konulmasını istiyoruz. Sayın Bakanın “Memurlarımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz” sözünün gerçekleşmesini; Sözleşmeli personelin haklarının memurlarla eşitleneceği, 3600 ek gösterge teklifimizin kabul edildiği, refah payı uygulamasının değerlendirileceği sözlerinin adının konmasını bekliyoruz. Türkiye Kamu-Sen olarak bizler, reel kayıplarımızın karşılanmasını ve ekonomik büyümeden ve artan milli gelirden bir çalışan olarak hak ettiğimiz payı istiyoruz. Taleplerimiz, makuldür ve istenirse karşılanabilir.

Mücadelemiz, başta kamu çalışanları olmak üzere tüm Türk Milletinin daha güzel bir Türkiye’de, yaşanabilir bir ücretle, refah içinde yaşaması içindir. Yapılacak revize teklif, siyasi iradenin bu yöndeki niyetini ortaya koyacaktır. 25 milyon vatandaşımız, Hükümetten yüzlerini güldürecek, adil ve hakkaniyetli bir teklif beklemektedir” diyerek sözlerini noktaladı.

 

334

55

422

565

56572345

32

BAŞKANLAR KURULU TOPLANTIMIZI GERÇEKLEŞTİRDİK.

Başkanlar Kurulu toplantımız, bugün Şube Başkanlarımızın katılımıyla Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezinde bulunan konferans salonunda gerçekleştirildi.
Başkanlar Kurulumuza, Konfederasyonumuz Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Sayın Önder KAHVECİ, Türk Haber-Sen Genel Başkanı Sayın Yücel KAZANCIOĞLU ve MHP Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Mustafa Burak ÇELİK’de katıldı.
Toplantının açılışına katılan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanımız Sayın Önder Kahveci, Şube Başkanlarımıza 6. Dönem toplu sözleşme sürecini değerlendirdi ve pazarlık sürecinde gelinen nokta ile ilgili bilgi vererek görüş alış verişinde bulundu.
Ardından kürsüye gelen Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, Sendikal çalışmalar,Toplu Sözleşme süreci ve geride bıraktığımız yetki dönemine ilişkin açıklamalarda bulunarak, Şube Başkanlarımızla bölgelerin de yaşanan sorunlar ile ilgili bire bir görüşerek görüş alışverişi gerçekleştirdi.
DSC_2117
DSC_2166
DSC_2068
DSC_2264bnn
bvv
bvvv
hg
hyy
rt

HÜKÜMET ZAM TEKLİFİNİ AÇIKLADI

6. Dönem toplu sözleşme görüşmelerinin bugünkü oturumunda hükümet tarafı kamu çalışanlarına yönelik ilk zam teklifini açıkladı. Buna göre, 2022 yılı için yüzde 5+6 2023 yılı için ise 6+6 teklif sunuldu.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci,  Toplu sözleşme görüşmelerinin bugün yapılan oturumunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Bilgin 2022-2023 yılına ilişkin hükümetin zam teklifini konfederasyonlar ve kamuoyu ile paylaştı.

Buna göre hükümet kanadı, 2022 yılı için yüzde 5+6 , 2023 yılı için ise 6+6 teklifi konfederasyonlara iletti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Bilgin, refah payı uygulamasının da bu toplu sözleşme sürecinde gündeme geleceğini ifade etti.

KAHVECİ:  BU TEKLİF YETERLİ DEĞİLDİR

Teklifin ardından basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Genel Başkanımız Önder Kahveci, “Hükümet bugün ilk teklifini masaya getirdi. Uzun yıllardır beklediğimiz 3600 ek göstergenin bir takvime bağlanması noktasındaki ifadelerini önemsiyoruz.

Sözleşmeli arkadaşlarımızın kadroya geçirilmesi noktasındaki talebimizin olumlu karşılanmasını ve bu masada çözülmesi yolunda yapılan açıklamaları kıymetli buluyoruz.

Yardımcı hizmetli arkadaşlarımızın kadroya alınması, bayram ikramiyesi, vergi dilimleri gibi 51 maddeden oluşan tekliflerimizle ilgili müzakereler ise devam ediyor.

YAKIN ZAMANDA REVİZE EDİLMİŞ YENİ BİR TEKLİF BEKLİYORUZ

Hükümetin verdiği teklifi Türkiye Kamu-Sen olarak yeterli bulmuyoruz. Şu an itibariyle gerçekleşen enflasyon %19 iken bir sonraki yıl için %11’lik bir ücret artışı teklif etmek hakkaniyetli değil. Bu tekliflerin üst düzeyde yeniden revize edilmesi, bizim beklentilerimizi karşılayacak, memurun emeklinin yaşamış olduğu ekonomik sıkıntılara çare olacak bir ücret artışı bekliyoruz. Teklif edilen rakamın bizim tarafımızdan kabul görmesi mümkün değil.   Yakın zamanda yeni bir teklif bekliyoruz.

20 MİLYON İNSANI İLGİLENDİREN BU SÜRECİN UZLAŞMAYLA SONUÇLANMASINI TEMENNİ EDERİZ

Önümüzdeki yıl hedeflenen enflasyonun hiçbir zaman bu ülkede tutmadığını hepimiz biliyoruz. Ekonomik sıkıntılarımızı giderecek 2. Teklifi bekliyoruz. Mali konular dışındaki taleplerimizle ilgili de mutlaka mesafe alacağımızı düşünüyoruz. O müzakereler de devam ediyor. İnşallah 6 milyon memur ve emekliyi, 20 milyon nüfusumuzu ilgilendiren toplu sözleşmenin uzlaşmayla sonuçlanmasını temenni ederiz. Bu durum kamu işveren tarafının elinde olan bir şey.  Refah payı uygulamasını da bu sene uygulamaya geçirmemiz lazım.  Dün yapılan toplu sözleşmede hizmet zammı diye refah payı uygulaması getirildi. Geçmiş yılların telafisinin karşılanması noktasında istediğimiz 600 lira seyyanen zammın da hayata geçirilmesini istiyoruz.  Bu sürece kadar yaşananları Konfederasyon olarak Başkanlar Kurulu toplantımızda değerlendireceğiz. Hükümetin mevcut teklifi revize etmesi noktasında da çağrılarımızı hem sosyal medya aracılığıyla hem de alanlarda tüm illerimizde bir kez daha sürdüreceğiz” dedi.

 

2ca3ccab-ab7a-4cd2-8b5e-89269950fc63 29432c13-80f2-41fd-adc1-cdecb29b9bbf

00130c6d-3d34-453c-b43e-afcad340750f

14ff65d5-de9d-464c-981f-a35d4e835f4d

SHGM 2021-1 SAYILI KİK TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

 5658
Sendikamız ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü arasında 2021-2 sayılı Kurum İdari Kurulu toplantısı bugün SHGM Genel Müdürlüğü Nuri DEMİRAĞ Toplantı salonunda gerçekleştirildi.
SHGM Genel Müdür Yardımcısı V. Sayın Özcan BAŞOĞLU başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya sendikamızı temsilen Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK, Genel Başkan Yardımcılarımız Ahmet Özkan ERTEKİN ve Vedat EMRE, Şube Başkanımız Yalçın UZUNKAYA ve SHGM İşyeri Sendika Temsilcimiz Eyüp KAPAKLI katılırken, SHGM’yi temsilen Strateji Başkanı Sayın Tayyar TURGUT, Personel Müdürü Sayın Yusuf KALMAZ, 1.Hukuk Müşavir V. Sayın Alev KARANFİL, Destek Hizmetleri Müdür V. Sayın Ali ÖZCAN ve Raportör Sayın Fatima ERTEM katıldı.
SHGM Çalışanlarının yaşamış oldukları sorunlar ile taleplerinin görüşüldüğü konular ile ilgili yaşanacak gelişmeler sendikamız tarafından yakından takip edilecektir.
SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
2021/1 KURUM İDARİ KURULU
TOPLANTI GÜNDEMİ
1- SHGM çalışanlarına hak ettikleri oranlarda havacılık tazminatı ödenmesi için gerekli çalışmaların yapılması,
2- Personel sağlık sorunları ile ilgili bir durum söz konusu olduğunda, bu duruma cevap verebilmek adına kurum doktorunun görevlendirilmesi,
3- Personelin işe geliş ve gidişinde kullanmaları için servis temin edilmesi
4- Personelin çocukları için kurum içerisinde uygun bir bölümün kreş olarak düzenlenmesi,
5- Tüm SHGM Personeline Havacılık alanında gelişimini ve havacılığı tanıması adına eğitim verilerek, İngilizce eğitiminin etkin bir şekilde devam edilmesi ve SMS (Güvenlik, Uçuş Emniyeti) Eğitiminin tüm hizmet birimlerinde çalışan personele verilmesi.
6- Personelin faydalanabilmesi için bir çay ocağı sisteminin oluşturulması,
7- Bodrum katta Mescidin Kadın personelin de kullanabileceği şekilde düzenlenmesi,
8- VHKİ kadrosunun açılıp tüm memurların VHKİ kadrosuna sınavsız geçirilmesi. (Önlisans veya Lisans mezunu memurların tamamına yakını hali hazırda veri hazırlama yapmakta ve şartları tutmaktadır.)
9- Havacılık Uzmanı olarak görev yapan IHS personellerin Kadrolarının 657 DMK Kariyer Uzmanlığa dönüştürülerek mevcut görev yapan tüm personellere geçiş imkânının sağlanması,
10- SHGM’nin düzenleyici ve denetleyici yetkisi bulunması nedeniyle 5018 sayılı Kanun Kapsamında III Sayılı cetvele alınarak Düzenleyici ve Denetleyici Kurum olarak yeniden yapılandırılması,
11- Dilek ve Temenniler
DSC_1983
DSC_1980
DSC_1961

6. DÖNEM TOPLU SÖZLEŞME ULAŞIM HİZMET KOLU TALEPLERİMİZ

GENEL TALEPLER

  • Denizcilik Bakanlığının kurulması,
  • Kamu Kurum ve Kuruluşlarında “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde uygulanmakta olan Mülakat Sisteminin tamamen kaldırılması,
  • Konfederasyonumuz Türkiye Kamu-Sen tarafından yapılan çalışma doğrultusunda 3600 Ek Göstergenin tüm çalışanları kapsayacak şekilde verilmesi,
  • Kamu Görevlilerine uygulanan vergi oranlarının %15’de sabitlenmesi,
  • Emeklilere uygulanan Bayram İkramiyesinin tüm kamu görevlilerine de verilmesi,
  • Görevi başında iş kazası sonucu hayatını kaybeden personelin soruşturmalardan muaf tutulması.
  • Bayram ve Resmi Tatillerde işçilere verilen hak edişlerin kamu görevlilerine de verilmesi,
  • Emniyet güçlerinde görev yapan personele verilen Silah Tazminatının Kamuda görev yapan Koruma ve Güvenlik Görevlilerine de verilmesi,
  • Memurlara ödenen eş ve çocuk yardımı ücretinin enflasyon oranları göz önünde tutularak %80 oranında arttırılması,
  • 399 Sayılı KHK’ye tabi Kuruluşlarda istihdam edilen Doktor ve sağlık personeline de Diğer Kamu kurumlarında uygulandığı şekilde “Döner Sermaye ve/veya Performans” benzeri Tazminat ödenmesi.
  • X-Ray cihazlarındaki radyasyona maruz kalan personele Röntgen Teknikerleri ve Teknisyenlerine verilen imtiyazların verilmesi. (1 ay fazla izin, gıda yardımı, fiili hizmet vs.)
  • Yıllık izinlerin kullanılmasında Hafta sonları ve Resmi tatillerin izin gününden sayılmaması,
  • Kamu Kurumlarında 7/24 görev görev yapan Güvenlik Görevlilerinin tümüne fiili hizmet tazminatı verilmesi,
  • Kamu Kurumlarında görev yapan Güvenlik Görevlilerine mesai dışında beylik silahlarını taşıma izni verilmesi ve emekliliklerinde silah almalarının kolaylaştırılması,
  • Kamu Kurumlarında Servis imkanından faydalanmayan personele rayiç bedel üzerinden ödeme yapılması,
  • Memurların fazla çalışma mesai ücretinin, aylık ücretinin, aylık çalışma saatine bölünerek tespit edilmesi.
  • Gazi ve Şehit Yakını olarak istihdam edilen personelin tümünün eğitim düzeylerine uygun unvanlara atanması,
  • Ek ödemelerin emekli sandığı keseneklerine tabi olması,
  • Şube Müdürü olarak görev yapan çalışanların (İdari ve Teknik) altında çalışan personelden düşük maaş almaması,
  • Mesleki Liselerin devamının sağlanması,
  • Yıllık izinlerin kullanılmayan kısmının ücretinin ödenmesi,
  • Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavlarının kısa aralıklarla yapılması,
  • Sağlık sorunları yaşayan veya yaştan dolayı görevini yapamayacak durumda olan personelin sosyal ve mali haklarında herhangi bir kayıp yaşamayacağı unvanlara atanması
  • Kamu Görevlilerine ödenen harcırah ve harcırah karşılığı ödenen çeşitli tazminatlarda (km/saat tazminatı) 2018 ve 2019 yılı enflasyon oranları toplamı kadar artış yapılması,
  • Kamuda görev yapan ve iş güvenliği uzmanlığı görevini yürüten İşyeri Hekimlerine verilen ek ödemenin, söz konusu görevi yürüten diğer sağlık personeline de verilmesi.

 

T.C. ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI

 Eski Denizcilik Müsteşarlığı’nın 655 sayılı yasa ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na bağlanması ile birlikte unvanlarını yitiren ve hak kaybına uğrayan bütün çalışanların kayıplarının giderilmesi için gerekli yasal düzenlemenin yapılması.

  • Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünde görevli personele ödenen “Havacılık Tazminatı” tutarının artırılması.
  • Liman Başkanlıklarında (taşra) 7/24 esasıyla çalışan ve denetim yapan 200 Denizcilik Sörvey Mühendisi, 25 Denizcilik Uzmanı, 100 Uzman, 50 Mühendis, 50 V.H.K.İ., 50 Şef, 500 Memur unvanlı kadroda  istihdam edilen personel için;

1500 TL-2750 TL arası maaş alan personele 800 TL,
2750 TL-4000 TL arası maaş alan personele 600 TL,
4000 TL ve üstü maaş alan personel’e 400 TL ve net olmak üzere aylıklarına ilave olarak “Denizcilik Sörvey tazminatı” ödenmesi.

  • Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatında çalışan personelin ve 1. Derece yakınlarının, bağlı kurum ve kuruluşlara ait ulaşım araçlarından ücretsiz yararlandırılması,
  • UAB bünyesinde görev yapan denetim elemanlarına, kesmiş oldukları cezalardan prim verilmesi,
  • Liman Başkanlıklarında 7/24 esasına göre görev yapan Liman Başkanına (büyükşehirde çalışanlara 1400 TL, ilçeler ve beldelerde çalışanlarına 1200 TL) Başkan yardımcısına ( Büyükşehirde çalışanlara 1100 TL, ilçe ve beldelerde çalışanlara 1000 TL),Taşra teşkilatında arazide görev alan personele, Liman Çıkış belgesi nöbeti tutan personele (Büyükşehir de görev alanlara 900 TL, ilçe ve beldelerde görev alanlara 800 TL) Amatör denizcilik eğitimi ve sınavları ile belgelerini basan personel ; yukarıda sayılan unvanlar dışında kalan personele(700 TL) döner sermayeden aylık ek ödeme yapılması,
  • Taşrada Lojmanı olmayan ve kirada oturan personele Döner sermayeden Büyükşehir ve turistik bölgelerde çalışanlara aylık 1200 TL, diğer bölgelere 800 TL kira sosyal yardımı yapılması,
  • Karayolları, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünde olduğu gibi; Merkez ve taşrada görev yapan personele yazlık (750), kışlık (750) toplam 1500 TL döner sermayeden kıyafet yardımı yapılması,
  • 180 civarı Denizcilik Sörvey Mühendisi kadrosunun iptal edilerek yerine Denizcilik Uzmanı kadrosu ihdas edilmesi , Mühendislik fakültesi mezunu Uzmanlara, Mühendis kadrosu ihdas edilmesi.
  • Şartları uygun olan Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisi, Gemi Makineleri/ Makine Mühendisi ile Gemi İnşaat Mühendisi lisans mezunlarına Denizcilik Sörvey Mühendisi kadrosu ihdas edilmesi,

 

DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

 

  • DHMİ Genel Müdürlüğünde Seyrüsefer Hizmeti veren personeller arasındaki Havacılık Tazminatı ücret adaletsizliğinin giderilmesi ve Milli Maliyetlerin arttırılması.

 YPK Kararında revize yapılarak;

a) 1 sayılı tazminat dağıtım tablosunda yer alan şube müdürü, başmühendis, Mühendis, Tekniker, teknisyen unvanlarında yer alan elektronik ibaresi yerine seyrüsefer hizmetlerine yönelik çalışan personel ibaresi eklenmesi (Seyrüsefer hizmeti veren Elektrik, Makine, vs teknik personelin 1. Gruba alınması

b) 2 sayılı tazminat dağıtım tablosunda yer alan ancak radar istasyonları ve Hava trafik kontrol merkezinde hava seyrüseferine yönelik çalışan personelin 1. Grupta yer alabilmesi için 1 sayılı tazminat dağıtım tablosunda ilgili personelin unvanlarına yer verilmesi (Seyrüsefer Hizmeti veren Güvenlik personeli ile Arama kurtarma personelinin 1. Gruba alınması)

c) 3 sayılı tazminat dağıtım tablosunda yer alan yaptığı işin niteliği, seyrüsefer sistemlerinin korunmasına yönelik olduğu uçak kaza kırımı, Seyrüsefer istasyonları ile yangına karşı arama kurtarma işlemlerini yapan ARFF personeli ve Hava trafik kontrol kulesi ile koordineli çalışan Apron memurlarının 2.sayılı tazminat dağıtım tablosunda yer alması

d) Ödenmekte olan ek havacılık tazminatı en yüksek devlet memuru aylığı kadar arttırılarak tüm personele aynı oranda uygulanması.

 

  • Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün personeline; “Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı” prensipleri çerçevesinde Havacılık Emeklilik Sigortası ve Tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırılması.
  • DHMİ tarafından her yıl EUROCONTROL’e bildirilen tahmini milli maliyetlerle gerçekleşen milli maliyetler arasında farklılık oluşması ve gerçekleşen maliyetlerin düşük çıkması halinde aradaki fark kadar bir ek ödeme her yıl Ekim ayı sonunda personele eşit olarak ödenmesi.
  • ARFF Birimlerinde çalışan personele uygulanan havacılık tazminatı ARFF Memuru için %56, Şef(ARFF) için %63 oranında arttırılması.

2005 yılında yürürlüğe konulan Havacılık Tazminatı ödemesinde yıllardır süren eşitsizlikler ARFF bünyesinde çalışan personelimizin toplu sözleşme dönemlerindeki öncelikli talebi haline gelmiştir.

Aşağıda verdiğimiz örnekte DHMİ bünyesinde görev yapan Şef/Memur ile ARFF bünyesinde görev yapan Şef (ARFF)/ARFF Memur arasındaki Havacılık tazminatı farkını göstermektedir. Diğer unvanlar bazında da bu farklar artarak devam etmektedir.

UNVAN HAVACILIK TAZ. EK HAVACILIK TAZ. FARK
MEMUR %190-%200 %56
ARFF MEMURU %134-%144 %56 %56
ŞEF %200-%210 %89
ŞEF(ARFF) %137-%147 %89 %63

 

Ek Havacılık tazminatında artış sağlanamaması durumunda ise;

1 Ocak 2021 Tarihi itibariyle;

Temel ücret grupları için ARFF Memurunun bulunduğu 2. grubun tavanı 6560 TL’dir.

ARFF Memurunun temel ücreti 6100 TL’ dir.

ARFF Memurunun temel ücretine 450 TL’lik bir artış yapılabilmektedir.

Şef (ARFF) için ise parantez içi uygulamasının kaldırılarak eş değer İdari Şefler ile aynı havacılık tazminatı oranından yararlandırılmasının sağlanması halinde, 2. Grupta yer alan tazminat oranlarının bir kısmının Eurocontrol maliyetlerinden karşılanacağından Kamu Maliyesine katkısı olacağı düşünülmektedir. Bu yöntemle Şef (ARFF) mağduriyetleri de giderilecektir.

  • En az C sınıfı sürücü belgesi ve PAT sahasında araç kullanma belgesi bulunan ARFF personeline 500TL İtfaiye (ARFF) Aracı Kullanma Tazminatı verilmesi.

ARFF birimlerinde görevli personeller kurtarma ve yangınla mücadele hizmetinin yanında ARFF hizmetlerinde kullanılan üstün teknik ve teknolojik donanıma sahip araçları da kullanmaktadır. Acil durumda saniyelerle yarışıldığı düşünüldüğünde bu özel araçları kullanmak bazı riskler içermekte olup, bu araçları kullanan tüm personel diğer personele oranla ilave büyük sorumluluklar almaktadır. ARFF personelini ARFF araçlarını kullanmaya teşvik etmek ve önemli sorumluluğun karşılığı olarak, operatörlük- araç kullanma tazminatı talep edilmektedir.

  • ARFF Memurlarına Teknikerlik Unvanı verilmesi.

ARFF hizmetlerinde yapılan işin mahiyeti incelendiğinde teknik bir iş olduğu, ARFF hizmetlerinde kullanılan tüm araç, gereç ve teçhizatın üstün teknik donanım özelliklerine sahip bir iş makinesi olduğu, dolayısı ile bu görevi yapacak personelin de konusunda uzman, gerekli eğitimleri almış teknik bir personel olması gerektiği üniversitelerce yapılan araştırmalar sonucunda tespit edilmiştir. Sendikamızın İstanbul Teknik Üniversitesi’nden aldığı bilirkişi raporunun yanında, Kamu Denetçiliği Kurumu’da sendikamızın başvurusu üzerine Ombudsmanlık kararı ile tekniker sınıfında değerlendirilmesi yönünde görüş bildirilmiştir. ARFF teknikerliği kadrosu ARFF teşkilatının uzmanlaşması ve profesyonelleşmesi anlamında önemli bir adım olacaktır.

  • ARFF Biriminde mesai saatleri dışında Ekip Sorumlusu olarak görev yapan personele Ekip Şefliği Kadrosu verilmesi.

ARFF Birimi 24 saat usulüne göre görev yaptığından Havalimanı Müdürlüklerinde mesai saatleri dışında ekip sorumluları görev almaktadır. Bu arkadaşlarımız çok önemli sorumluluklar almalarına rağmen diğer personelden herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Yeterli sayıda kadro ihdası yapılarak, görevde yükselme sınavlarıyla bu unvanlara atama yapılması gerekmektedir. Şef (ARFF) pozisyonlarının da yapılacak sınavla doldurulmaları gerekmektedir.

  • ARFF Memurlarının bölümleri, eğitimleri ve kurum içi hizmet içi kurslarına göre uygun olan pozisyonlarda Görevde Yükselme Sınavlarına dahil edilmesi.

ARFF Memurları kurumun en genç ve dinamik ekipleridir. Bu personeller ön lisans ve lisans mezunudur. Kurumda kariyer planı olarak sadece Şef ARFF olarak görev yapma imkânına sahiptirler. Şef ARFF kadrosu sayı bakımından 1800 personelin bulunduğu ARFF için yeterli değildir. Bu durum maalesef birçok personeli kurumdaki geleceği için umutsuzluğa sevk etmektedir. Diğer birimlerde yükselmek ve kariyer yapmak isteyen personelin önünün açılması, genç ve başarılı personeli fırsat verilmesi adına ARFF Memurlarının bölümleri, eğitimleri ve kurum içi hizmet içi kurslarına göre uygun olan pozisyonlarda Görevde Yükselme Sınavlarına dahil edilmesi gerekmektedir.

  • ARFF Memurlarına 112 Çalışanlarında olduğu gibi yemek yardımının nakden ödenmesi.

ARFF Birimi bir acil durum birimi olduğundan mesai saatleri kavramı bulunmamaktadır. Ayrıca Havalimanı kategorisinin sağlanması adına personel yeterliliği önem arz ettiğinden ARFF Memurları yemek saatlerini sabitleyememektedir. Bu nedenle yemek yardımının 112 Çalışanlarında olduğu gibi nakden ödenmesi.

  • DHMİ Merkez ve Taşra Teşkilatında Seyrüsefer Hizmeti veren Güvenlik Personelinin Havacılık Tazminatı Dağıtım Tablosunda 1. Gruba alınması.

2 sayılı tazminat dağıtım tablosunda yer alan Güvenlik Personelinin Havalimanlarında Seyrüsefer Yardımcı İstasyonlarında (SSY) görev yapması nedeniyle Seyrüsefer Emniyetine direkt hizmet ettiğinden 1. Grupta yer alabilmesi için 1 sayılı tazminat dağıtım tablosunda personelimize yer verilmesi gerekmektedir.

  • DHMİ Genel Müdürlüğü bünyesinde merkez ve taşra teşkilatı uhdesinde SSY Radar İstasyonları dahil olmak üzere Hava seyrüseferinin emniyetli, güvenli, kesintisiz ve kaliteli bir şekilde sürdürülebilmesi için hafta sonlan ve resmi tatillerde nöbetli görev yapan personele görev yaptığı sürelerde dikkate alınarak izin verilir. İzin verilemeyeceği durumlarda ise nöbet ücreti (gece çalışma tazminatı) ödenir. Nöbet ücreti gündüz için saat başı fazla mesai ücretinin 10 katı, gece için ise 20 katı olarak uygulanması.
  • Gece gündüz 24 saat kesintisiz görev yapan personele yemek ücreti gece ve gündüz için ayrı ayrı ödenmesi, yemek hizmeti verilemeyen yerlerde ise personele yemek ücreti yemek kartı vb. vasıtasıyla nakden ödenmesi.
  • Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün yayımlamış olduğu Sivil Havacılık Güvenliği Eğitim ve Sertifikasyon Talimatında (SHT-17.2) tanımım yapıldığı havalimanında görev yapan Koruma ve Güvenlik memurlarına Havacılık Güvenliği Personeli unvanın verilmesi.

 

  • Koruma ve Güvenlik görevlilerine silah taşıma tazminatı (Emniyet Hizmetleri tazminatı) ödenmesi.

657 sayılı DMK zamlar ve tazminatlar konu başlıklı 152. Maddesinin D bendine göre Emniyet Hizmetlerinde görev yapan memurlara kadro, derece ve görev yerleri esas alınarak yapılan hesaplama ile değişik yüzdelerle tazminat ödenmektedir.

Koruma ve Güvenlik Görevlileri (memur) görev ve hizmetlerinin ifası bakımından emniyet personeli (polis) ile aynı noktada ve aynı kanuna (PVSK) istinaden silahlı görev yapmakta olup, silah kullanma yetkisinde tek fark sadece Koruma ve Güvenlik Görevlilerinde bu yetkinin görev alanı ile sınırlandırılmasıdır.

Polis memuru ile görev alanı dâhilinde aynı şartlarda ve aynı hayati tehlikeye maruz şekilde görev yapan ve Ülkemizin en stratejik noktalarından birinde (Havalimanları) görev yapan Koruma ve Güvenlik Personelinin de bahse konu kanunun ilgili maddesine istinaden ek tazminat hakkından yararlandırılması gerekmektedir.

  • Koruma ve Güvenlik görevlilerine 5188 sayılı yasaya tabi tutulan ve silahlı olarak görev yapanlara 25 yılda 5 yıl yıpranma payı olarak fiili hizmet zammı verilmesi.

5510 sayılı kanunun 40. Maddesi Fiilî hizmet süresi zammı (Değişik: 17/4/2008-5754/25 md.) uygulamasından yararlanacak personel bir çizelge ile düzenlenmiştir.

Özellikle Havalimanlarında emniyet personeli ile beraber aynı noktalarda benzer görevleri ifa eden Koruma ve Güvenlik Personelinin de emniyet hizmetlerinde görev yapan personel gibi Fiili hizmet süresi, itibari hizmet süresi (yıpranma payı) uygulamasından yararlandırılması gerekmektedir.

Aynı zamanda birçok meslek grubu KHK’ler aracılığıyla (gazeteci, sağlık çalışanları vb. kadrolarda görev yapan personel de) bahsedilen uygulamalardan ifa ettikleri görevin zorluk şartlarına göre sonradan yararlandırılmıştır.

  • “Elektriksel Güç”, “İklimlendirme” ve “Veri İşleme” Sistemlerinde Görev Yapan Elektrik, Makine ve Programcı vb. Unvanlı Personelin ATSEP Sertifikası Alması;

 Dünya genelinde; birçok ülke ICAO dokümanlarını (Güncel olarak Doc10057) temel alarak hazırlanan Hava Trafik Emniyeti Elektronik Personeline (Elektrik, Elektronik, Makine, Bilgi Teknolojileri) ilişkin lisans, derecelendirme ve eğitim konularında düzenlemelere sahiptir. Bu çerçevede   “Elektriksel Güç”, “İklimlendirme” ve “Veri İşleme” alanlarında çalışan personel ATM/CNS hizmeti veren ATSEP kapsamında derecelendirilmektedir.

Ülkemizde; ATSEP personeline ilişkin standartlar elektronik personeli ile sınırlı tutulmuştur. Elektrik, makine ve bilgi teknolojileri (BT personeli 2013 yılından önce lisanslandırılmaktaydı) personeli kapsama dahil edilmemiştir. Mevcut durumda ülkemizde sadece “SHY-ATSEP” yönetmeliği ICAO tarafından belirlenen lisans derecelerini kapsamamaktadır.

ICAO Doc. 7192’de (2011) “Power Supply (Elektriksel Güç)” ve “Data Processing (Veri İşleme)” ATSEP lisans dereceleri arasında gösterilmiş fakat ülkemizde ATSEP lisansı kapsamında değerlendirilmemiştir. ICAO Doc.10057’de (2017, Hava Trafik Emniyeti Elektronik Personeli Yetkinlik Temelli Eğitim ve Değerlendirme El Kitabı) ATSEP lisansı kapsamında olan “Infrastructure (Altyapı- Elektromekanik Sistemler)” ve “Data Processing/Automation (Veri İşleme / Otomasyon)” ülkemizde bu kapsamda değerlendirilmemektedir.

2020 yılında FAA (ABD Federal Havacılık İdaresi) tarafından yayımlanan havacılık lisansları ile ilgili düzenlemesinde (Order 8000.90C, yürürlük tarihi 15.07.2020) “Environmental (Çevresel)” ve “Power (Güç)” lisans derecelerini CNS/ATM sistemlerinin Elektrik disiplini alanına giren kurulum ve bakım/onarımlarını gerçekleştiren teknik personele verilmektedir. ATSS/ATSEP personelinin hizmet verdiği alanlar/sistemlerin listelendiği FAA dokümanında Çevresel (Environmental) lisans derecesi ile ilgili belirtilen sistemlere kurumumuz çatısı altında bulunan elektrik personeli hizmet etmektedir.

ICAO ve/veya EASA üyesi ülkelerin ve uluslararası kuruluşlar tarafından,  ülkemizde Elektrik, Makine ve Bilgi Teknolojileri personelinin görev tanımı içerisinde yer alan “Power Supply (Elektriksel Güç)”, “Air Conditioning (İklimlendirme)” ve “Data Processing (Veri İşleme)”  sistemlerine yönelik verilen hizmetlerin de ATSEP lisansı kapsamına alınması yönünde mevzuat değişikliğinin hızlandırılması gerekmektedir.

  • Çalışırken okula devam edip Yüksek öğrenim diploması alan personele kadro, kadro verilemiyorsa kadro karşılığı ücretlerin verilmesi.

Devlet memuru olarak çalışırken okula devam branşı doğrultusunda Yüksek öğrenim diploması alan personel;  Hak ettiği kadrolara atanmasının sağlanması boş kadro yok ise kadro boşalana kadar 657 sayılı kanun çerçevesinde çalışan memurlara 160 seri nolu Devlet Memurları Genel Tebliğinin uygulandığı gibi derece ve kademeleri yükseltilerek (mesleki üst öğrenimleri) esas alınarak zam ve tazminatları ödenerek temel ücret yönünden intibaklarının yapılması gereklidir.

(160 seri nolu Devlet Memurları Genel Tebliğinin uygulamaya ilişkin ortak açıklamalar başlıklı E bölümünün 3 üncü maddesinde ise; Kararın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde de belirtildiği üzere, kadroları teknik ve sağlık hizmetleri sınıflarında bulunan personelden, bulundukları hizmet sınıflarına atanabilecek mesleki bir üst öğrenimi bitirerek, diploma veya çıkış belgelerini kurumlarına ibraz edenlere, intibak işlemlerinin yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, belgelerin kuruma ibrazını takip eden ay başından geçerli olmak üzere, ita amirlerinden alınacak ödeme onayı ile, cetvellerde ayrıca belirtilen istisnai durumlar hariç olmak üzere bitirilen aynı sınıfla ilgili mesleki üst öğrenimin karşılığı olan zam ve tazminatlar ödenecek, bunlar için ayrıca yıl içinde kontrol işlemi yapılmayacaktır.)

  • DHMİ Merkez ve Taşra teşkilatında mesai saatleri dışında Ekip Sorumlusu olarak görev yapan personele Ekip şefi kadrosu tahsis edilmesi

DHMİ Genel Müdürlüğü Merkez ve taşra teşkilatlarında 24 saat usulüne göre görev yapan birimlerde, mesai saatleri dışında görev yapan personel için içlerinden tecrübeli olanlar ekip sorumlusu olarak belirlenmektedir. Bu personel önemli sorumluluklar almasına rağmen diğer personelden herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Bu nedenle Ekip Sorumlusu kadro ihdası yapılarak, görevde yükselme sınavlarıyla bu unvanlara atama yapılması gerekmektedir.

  • DHMİ Merkez ve Taşra teşkilatında Yüksek Gerilim altında görev yapan personele TEDAŞ ve TEİAŞ’da olduğu gibi günlük 50TL Yüksek Gerilim Tazminatı verilmesi.
  • DHMİ’de ARFF Personeli, Güvenlik Görevlileri, AIM Personeli, Hava Trafik Kontrolörü ve diğer Radyasyona açık alanlarda çalışanların Fiili Hizmet Zammından yararlandırılması.
  • Nöbetli Çalışan Personele Gece Çalıştığı her gün için 50TL Gece Çalışma Ücreti Ödenmesi.
  • Apron Memurlarının çalışma şartları iyileştirilerek, aralarındaki farklılıkların giderilmesi,
  • THKM’de ve diğer havalimanlarında görev yapan Hava Trafik Kontrolörü personeline Kariyer Uzmanlığı unvanı verilmesi,
  • Daha önce 2. Grupta olan Şoför ve İş Makinası Sürücüsü kadrosunda görev yapan personelin tekrar 2.gruba alınması.
  • Doğu bölgesinde (4. Ve 5. Gruplarda yer alan Havalimanlarında) görev yapmanın cazip hale getirilmesi için, bu bölgede bulunan havalimanlarında görev yapan çalışanlara ödenen Havacılık Tazminatını miktarının artırılması.
  • DHMİ Genel Müdürlüğü tarafından Havacılık Tazminatı ile ilgili yapılacak çalışmalara sendika temsilcilerinin de katılımının sağlanması,
  • Arazi Tazminatı ödenmesine ilişkin farklı uygulamaların ortadan kaldırılması ve Arazi tazminatının %30 ile fazla mesai ücretlerinin 2 kat arttırılması.

 

TCDD VE TCDD TAŞIMACILIK A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

  • 45 yaşını dolduran Koruma Güvenlik Görevlilerinin memuriyete geçirilmesi.
  • Gece görev yapan tüm personele, her Gece nöbeti için saat başı fazla mesai ücretinin 20 katı olarak Gece Çalışma Tazminatı verilmesi.
  • Koruma Güvenlik Memurlarına Silah Tazminatı verilmesi.
  • Gece görev yapan tüm personele yemek verilmesi.
  • Görevi başında iş kazası sonucu hayatını kaybeden personelin soruşturmalardan muaf tutulması.
  • Demiryolu Bakım Müdürü, EST Şef Yardımcısı, Hat Bakım Onarım Memuru ile Yol, Vagon Teknisyeni ve Geçit Kontrol Memuru ünvanında görev yapan personelin de Arazi Tazminatı kapsamına alınarak faydalandırılması ve arazi tazminatı ödemelerinin her unvandaki personel için farklı ücret yerine tek ücret tespit edilmesi.
  • Ek ödeme oranlarının unvan bazında değişen oranlarda artış yapılması. Örnek %42 oranında ek ödeme alan HBO Memuru ile %47 oranında ek ödeme alan Sürveyan personele % 20 oranında artış, %82 oranında ek ödeme alan Teknik Şeflere %5-10 gibi bir artış yapılarak aradaki çok olan farkın kapatılmak suretiyle yapılması.
  • Katener altında görev yapan personele her gün için günlük 50 TL Kataner Tazminatı verilmesi.
  • Demiryolu Bakım Personeline Harcırah karşılığı ödeme yapılan km/saat tazminat ödemelerinde gerek saat gerekse km bazında en fazla 1 harcırah tutarında ödeme yapılır ibaresinin iptal edilerek üst sınırın kaldırılması. Bunun yerine km. üzerinden ödeme yapılan personele gittiği km. başına, saat üzerinden ödeme yapılan çalıştığı her bir saat üzerinden ödeme yapılması.
  • Yaptığı görev gereği yıpranma ve meslek hastalıkları ile karşı karşıya kalan personele ( Tren Üzerinde, Gar ve İstasyonlarda, trenlerin hazırlanmasında görev yapanlar ile Yol Bakım Onarım hizmetlerini yapanlar) Fiili Hizmet Zammı verilmesi.
  • Tren Şeflerinin, diğer Şef unvanlı çalışanlar ile aralarındaki ücret farkının giderilmesi,
  • Makinistlik görevinin yanında Tren Şefliği görevini de yapan personele “Teknik Şef Makinist” unvanı verilmesi.
  • Marmaray Tüp Tünelinde filen çalışan kamu görevlilerine çalıştıkları her gün için ödenen 6TL ücret tutarının, 20 TL’ye çıkarılması ve bu ücretin konvansiyonel hatta bulunan tünellerde de görev yapan tüm çalışanlar ile egzoz gazı, basınç, aşırı ses ve titretişime maruz kalan personele de verilmesi.
  • Görevi başında iş kazasına maruz kalarak vefat eden personelin “Görev Şehidi” sayılarak, eş ve çocuklarına işe alınmalarında öncelik tanınması.
  • Yüksek Gerilim altında görev yapan personele TEDAŞ ve TEİAŞ’da olduğu gibi günlük 50TL Yüksek Gerilim Tazminatı verilmesi.
  • Makinistlik görevinin yanında Tren Şefi görevini de yürüten personele %67 oranında ek ödeme verilmesi.
  • Trafik Kontrolörü olarak görev yapan personele Trafik Yönetim Tazminatı verilmesi.
  • TCDD ve TCDD Taşımacılık A.Ş.’de görev yapan Vagon Teknisyenleri arasındaki ücret farklılıkların giderilmesi.
  • Vagon Teknisyeni olarak görev yapan personele “Tren Hazırlama Teknik Kontrolörü” unvanı verilmesi.
  • İki farklı statüde çalışan personele aynı işin yaptırılmaması, İşçi Makinist, Tren Teşkil İşçisi uygulamasına son verilmesi ve işçi personelin tümünün memur statüsünde çalıştırılması ve yeknesaklığın sağlanması,
  • Hareket Memurlarına Trafik İşletmenliği unvanı verilerek özlük haklarının iyileştirilmesi,
  • Yol Bakım Müdürü olarak görev yapan personele turne tazminatı verilmesi,
  • Lojistik Müdürlüklerinde çalışan personelin faal personel statüsüne alınması,
  • Cevher yükleme ve boşaltma yapılan işyerlerinin çalışma zorlukları göz önüne alınarak iş zorluğuna karşı çalışmayı teşvik eden bir tazminatı verilmesi.

Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Toplantısının sonuç bildirgesi yayınlandı

ffd

 

24 Haziran 2021 tarihinde yapılan Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Toplantısının sonuç bildirgesi yayınlandı.

TÜRKİYE KAMU-SEN YÜKSEK İSTİŞARE KURULU TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

(24 Haziran 2021)

Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, Konfederasyona bağlı sendikalarımızın genel başkanları, Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri ve il temsilcilerimizin katılımıyla 24 Haziran 2021 günü Ankara’da toplanmıştır. İstişare toplantısında ülkemiz kamuoyunu yakından ilgilendiren konular ile kamu görevlileri ve emeklilerinin 2022-2023 yıllarına ilişkin mali ve sosyal haklarının belirleneceği, 2 Ağustos 2021 tarihinde başlayacak olan 6. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri ele alınmıştır.

Bu çerçevede Konfederasyonumuzun görüşlerini içeren Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı sonuç bildirgesini kamuoyunun ve kamu görevlilerinin bilgilerine sunuyoruz.

1. Konfederasyonumuzun kuruluşunun 29. yıldönümünü tebrik ediyor, kuruluşumuzdan bugüne kadar teşkilatımıza emeği geçenlere şükranlarımızı sunuyoruz. 

  

“Dik baş, tok karın, mutlu yarın” diyerek “Önce ülkemiz” prensibiyle çalışan, üreten, yol gösteren, hak eden ve hak ettiğini mutlaka alan bir sendikacılık anlayışını benimseyen; devletimizin kazanımları, milletimizin değerlerine sahip çıkarken sarı sendikacılık yapmadan da hak mücadelesi verilebileceğini tüm dünyaya ispat eden Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikalarımız 29 yaşına girmiştir.

Türkiye Kamu-Sen, ilkeli ve kararlı bir şekilde yürüttüğü sendikal faaliyetleri, tavizsiz bir biçimde koruduğu çizgisi, mücadelesi ve sendikal harekete sunduğu katkıyla bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türk memur sendikacılığının öncüsü olmayı sürdürecektir. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak kuruluşundan bugüne kadar, camiamız içinde yer almış, üye olmuş, destek vermiş; işyeri temsilcilerinden şube başkanlarına, ilçe ve il temsilcilerinden genel merkez yöneticileri ve genel başkanlarına kadar herkese teşekkür ediyor, kuruluşumuzda belirlediğimiz ilkelerimizden sapmadan hedefimize ilerleyeceğimizin bilinmesini istiyoruz.

2. İçinde bulunduğumuz zor sürece rağmen Türkiye Kamu-Sen 2021 yılı içinde üye sayısını artırmayı başaran tek konfederasyon olmuştur. Bu başarıda pay sahibi olan tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyor, aramıza yeni katılan kamu görevlilerine “Yuvanıza hoş geldiniz.” diyoruz. 

Ülkemizin içinde bulunduğu zorlu sürece, kamu görevlilerine yapılan haksız yönlendirmelere rağmen Türkiye Kamu-Sen, son dört yıldır olduğu gibi bu yıl da büyümüş ve bu süre zarfında üye sayısını sürekli artıran tek konfederasyon olmuştur. Sarsılmaz bir inançla ve kararlılıkla yürüyüşümüzdeki en büyük pay hiç kuşkusuz ki; vatan ve millet aşığı, dürüst, inandığı yoldan sapmayan, değerlerine sahip çıkan ve hakkı hâkim kılmak için gücümüze güç katan, değerli teşkilat mensuplarımızındır. Yüksek İstişari Kurul olarak küresel salgının zor şartlarında alanları boş bırakmayarak hem hizmet hem de sendikacılık noktasında gösterdikleri kararlılık için tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyor, memurlarımızın mutlu, müreffeh geleceği, milletimizin birliği ve dirliği için verdiğimiz çetin mücadelede destek ve teveccühünü bizlerden esirgemeyen tüm kamu görevlilerimize “Yuvanıza hoş geldiniz.” diyoruz.

3. Bu toprakları bizlere yurt yapan tüm kahramanlarımıza minnetlerimizi ifade ediyor, tüm şehitlerimiz, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına Allah’tan rahmet, gazilerimize hayırlı ömürler diliyoruz. 

Büyük mücadeleler sonunda isimsiz kahramanlarımızın kanları ve canları pahasına yurt yapıp yaşadığımız bu topraklarda bugün yeni bir saldırı dalgası ile daha karşı karşıya olduğumuzu görmekteyiz. Yurdumuz, içeriden ve dışarıdan kuşatılmak istenmektedir. Müttefik bildiğimiz devletler can düşmanlarımızla kirli ittifaklar içine girmiştir. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak adalet, sevgi ve hoşgörü ile bölgemizde huzur ve barışı yeniden tesis edeceğimize, vatan toprakları üzerinde ilelebet hür ve bağımsız olarak yaşayacağımıza olan sarsılmaz inancımızı yineliyor, milli birliğimize kasteden, güvenlik güçlerimizi ve masum vatandaşlarımızı alçakça katleden terör örgütlerini ve bunlara destek olan iç ve dış tüm güçleri lanetliyoruz. Bu vesile ile bu toprakları bizlere vatan yapan şehitlerimiz, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına Allah’tan rahmet, gazilerimize hayırlı ömürler diliyoruz.

4. Yaklaşmakta olan 6. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde Türkiye Kamu-Sen bütün birikimi ve kararlılığıyla kamu çalışanlarının hak ve menfaatlerini savunacaktır. 

4 milyon dolayında kamu görevlisi, 2 milyon emekli ve aileleri ile 25 milyona ulaşan vatandaşımızın önümüzdeki iki yıllık süreçte geleceğinin belirleneceği 6. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri, 2 Ağustos 2021 tarihinde başlayacaktır. Türkiye Kamu-Sen, 430 bin üyesinden aldığı güçle, sorumluluğunun bilinci içinde, kamu görevlilerinin geçmiş dönem kayıpları, enflasyondan kaynaklı zararlar, ekonomik gelişmeler, aylık zorunlu harcama tutarlarındaki değişim ve refah payını da dikkate alarak belirlediği gerçekçi taleplerle, 4688 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanarak toplu sözleşme görüşmelerindeki yerini alacak ve kamu görevlilerinin ve emeklilerin haklarını sonuna kadar, kararlılıkla savunacaktır.

5. Toplu sözleşmenin taraflarını toplu sözleşme görüşmelerinin ciddiyetine ve önemine yakışır şekilde hareket etmeye davet ediyoruz.  

Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak bu yıl gerçekleştirilecek toplu sözleşme görüşmelerinde önceki yıllarda gördüğümüz; kapalı kapılar ardında gizli pazarlıklarla sürecin yürütülmesi, kazanılmış hakların geriye götürülmesi, bağıtlanmış toplu sözleşme hükümlerinin kamu görevlileri aleyhine olacak şekilde değiştirilmesi, toplu pazarlıkların zamanından önce bitirilerek kamu görevlileri ve emeklilerin sorunlarının tartışılmasının engellenmesi gibi olumsuzlukların yaşanmamasını umut ediyor, yetkili sendika ve konfederasyonlar ile Kamu İşveren Heyeti’ni toplu sözleşme görüşmelerinin ciddiyetine ve önemine yakışır şekilde davranmaya davet ediyoruz.

6. Kamu görevlilerinin maaş artışlarının hedeflenen enflasyon sarmalından kurtarılması, gerçek enflasyon, harcamalar, büyüme ve refah payının dikkate alındığı bir sisteme geçilmesi bu yılki toplu sözleşme görüşmelerinin en önemli gündemi olacaktır. 

Toplu sözleşme sistemine geçildiği 2012 yılından beri memur maaş artışlarının belirlenmesinde hedeflenen enflasyon temel kriter olarak kabul edilmekte, maaş artışları umut edilen enflasyon çerçevesinde artarken her yıl gerçek enflasyon, hedef enflasyonu kat be kat aşmaktadır. Hal böyle olunca memur maaşları günden güne erimekte, alım gücü düşmekte, memur ve emeklilerimiz üzerindeki ekonomik yük artmakta, gelir dağılımı bozulmaktadır.

Bu nedenle Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak Kamu İşveren Heyeti’nin bu yıl da hedeflenen enflasyon çerçevesinde bir maaş zam teklifinin nezdimizde katiyetle kabul görmeyeceğinin bilinmesini, maaş artışlarında gerçek enflasyon, harcama kalemlerindeki artış, büyüme ve refah payının dikkate alınarak kamu çalışanlarımızın maaşlarının reel olarak yükseltilmesini talep etmekteyiz.

7. Ekonomik gerçekler dikkate alındığında toplu sözleşme görüşmelerinin en önemli konularından birinin memur maaşlarına ilave zam yapılması olduğunu bir kere daha hatırlatıyoruz. 

Hali hazırda açıklanan resmi enflasyonun yüzde 16’ları aştığı 2021 yılında, memur maaşlarına yalnızca yıllık %6 zam yapılması kararlaştırılmıştır. Yaşadığımız pandeminin de etkisi ile gıda fiyatlarındaki artış yüzde 21’i bulmuş, ailenin zorunlu harcamaları haziran ayları itibarı ile son bir yıl da 1260 TL yükselmiştir. Buna bağlı olarak kamu çalışanlarının ve emeklilerin alım gücü son bir yılda yüzde 688 TL düşmüştür. TCMB’nin faizleri arttırarak %19’lar düzeyinde tutması, önümüzdeki dönemde enflasyonun daha da yükseleceğinin işaretidir. Kaldı ki bu dönemde memur maaşları altın, gümüş, döviz, gayri menkul gibi tüm yatırım araçları karşısında da yüzde 50’ye varan oranlarda değer kaybı yaşamıştır. Hal böyle iken yetkili olduğu halde etkisini ortaya koyamayan sözde yetkili sendikalar ve konfederasyonun basiretsizliği nedeni ile maaşlar yılın ikinci yarısında da erimeye devam edecektir.

Bütün gerçekler göz önünde bulundurulduğunda 2021 yılı için memur ve emeklilere reva görülen bu zammın hiçbir mesnet ve karşılığı bulunmamaktadır. Gerek ekonomik gerçekler gerekse resmi tahminler göz önünde bulundurulduğunda memur ve emekli maaşlarına geçmiş dönem kayıplarını da karşılayacak şekilde tatminkâr bir artış yapılması zorunludur. Türkiye Kamu-Sen’in 6. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerindeki olmazsa olmaz taleplerinin başında maaşlarda yaşanan kayıpların karşılanması gelecektir.

8. Kamuda güvencesiz istihdama son verilerek tüm güvencesiz sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesini talep ediyoruz. 

Kamuda iş güvencesini zayıflatan, her türlü baskı ve istismara açık bir yapı arz eden 4/B’li, 4/C’den 4/B’ye geçen sözleşmeli, geçici, vekil, idari hizmet sözleşmeli gibi adlar altında güvencesiz istihdam modelinin kaldırılarak personelin memur kadrolarına geçirilmesi sağlanmalı, kamu kuruluşlarında memur işi yapan işçiler de aynı çerçevede kadroya geçirilerek kamu istihdam yapısı güvenceli bir şekilde düzenlenmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nda 2016 yılında getirilen süreli sözleşmeli personel uygulaması ile kamuda süresiz sözleşmeli istihdamı ve 3+1 yıl süreli sözleşmeli istihdamı gibi bir ayrımcılık daha ortaya çıkmıştır. Bu durum Anayasanın kanun önünde eşitlik ilkesine de aykırı bir yapı oluşturmaktadır. Son dönemde bazı belediyelerde çalışan sözleşmeli personelin işten çıkarılmalarının, Türk Yerel Hizmet-Sen’in hukuk mücadelesi sonucunda yargı kararıyla hukuksuzluğu ortaya konmuştur.

Bununla birlikte pek çok süresiz sözleşmeli personel adalet ve hakkaniyet ilkesine uymayan sözleşmeli personel istihdamının kaldırılması yolunda yargıya başvurmuş ve mahkemeler olumlu yönde karar vermiştir. Bu çerçevede artık yargı kararlarıyla da adaletsiz olduğu tescillenen sözleşmeli personel istihdamının kaldırılması elzemdir. Yaşanan gelişmeler, kamuda sözleşmeli personel istihdamının kamu hizmetlerinin devamlılığı ve tarafsızlığı ilkesine uygun olmadığını bir kere daha gözler önüne sermiştir. Yetkililer mahkeme kararlarını da göz önünde bulundurarak bir an önce sözleşmeli personel istihdamına son verecek düzenlemeyi hayata geçirmelidir. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, hak ve sorumluluklarda eşitlik, aile birliğinin sağlanması ve adaletin bir gereği olarak istisnasız tüm güvencesiz sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi hususunda kararlı ve ısrarcıdır.

9. 3600 Ek Gösterge konusu bütün memurları kapsayacak şekilde genişletilerek sonuca bağlanmalıdır.

24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleştirilen seçimler öncesinde Sayın Cumhurbaşkanı öğretmen, polis, hemşire ve imamların ek gösterge rakamlarının 3600’e yükseltileceğini ifade etmiştir. Ancak aradan geçen süreye rağmen verilen sözlerin tutulmadığını üzülerek görmekteyiz. Bu çerçevede en doğru yol; Sayın Cumhurbaşkanı tarafından verilen söze paralel olarak öğretmen, din görevlisi, hemşire ve polisler yanında müdürler, müdür yardımcıları, şefler, merkez taşra ayrımına tabi tutulanlarla, kurum içi yükselme sınavıyla gelen uzmanlar, idareci konumundaki kamu görevlileri, denetmenler, avukatlar, ek gösterge uygulamasından hiç faydalanamayan mübaşir, teknisyen yardımcısı, şoför gibi Yardımcı Hizmetler Sınıfına dahil olan personel gibi bütün kamu görevlilerinin ek gösterge rakamlarının yeniden ve adaletli bir şekilde düzenlenmesi olacaktır. Bu konuda hazırlanmasına katkıda bulunduğumuz ve uzun süreden beri TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda beklemekte olan kanun teklifinin bir an önce gündeme alınmasını talep etmekteyiz.

10. Emekliliğin bir kâbus olmaktan çıkarılması için bütün ek ödemeler emekliliğe sayılmalıdır.

Kamu görevlilerinin çalışırken elde ettiği ücret ile emekli olduğu zaman alacağı maaş arasındaki uçurumu kapatmak, özellikle emekli kamu görevlilerini yoksulluk sınırında yaşamaktan kurtarmak amacıyla, memur maaşını oluşturan bütün kalemler ile ek ödeme, döner sermaye, ek ders, sosyal denge sözleşmesi gibi tüm ödemelerin emekli keseneğine dâhil edilerek, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi, bu yolla her çalışanın eline geçen ücret ile orantılı emekli maaşı almasının sağlanması gerekmektedir.

11. COVID-19 Salgını sürerken salgına karşı insanüstü mücadele veren başta sağlık çalışanları olmak üzere tüm kamu çalışanlarının maddi ve manevi olarak desteklenmesini talep ediyoruz.   

2019 yılının sonunda Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan COVİD-19 küresel bir salgın haline gelerek insanlık tarihinin en büyük travmalarından birisi olmuştur. Virüsten etkilenenlerin ve virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı hızla artmaktadır. Bu çerçevede vatandaşlarımızın sağlığı uğruna mesai mefhumu gözetmeksizin hayatlarını ortaya koyan başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere kamu hizmetlerinin kesintisiz bir biçimde sağlanması için cansiperane mücadele veren tüm kamu görevlilerine teşekkür ediyor, salgınla mücadele esnasında hayatını kaybeden sağlık çalışanları ve kamu görevlilerine ve tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, hastalara acil şifalar diliyoruz.

Bununla birlikte salgın nedeni ile çeşitli olumsuzluklara maruz kalan, gelirleri düşen kamu görevlilerinin desteklenmesinin gerekli olduğunun altını önemle çiziyoruz. Her türlü güçlüğe göğüs gererek görevlerini sürdüren sağlık çalışanlarımız ve diğer kamu görevlilerinden, görevleri nedeni ile virüse maruz kalarak hayatını kaybedenlerin şehit statüsünde değerlendirilmesi; COVID-19’un ise meslek hastalığı olarak tanımlanması yolundaki talebimizi ısrarla yineliyoruz. Bu uygulamanın salgın ile mücadele eden kahraman kamu görevlilerimize minnet borcumuzun bir ifadesi olacağını vurguluyoruz.

12. Toplu sözleşme görüşmelerinde kamudaki her türlü ayrımcılığa son verilecek adımlar atılmasını istiyoruz.   

Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler, 15 Temmuz hain darbe girişimi ile birlikte değerlendirildiğinde; ülkemizde birlik ve beraberliğin korunması, toplumsal huzur ve refahın tesis edilmesinin önemini bir kat daha artırmaktadır. Birlik ve beraberliğimizin muhafazası ise ancak toplumun her alanında adalet, liyakat ve eşitlik ilkesinin tavizsiz bir biçimde hayat bulmasıyla mümkündür. COVID-19 salgını esnasında, ayrım yapmaksızın bütün kamu görevlilerimizin yaptığı fedakârlıklar bir kere daha görülmüşken, çalışanlarımızı sendikal aidiyetler üzerinden ayrışma, bölünme ve baskı ortamına sürükleyen anlayışı kabul etmiyoruz. Kamudaki her türlü ayrımcılığın bir an önce sonlandırılmasını bir kere daha yüksek sesle talep ediyoruz.

13. Evrensel sendikacılığa uygun, uluslararası sözleşmelerde tanınan hakları içeren, adil, demokratik ve çağdaş bir sendika ve Toplu Sözleşme Kanunu istiyoruz. 

2019 yılında yaşanan toplu sözleşme süreci, 4688 sayılı Kanunun revize edilerek toplu sözleşme görüşmelerinin katılımcı bir yapıya kavuşturulmasının, toplu sözleşme imzalama ya da uzlaştırma mekanizmalarına başvuru haklarının masada bulunan konfederasyonların temsilcilerinin çoğunluk kararına bağlanmasının, genel toplu sözleşme görüşmeleri ile hizmet kollarına ilişkin toplu sözleşme görüşmelerinin ayrılmasının, Hakem Kurulu’nun yapısının tarafların eşit temsiline dayalı olarak yeniden düzenlenmesinin, kamu görevlilerinin grev ve siyasete katılma haklarının tanınmasının zorunlu hale geldiğini bir kere daha ortaya koymuştur. Emekli olan kamu çalışanlarının sendikalara üye olabilmeleri sağlanmalıdır. Ülkemiz tarafından onaylanmış bulunan BM Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Sözleşmenin 8. maddesi, ILO’nun 87 Sayılı Sözleşmesinin kamu çalışanlarına uygulanmasını düzenleyen 151 Sayılı Sözleşmesi, 98 sayılı ILO  Sözleşmesi, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 23. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddeleri Anayasamızın 90. maddesi hükmü çerçevesinde ele alındığında kamu çalışanlarının adil bir temsil ile gerçek anlamda toplu sözleşme ve grev haklarını kullanmalarını ve siyasete katılmalarını sağlayacak düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir.  Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, bu konuda derhal çalışmalara başlanarak evrensel sendikacılığa uygun, uluslararası sözleşmelerde tanınan hakları içeren, adil, demokratik ve çağdaş bir kanun teklifi hazırlanması gerektiğine inanmaktadır.

14. Toplu sözleşme görüşmelerinde vergi adaletsizliğine kalıcı bir çözüm getirilmelidir. 

Bugün kamu görevlilerinin en büyük sorunlarının başında, ülkedeki vergi sisteminin adaletsizliği gelmektedir. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin kaynağı da vergi sistemindeki bu adaletsizliktir. Ücretli kesimden alınan gelir vergisi oranlarının kısa sürede %20 ve %27’lik dilimlere yükselmesi nedeniyle kamu görevlilerinin maaşları yıl içinde düşmekte, alınan maaş zamları artan vergi yüküne gitmektedir. Her ne kadar çıkarılan kanunla yüksek gelirli kesimin gelir vergisi oranları artırılmış olsa da gerek vergi istisnaları gerekse sonradan getirilen vergi afları nedeniyle yüksek gelirli kesimin ödeyeceği vergi miktarının artmayacağı, vergi yükünü yine çalışan kesimin taşıyacağı aşikardır. Bu nedenle Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, gelir vergisine ilişkin mevzuatta çalışanlar lehine bir düzenleme yapılmasını ve kamu görevlilerinin ödediği gelir vergisi oranının %15’e sabitlenmesini talep etmektedir.

15. Görevde yükselme ve atamalarda tarafsızlık ve liyakat esas alınmalıdır.

Kamu görevlilerinin atanmalarında, görevde yükselmelerinde, tayin ve terfilerinde tarafsızlık ve liyakat ilkelerinden vazgeçilmemesi; idareci kadrolarına hak eden, liyakatli kamu görevlilerinin getirilmesi; kamu kurum ve kuruluşlarında, çalışma barışının, birlik, dayanışma ve verimlilik artışının sağlanması için en temel gerekliliktir. Kamu görevlileri arasında kadrolaşmanın, adam kayırmanın, haksızlığın, hukuksuzluğun son bulmasının, kamu kurum ve kuruluşlarının idarelerinin tarafsızlığının sağlanmasının adil bir sınav ve atama sistemi ile çağdaş bir yönetim anlayışının oluşturulmasından geçtiği bilinmelidir. Bu kapsamda özellikle yönetici atamalarında yazılı sınava dayalı adil, şeffaf ve tarafsız bir sistem oluşturulmalı, kamuya personel alımlarında mutlak surette yazılı sınava itibar edilmeli, taraflı değerlendirmelere açık sözlü sınav uygulamasından bir an önce vazgeçilmelidir.

16. Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin beklentileri karşılanmalıdır.

Kamuda liyakat ilkesinin bir gereği olarak Yardımcı Hizmetler Sınıfına dahil personel bir defaya mahsus olmak üzere Genel İdari Hizmetler Sınıfına geçirilmeli, bu yolla kamu görevlilerimiz arasında oluşan adaletsizlikler giderilmeli, herkesin eğitim seviyesinin gerektirdiği kadro derecesine yükselmesi sağlanmalıdır.

17. Tüm memur, sözleşmeli ve geçici personel ile bunların emeklilerine dini bayramlar öncesinde bayram ikramiyesi verilmesi sağlanmalıdır.

Kamuda memurlar dışında tüm personele ve emeklilere bayram ikramiyesi ödenmektedir. Bu haktan faydalanamayan tek kesim memurlardır. Bu durum büyük bir adaletsizlik yaratmaktadır. Her ne ad altında olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan tüm memur, sözleşmeli ve geçici, vekil gibi personele Ramazan ve Kurban bayramları öncesinde bayram ikramiyesi verilmelidir.

18. Kamu görevlilerinin acil çözüm bekleyen sorunlarının hazırlanacak bir “Memur Paketi” içinde TBMM’de yasalaşarak çözüme kavuşturulmasını istiyoruz.

 

Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, yukarıda sıraladığımız taleplerimizle birlikte sosyal yardımların emeklilikte de ödenmesi, aile bütünlüğünün korunması, kadın istihdamının geliştirilmesi, kreş ve gündüz bakımevleri açılması, zorunlu rotasyon, sicil ve disiplin uygulamaları, görevde yükselme, atama ve yer değiştirme gibi personelin ekonomik durumunu, verimliliğini ve etkinliğini doğrudan etkileyen konulardaki sorunların sürüncemede bırakılmasının önüne geçilmesi için bir memur paketi hazırlanması konusunda ısrarcıdır. Hazırlanacak memur paketinin TBMM’de kanunlaşarak sayıları 25 milyona ulaşan vatandaşımızın beklentilerinin bir an önce karşılanması sağlanmalıdır.

19. Türkiye Kamu-Sen olarak nimette de külfette de adalet istiyoruz. 

Ülkemizin ekonomik imkânlarının, siyasi ve politik gelişmelerin ve memurumuzun içinde bulunduğu durumun farkında olan Konfederasyonumuz, bu bilinç içinde toplu sözleşme görüşmelerine ilişkin hazırlıklarını yapmakta, taleplerini belirlemektedir. Toplumun belirli kesimlerine kaynak aktarırken, vergi, prim ve ceza afları ile kamu alacaklarından vaz geçerken hiçbir çekince görmeyen yetkililerin, kamu çalışanlarının da ekonomik sorunlarını çözecek düzeyde bir artış yapma zorunluluğu bulunmaktadır. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak kamu çalışanları adına, daha adil bir gelir dağılımı sağlanması ve ekonomik gelişmelerin kamu görevlileri ve emekliler üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin giderilmesi için gerekli artışın yapılmasını, kamu görevlilerinin milli gelirden hak ettiği payı almasını istiyoruz.

Siyasi iktidarı, ekonomik gerçekler, toplumun ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda karar almaya davet ediyoruz. Bu davetimizin yetkililer nezdinde karşılık bulmaması, 2021 yılı toplu sözleşme sürecinin de geçmiş yıllarda olduğu gibi tek taraflı bir dayatmaya ve kapalı kapılar ardında yapılan gizli pazarlıklara dönüşmesi durumunda, yetkili sendikalar başta olmak üzere bu duruma çanak tutan herkesin kamu görevlileri ve kamuoyu vicdanında mahkûm olacağı bilinmelidir.

20.  Türkiye Kamu-Sen olarak 6. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde kamu çalışanlarının haklarının ilerletilmesi için her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu ilan ediyoruz. 

Bu süreç boyunca Konfederasyonumuz kamu görevlilerinin haklarının ve menfaatlerinin korunup geliştirilmesi için yetkili konfederasyonla ortak talep belirlenerek masadaki dağınık yapının sona erdirilmesi, pazarlıklarda kamu görevlilerinin elinin güçlendirilmesi için ortak eylem yapılması dahil toplu sözleşme masasına her türlü katkıyı sunmaya hazır bir biçimde pazarlıklarda yerini alacak, süreç içinde kamu görevlileri aleyhine gelişecek her karara müdahil olacak; kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz için atılacak her türlü olumlu adım, nezdimizde anında karşılık bulup desteklenecektir.

Kamuoyuna duyurulur.

TÜRKİYE KAMU-SEN YÜKSEK İSTİŞARE KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

Konfederasyonumuz Türkiye Kamu-Sen’in 29. Kuruluş yıldönümü münasebetiyle, Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezi’nde Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi.
Gerçekleştirilen toplantıya, MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Yaşar YILDIRIM, TÜRKAV Genel Başkanı Sayın Ebubekir KORKMAZ, Sendikalarımızın Genel Başkanları, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri ve Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcileri katıldı.
Yüksek İstişare Kurulu toplantısında, 6. Dönem toplu sözleşmeler öncesinde hazırlanacak talepler ve izlenecek yol hakkında istişarede bulunuldu.
DSC_0525 DSC_0396
DSC_0190 DSC_0165
DSC_0545

TÜRK ULAŞIM-SEN 29 YAŞINDA

29
18 Haziran 1992’de “İlkemiz, Önce Ülkemiz” şiarıyla, adını TÜRK olmanın gururundan alarak, milli ve manevi hasletleri yüksek, vatan, devlet, bayrak, ezan ve hak için adanmış bir ömürden başka sermayesi olmayan bir avuç gönül ve dava adamının desteğiyle çıktığımız bu kutlu yolda bugün 29 yılı geride bırakmanın gururunu ve mutluluğunu yaşamaktayız.
Hak alma mücadelemizde nice 29 yıllara ulaşmak dileğiyle, davamıza emek vermiş herkese teşekkür ediyor, aramızda olmayanlara Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.
VAR OLSUN TÜRK ULAŞIM-SEN
VAR OLSUN TÜRKİYE KAMU-SEN
Mustafa Nurullah ALBAYRAK
Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı

TCDD VE DHMİ’DE FAALİYET GÖSTEREN DERNEKLERLE TOPLU SÖZLEŞME ÖNCESİ İSTİŞARE TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

TCDD ve DHMİ’de faaliyet gösteren, DEMARD, DEKAD, DEGÜVDER, Demiryolu Trafik Kontrolörleri Derneği, DETEVAD, YOLDER, ARFF Derneği, ATSEP, SİHAGÜVDER, HAVELTED ve HAVAULAŞDER’in Genel Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla Sendika Genel Merkezimizde istişare toplantısı gerçekleştirildi.

Gerçekleştirilen toplantıda, Ağustos ayında gerçekleştirilecek olan Toplu Sözleşme görüşmelerinde ele alınması istenilen talep ve öneriler hakkında istişarelerde bulunuldu.

Toplantının sonunda, katılımcılar, ulaşım çalışanlarının taleplerinin yer aldığı dosyaları Genel Başkanımız Mustafa Nurullah ALBAYRAK’a takdim ettiler.

 

DSC_9681

DSC_9672

DSC_9668

DSC_9647

DSC_9704

DSC_9720