TÜRK ULAŞIM-SEN’İN YETKİ SANCAĞINI YENİDEN GÖNDERE ÇEKECEĞİZ.

SDS

AZİM VE GAYRETLE BİR YILDIR VERDİĞİMİZ MÜCADELEMİZDE ÜYE SAYIMIZI ARTIRARAK  ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞINDA YETKİLİ SENDİKA OLMANIN BİR KEZ DAHA HAKLI ONURLU ŞEREFLİ GURURUNU YAŞAMAKTAYIZ.  BU SÜREÇTE EMEK VEREN ŞUBE BAŞKANIMIZ VE YÖNETİMİNE TEŞEKKÜR EDERİM AYRICA UZUN YILLARDIR YETKİLİ OLAMADIĞIZ TÜVASAŞ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDE  EZİCİ COĞUNLUKLA YETKİ ALINMIŞTIR. BU BAŞARIDA EMEĞİ BÜYÜK OLAN ŞUBE BAŞKANIMIZA VE YÖNETİMİNE TEŞEKKÜR EDERİM. AYRICA DHMİ DE İLLER BAZINDA % 70 ORANINDA YETKİYİ ALMIŞ OLMANIN  VE TÜVASAŞ ,TÜLOMSAŞ VE TÜDEMSAŞ GENEL MÜDÜRLÜKLERİN DE ÜYE  SAYILARIMIZI % 90 ARTIRMANIN BÜYÜK HAKLI GURURUNU YAŞAMAKTAYIZ. BU BAŞARIDA GEREK GAYRET GÖSTEREN GEREK EMEK VEREN ÖZVERİLİ ŞUBE BAŞKANLARIMIZA İL TEMSİLCİLERİMİZE ŞÜKRANLARIMI TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM. BÜYÜK BULUŞMA SÖKÜN ETTİ!…NE DEMİŞTİK BU KUTLU YOLA ÇIKARKEN BAŞARACAĞIZ BAŞARACAĞIZ BAŞARACAĞIZ…

Teşekkürler ULAŞTIRMACI MESLEKTAŞLARIMIZ!…

Her türlü övgüye, takdire, saygıya ve hizmetin en kalitelisine layık olan siz değerli meslektaşlarımız HAKK’a, hukuka, haysiyete, vakara ve itibara kuvvet verdiniz.

Her daim mensuplarımızın ayrımsız tümüne kazandıran hizmet prensibimize fer kattınız…

Büyük buluşmanın ayak seslerini birlikte yükselttik

Sendikal ehliyet ve liyakati başarılarla tescilli olan TÜRK ULAŞIM-SEN’imizin YETKİ sancağını yeniden göndere birlikte çekmenin şafağını söktürdük.

Saflarımızda “bir gün hakikati görüp mutlaka gelecekler” diye boş beklettiğimiz yerlerinizi, HAKK’IN ŞEREF OLDUĞU BİLİNCİYLE saygın şahsiyetinizle bir bir dolduruyorsunuz.

Kutlu olsun!…

Sen-ben kısırlığı ve basitliğinden “BİZ-HEPİMİZ” bereketine yeniden omuz vermenin sahibi-ortağı-hissedarıyız birlikte.

Alnımızın teri, engin saygı ve sevgiyle dolu, gönlümüzün, kalbimizin feneri BULUŞMA faziletimizin meyvesidir alınan bu en sonuncu kutlu sonuçlar…

Hakk’ı GÜÇLÜ kılmanın mazisindeki başarıları ile tescillenmiş bu tecrübeli yegâne mücadele adresimizi BÜYÜK BULUŞMA’nın yeniden karargâhı kıldınız…

Türk Ulaşım-Sen çatısı altında; şükürler olsun ki, bu sefer daha keskin sonuçlar getiren azametli hamle ile yekvücut,

Bir kez daha toplu vurdukça topun bile sindiremediği yürekleri birleştire birleştire şevkle birleşerek  bu toplanma kervanımızı yeniden yürüttünüz…

Kuvvet birliktedir,
Birlik kuvvettir…

Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için şiarı ile HAK MÜCDALESİ bayrağını birlikte dikmiştik burçlara, attığımız ilk adımlarda.

 

Mümkünler hemen yapılmış,

Zorluklar sabır ve azimle, akıllı mücadele prensipleri ile bir bir aşılmış,

İmkânsızlar ise sadece biraz zamanımızı almıştı.

Fakat başarı, muvaffakiyet tahakkuku kendi camiamıza kutlu, helal kazanç olarak “ALDIK” dediğimiz HAK’lar silsilesi ile kendi hanemize kayda geçmişti.

Tam da şimdi ULAŞTIRMA KAMU GÖREVLİLERİ’nin hizmet alanlarının en küçük ünitesine kadar bütün işyerlerinde yeniden birlikte ALDIK diyeceğimiz günlerin şafağını söktürüp, ufku aydınlatmanın kıvancına kavuşma yoluna seferber olduk…

El uzattık, kollarınızı açtınız, bağrınıza bastınız.

Kalbimizle halleştik, konuştuk, cevapsız bırakmadınız, kalbinizi açıp o mübarek gönlünüzde vakurca ağırladınız üyeliklerinizle.

Beraberliğe şeref verdiniz…

80 bin km mesafe kat ettik binlerce çalışanımızı işyeri işyeri dolaşarak birebir üyemiz olsun olmasın her çalışanımızın yanına vardık dertleriyle dertlendik sorunlarına çözüm bulmaya azami gayret gösterdik Bu kutlu yolda bizler genel merkezimiz olarak gecemizi gündüzümüze katarak yeri geldi iki saat üç saat uyku yeter deyip tüm teşkilatımızı gezdik 81 il teşkilatımızı tamamladık adım atmadığımız elini sıkmadığımız hiç bir ulaşım çalışanı bırakmadık, bu gayret ve azmimizi bu saatten sonrada devam ettireceğiz. Bizler bu gayret ve azmimizle inanıyorum ki genel yetkili sendika olacağımızdan hiç kimsenin en ufak kuşkusu endişesi olmasın bu süreçte hiç kimsenin üye sayısını artıramamada  bahane üretmeye hakkı da yoktur Türkiye’nin her köşesinde üye sayımızı  artırarak Güney Doğudan İç Anadolu’ya, Karadeniz’den Egeye Türkiye’nin her köşesinden üye sayılarını  öbek öbek artırırken rahatını bozmayan kılını kıpırdatmayanları da görmezden gelmemiz, çalışan üreten uyku uyumayan biz genel merkez yöneticileri ve gerçek manada çalışan şube başkanlarına il temsilcilerine de haksızlık hukuksuzluk olacaktır. Bu süreçte herkes şapkasını önüne koyup durum değerlendirmesini bizlerin yaptığı özverili çalışmalarını göz önüne alarak yapacaktır. Bu konuda teşkilatımız terbiyesi  töresi ve gereği duyarsız kalanlara sessiz kalmayacağımızı görmezden, gelmeyeceğimizin bilinmesini isterim her teşkilat kendi muhasebesini yapmalıdır ki genel yetkiyi de alabilecek güce yaklaştığımız bir durumda idik her yerde üyemiz artarken gayret göstermeyenleri görmezden gelemeyeceğiz. Türkiye’yi gezdik   gördük, müşahede ettik, istişarelerimizi bereketli kılmak uğruna ayrıntıları dahi birlikte değerlendirdik.

Türkiye’nin dört bir yanında tüm çalışanları ziyaretimizde  Sabrettik, azmettik, şahit olduk ki, birbirimizi çok da özlemişiz.

Ulaştırmacıların HAK mücadelesi yetim kalmıştı, şimdi o mağduriyeti de birlikte def etmenin ayak seslerini gök gürültüsüne çevirdik

Ürkenler var…

Olacak elbet. Zira Ulaştırmacıların hak mücadelesi yetimliğe mecbur edildi. Müsebbipler elbette ürkecek.

Varsın olsun.

Evet; “Hak şereftir, şerefin tavizi olmaz”. Ona sarkıntılığa izin-fırsat verilemez, müsamaha da olmaz.

“Ya hakkımız şerefimize yakıştığınca olsun veyahut canımız şerefimize feda olsun.”

Düsturumuz budur.

Yanıltılanlarımız oldu evet.

Hukuk labirentlerinde tuzaklı hükümlerin dişi kelimelerinden art niyetli netice üreterek ütmeye yeltenenler de oldu.

Hakkımızı, aklımız, kalbimiz, azim, irade, bilgi ve tecrübelerimizle tahkimli tutarak verdiğimiz AKILLI HUKUK MÜCADELESİ de sahadaki en büyük manevra yeteneğimizin özü-çekirdeği oldu.

Ama yanılma veyahut tenezzül tuzağına düşerek mücadelemizin mayasına şahsi veyahut grupsal çıkar zulalayarak menfaatperest kesilenleri ,

Dümeni kişisel ikbal veyahut grupsal menfaatlerine uygun yönlere doğru kıranları da zaman ve o zamanın içinde hızlı da gelişen olaylar ve ilişkiler silsilesi, siyah ile beyaz gibi apayrı saflara-renklere böldü, safraları attı, otomatikman temizledi teşkilat bünyemiz.

Hakk’ın er geç galebe çalacağını biliyorduk. Zira “HAK”ın muhafızı emanet edilen şerefe layık olma niyetinde olanlar idi.

Başarıldı mı?

EVET!…

Ve fakat, bu başarı gerçek manada çalışan hepimize aittir…

İçeriden veyahut dışarıdan; temennilerimize çalım atıldı, tercihlerimiz, beklentilerimiz, umutlarımız, mücadele potansiyelimiz gizli niyet zulacılarının istismarına da maruz kaldı.

Fakat, bütün mensupları birbirine aşina olan camia bünyemizin ve kurumsal kimliği ile teşkilatımızın kendi kendini ıslah yeteneğidir ki, hasarı öze indirmeden kılcıkları  saf dışı ederek,

Hakkı kuvvetli kılmanın YEGANE BULUŞMA adresi olduğu tescilli olan TEŞKİLATIMIZ TÜRK  ULAŞIM-SEN’de yeniden OMUZ OMUZAYIZ…

Bu asla kâfi değil.

Sadece bir aşamanın başarılı geçilmesinden ibaret görüyoruz geçtiğimiz mesafeyi, geldiğimiz menzili.

Meslektaşımız; ulaştırmacı çalışanlarımızın tek kişinin dahi saflarımızın dışında kalmayacağı güne, an’a kadar devam edecek mücadelemiz.

Meslektaşlarıma en derin saygı ve muhabbetlerimi arz eder.

Ayrıca dur durak bilmeden üye sayımızı artırmaya sendikal mücadelemizi en üst düzeyde vefakarca sürdürmeye  devam edeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın bu vesile ile tüm ulaşım çalışanlarına Mesleklerinde ve hayatlarına dair her anlarında hayırlı, huzurlu ömürler başarılar vermesini yüce Allah’tan niyaz ederim.

Mustafa Nurullah ALBAYRAK

TÜRK ULAŞIM SEN Genel  Başkanı

NİSAN 2019 ASGARİ GEÇİM SONUÇLARI AÇIKLANDI

1

Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan Nisan 2019 fiyatlarına göre yapılan araştırmada çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 3.169,05 TL olarak hesaplandı. Dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 6.563,73 Lira olarak belirlendi.

Sonuçlar, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya göre %1,41 oranında yükseldiğini gösterirken, çalışan tek kişinin açlık sınırı ise bir önceki aya göre %0,83 oranında arttı ve 2.439,24 Lira olarak hesaplandı. Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı ise 2019 yılı Nisan ayında 2.544,44 Lira olarak tahmin edildi.

Yapılan araştırmada, 4 kişilik bir ailenin sağlık kuruluşlarının belirlediği gibi sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için gerekli harcamanın Nisan 2019 verilerine göre günlük 53,68 TL olduğu belirlendi.

Ailenin aylık gıda harcaması toplamı ise 1.610,28 TL oldu. Nisan 2019 itibarı ile ortalama 3.786,21 TL ücret alan bir memurun ailesi için yaptığı gıda harcaması, maaşının %42,53’ünü oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde 934,16 TL olarak belirlenen kira gideri ise Nisan 2019 ortalama maaşının %24,67’sine denk geldi. Buna göre bir memur, ortalama maaşının %67,2’sini yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kaldı.

Diğer ihtiyaçlarını karşılamak için ise maaşının %32,8’i kaldı. Ortalama ücretle geçinen bir memur ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması için Nisan 2019 maaşından geriye yalnızca 1241,88 TL kaldı.

KAHVECİ: MEMUR MAAŞLARI YOKSULLUK SINIRINDAN %73 DAHA DÜŞÜK

Asgari geçim sonuçlarını değerlendiren Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, dar ve sabit gelirli kesimin yaşadığı ekonomik zorlukların her geçen gün biraz daha arttığına vurgu yaptı. Kahveci, “Her ay düzenli olarak açıkladığımız Asgari Geçim endeksi sonuçları bu ay da dar ve sabit gelirlilerin bir kez daha kaybettiğini göstermiştir.

Yıl başından bu yana geçen 4 ayda resmi enflasyon %4’e ulaşmış durumdadır. Bu da kamu görevlilerinin ilk altı ay için aldığı zam oranına eşittir. Yani altı ay için verilen zam daha dördüncü ayda tükenmiştir. Dolayısıyla resmi rakamlar bile memur maaşlarının sürekli eridiğini teyit etmektedir.

Ar-Ge Merkezimiz tarafından yapılan çalışma sonucunda, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya göre %1,41; açlık sınırının ise %0,83 oranında arttığı belirlenmiştir. Ortama memur maaşının 3 bin 786 lira, ailenin aylık zorunlu tüketim harcamasının 6 bin 563 lira olduğu hesaba katıldığında, memur maaşlarının yoksulluk sınırının %73 oranında gerisinde kaldığı görülmektedir.   Ortaya çıkan bu rakamlar elinde avucunda bir şey kalmayan kamu çalışanları, emekliler, asgari ücretliler gibi dar ve sabit gelirli kesimin yaşadığı zorlukların birkaç kat daha arttığının ispatıdır. Bu durum vatandaşlarımızın harcama yapamamasına neden olmaktadır ki, bugün piyasalarda yaşanan durgunluk da bunu göstermektedir. Harcamalardaki düşüş işsizlik doğurmakta, ekonomiyi zora sokmaktadır. Ramazan ayında ve sonrasında kutlayacağımız bayramda piyasaların canlanması, ekonominin düzlüğe çıkması için kamu çalışanlarına da bayram ikramiyesi verilmesi gerektiği bir kere daha görülmektedir.

Çalışanlarımızın iftar sofralarına boynu bükük oturmaması, çocuklarımızın bayramlarda yüzlerinin gülmesi için eriyen maaşları telafi edecek bir uygulamanın ve bayram ikramiyesinin hayata geçirilmesi şarttır.