Monthly Archives - Ağustos 2017

KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN

kurban

Dostluğun, barışın, birlik ve beraberlik anlayışının en ileri düzeye vardığı bir Kurban Bayramına daha ulaşmanın mutluluğunu ve sevincini yaşıyoruz.

Toplumumuzda çok özel ve anlamlı bir yere sahip olan, milletimizin manevi değerlerinin ve tarihin engin derinliklerinden gelen sosyal yardımlaşma ve dayanışma geleneğinin en güzel yaşandığı günler bayram günleridir. Bu Bayram insanları birbirine yakınlaştıran, aynı düşünce ve duygularda buluşturan, günlük kaygı ve sıkıntılardan uzaklaştıran, topluma umut, sevgi veren, birlik ve dirliği sağlayan özel bir gündür.

Temennimiz milletimizin refah seviyesinin yükseldiği, birlik beraberliğimizin pekiştiği, herkesin kardeşçe barış ve mutluluk içinde yaşadığı, her şart altında adaletin tecelli ettiği bir Türkiye; felaketlerin, savaşların, açlığın, zulmün ve sefaletin son bulduğu bir dünya görmektir.

Türkiye Ulaşım-Sen ailesi olarak bu duygular çerçevesinde, Türk İslam âleminin Kurban Bayramını kutlar, duaların kabulü ile Bayramımızın hayırlara vesile olmasını dileriz.

TARİHİ ZAFERLERLE DOLU MİLLETİMİZİN 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN

30

30 Ağustos; bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve her köşesi bilfiil işgal edilmiş topraklarda yaşayan bir milletin verdiği var oluş mücadelesinin zaferle taçlandığı gündür.

 30 Ağustos; 26 Ağustos 1071’de Malazgirt’le başlayan Türk hâkimiyetinin bir kez daha perçinlendiği ve Anadolu’nun kadim ve ebedi Türk yurdu olduğunun tescil edildiği gündür.

 30 Ağustos; yokluk, yoksulluk, açlık, ihmal ve işgale mahkûm edilen bir milletin, tarihin akışına isyan ederek kendi kaderini kanıyla yazdığı gündür.

30 Ağustos Zaferiyle milletimiz, kendi iradesi ve rızası dışında dayatılan her türlü plan ve oyunu iman ve inancıyla tarihin karanlık sayfalarına nasıl gömebileceğini dosta ve düşmana bir kez daha göstermiştir.

Bu zafer, kahraman milletimizin yediden yetmişine, kadınından erkeğine, malından canına tüm varlığını ortaya koyarak, hürriyet ve bağımsızlığın bedelini ödediğinin simgesi olmuş ve tarihteki şerefli yerini almıştır.

Bu duygu ve düşüncelerle, başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve O’nun silah arkadaşları olmak üzere, aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.

UDHB GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVINDA SONA DOĞRU

653

T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan değişikliği Yönetmeliği 27.07.2017 tarih ve 30136 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmişti.

Sendikamızın yetkili olduğu UDH Bakanlığında son 4 yılda yapılan bütün KİK toplantılarının değişmez gündem maddesi olan Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavının biran önce yapılması ile ilgili talebimizin önemli bir aşaması böylelikle geride bırakılmıştır.

Bayramdan sonra başlatılacak olan çalışmalar ile söz konusu sınavların teknik ve idari altyapısı tamamlanarak, mümkün olan en kısa sürede sınavların yapılması gerçekleştirilecektir.

Resmi ve gayri resmi görüşmelerimizin tamamında gündeme getirilen konunun önemli bir ayağının gerçekleşmesini sağlayan, Sayın Bakanımız Ahmet ASLAN Bey’e, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Müsteşarı Sayın Suat Hayri AKA Bey’e, Müsteşar Yardımcısı Sayın Şaban ATLAS Bey’e, Personel Dairesi Başkanı Sayın Salih YILDIRIM Bey’e ve emeği geçen bütün Bakanlık çalışanlarına, sendikamız ve bütün UDH Bakanlığı çalışanları adına teşekkür ederiz.

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavının biran önce gerçekleşmesi için girişimlerimiz aralıksız sürdürülecektir.

UDH BAKANI SAYIN AHMET ARSLAN’I MAKAMINDA ZİYARET ETTİK

ff

 

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Sayın İsmail KONCUK, Genel Başkanımız Sayın Şerafeddin DENİZ ve Türk Haber-Sen Genel Başkanı Sayın Sedat YILMAZ, bugün Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Ahmet ARSLAN’ı makamında ziyaret ettiler.

Gerçekleştirilen ziyarette Genel Başkanımız Sayın Şerafeddin DENİZ tarafından, Bakanlık ve taşra teşkilatında yaklaşık 15 yıldır yapılmayan Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavları ile, TCDD ve DHMİ Genel Müdürlüğü personelinin beklentileri Sayın Bakan Ahmet ARSLAN’a aktarılmıştır.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Ahmet ARSLAN’a, sendikamıza göstermiş olduğu ilgiden dolayı teşekkür ediyoruz.

21032893_1677000105686259_641513817429031901_n

21034363_1677000102352926_3694627583122781350_n

EĞER…

4

EĞER:

Beklentimiz karşılanmaz ise,demokratik mücadele yöntemlerine başvurmaktan geri durmayacağız Ve üretimden gelen gücümüzü bütün yöntemleri kullanmak sureti ile meydanlara,alanlara taşıyacağız deseydin..

-Teşekkür üstüne teşekkür edeceğine bir yiğit sendikacı edası ile konuşsaydın..

-milyonların vebalini omuzunda taşıdığının farkında olsaydın..

-Efendi-maraba ilişkisine son verseydin..

-Hak verilmez,alınır gerçeğini bir görebilseydin..

-%3 e kapalıyım dedikten sonra,buçuklu bir artışa açığım demenin ne kadar incitici olduğunu hissetseydin..

-Bağımsız olmadığın sürece,masada bağımsız hareket edemeyeceğini fark edip,masaya öyle otursaydın..

-Emek mücadelesinin kutsal,kutsal olduğu kadar başarı için güçbirliği gerektiren bir mücadele olduğu gerçeğini görebilseydin..

-Sendikal mücadelenin tarihini yazan TÜRKİYE KAMU SEN’i yok saymasaydın..

Basın toplantısında,hükümeti kızdırmamak için bu kadar acınacak hale düşmez ve..

BUGÜN ORTAYA ÇIKAN TABLO İLE KARŞI KARŞIYA KALMAZDIN Sayın Başkan..

KONCUK: HÜKÜMETİN TEKLİFİ 20 MİLYON İNSANA SAYGISIZLIKTIR

rtt

2018-2019 yıllarını kapsayan Toplu Sözleşme görüşmelerinde Kamu İşveren Heyeti bugün zam teklifini sundu.

Hükümetin teklifinde, kamu çalışanları ve emekliler için hem 2018 hem de 2019 yılları için altışar aylık dönemlerde yüzde 3+3 zam teklifi yapıldı.

Hükümetin teklifini kamu çalışanları, emekliler ve aileleri için “Saygısızlık” olarak niteleyen Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk,  “Böyle bir teklifin masada telaffuz edilmesini hiç doğru bulmuyorum. 2017’de kamu işçilerine yüzde 12,5 zam,  ek ödemelerine 250 TL zam, 3 bin TL’den düşük maaş alanlara 90 TL iyileştirme yapan iktidarın, söz konusu memurlar ve memur emeklileri olunca yüzde 3+3’ü telaffuz etmeleri saygısızca bir davranıştır. 20 milyon insana saygısızlıktır” dedi.

“Masada işin sendikacılık boyutu da var” diyen Genel Başkan İsmail Koncuk, “Toplu sözleşme masasını “Bir sendikanın üyelerine toplu sözleşme ikramiyesini şu kadar verin, diğer sendika üyelerine bu kadar verin” diyerek tüm memurları kucaklamak yerine bir kısmını kıymetli diğerlerini kıymetsiz ilan edersen, yüzde 3+3 teklifini getirirler. Bütün kamu çalışanlarına hak almak yerine, beraberce mücadele etmek yerine “Sendikamın kasası dolsun” diye dayanışma aidatı talep edersen yüzde 3+3 ile muhatap olursun” dedi.

KONCUK: BURASI BİR OKUL İSE HERKES DERSİNİ ALACAK

Hükümetin teklifin ardından basın mensuplarına açıklamalarda  bulunan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk şu değerlendirmelerde bulundu;

“Toplu sözleşmenin ilk gününde de bu masada ifade etmiştim, “Burası bir okul ise herkes bu okuldan dersini alacak, öğreneceğini öğrenecek” demiştim. Sendikacılık ciddi bir faaliyettir, al gülüm ver gülüm anlayışıyla yapılacak bir faaliyet değildir. Toplu sözleşme masasından 20 milyon insanın beklentileri var, “Dağ fare bile doğurdu” diyemiyorum. 4 kişilik bir ailenin asgari geçim sınırının 5 bin 300 TL’ye ulaştığı ülkemizde, 2018 ve 2019 yıllarının yüzde 3+3 zamla geçiştirilebilmesi mümkün değil. Böyle bir teklifin masada telaffuz edilmesini hiç doğru bulmuyorum. Bu durumun Çalışma Bakanını aşan bir durum olduğunu da biliyorum, sayın Bakana yönelik olarak söylemiyorum. Tabii işin Maliye boyutu çok daha önemli, ayrıca hükümet boyutu var ama bu rakamla kamu işvereninin, hükümetin, kamu çalışanları ve ezilen emeklilerimizin önüne gelmesi saygısızlıktır. 2017’de kamu işçilerine yüzde 12,5 zam,  ek ödemelerine 250 TL zam, 3 bin TL’den düşük maaş alanlara 90 TL iyileştirme yapan iktidarın, söz konusu memurlar ve memur emeklileri olunca yüzde 3+3’ü telaffuz etmeleri saygısızca bir davranıştır. 20 milyon insana saygısızlıktır.

Neden bu çifte standart bu ülkede uygulanıyor? Türk-İş ya da işçi sendikaları ile masada farklı bir yaklaşım, memur sendikaları ile farklı bir yaklaşım, bu nedir yani? Burada amaçlanan  Memura gol atmak mıdır?

Tabii işin sendikacılık boyutu da var. Toplu sözleşme masasını “Bir sendikanın üyelerine toplu sözleşme ikramiyesini şu kadar verin, diğer sendika üyelerine bu kadar verin” diyerek tüm memurları kucaklamak yerine bir kısmını kıymetli diğerlerini kıymetsiz ilan edersen, yüzde 3+3 teklifini getirirler. Bütün kamu çalışanlarına hak almak yerine, beraberce mücadele etmek yerine “Sendikamın kasası dolsun” diye dayanışma aidatı talep edersen yüzde 3+3 ile muhatap olursun. İşte burası bir okul, sendikaların da ders alması gereken bir okul ama yıllardır maalesef yeterince ders alınmadığını burada görüyoruz. Elbette yüzde 3+3 kabul edilebilir bir rakam değil. Yüzde 3+3 zam birinci altı ay için ortalama devlet memuru maaşında 88 TL, en düşük devlet memuru maaşında 69 TL’lik bir artış anlamına gelmektedir. Bu rakamın neresi kabul edilebilir? Konuşulamaz bile. Biz Türkiye Kamu-Sen olarak,  en azından 2017 yılında kamu işçilerine verilen zam oranı noktasında bir çıta var önümüzde, bu toplu sözleşmede 2017 yılında kamu işçilerine verilen oran kadar 2018’de kamu çalışanları ve emeklilere zam yapılmazsa bu ülkede insanların da ekonomik olarak ayrımcılığa tabi tutulduğunu söylemeye devam edeceğiz.

Hükümetin teklifi yetkili sendikaların tekliflerinin yanından bile geçmiyor. Türkiye Kamu-Sen’in tekliflerinin zaten çok uzağında. Ekonomik büyümeden pay verilmesini istedik. Refah payı uygulaması yapsınlar istedik. Öğündüğümüz ekonomik büyümenin vatandaşlarımıza, memurlarımıza, emeklilerimize yansımaması milli gelir artışının insanlarımıza yansımaması sosyal devlet anlayışı ile bağdaşan bir  yaklaşım değildir. Bu zam politikası devam ettiği sürece bu filmi önümüzdeki yıllarda da görürüz. Bu zam politikası mutlaka vatandaşlarımız ve memurlarımız lehine değişmeli ve alım gücünde reel artış sağlanmalıdır” dedi.

KONCUK: 1 MİLYON ÜYESİ OLAN MEMUR-SEN İŞ BIRAKMA KARARI ALSIN, HER TÜRLÜ EYLEME DESTEK VERİRİZ

Memur-Sen’in zam politikasını eleştiren Genel Başkan Koncuk, “Yetkili sendikalar derslerine iyi çalışsın” diyerek şu sözlerle alınacak eylem kararlarını destekleyeceklerini açıkladı. Koncuk,“Sendikalar ve sendikacılar dersine iyi çalışmalıdır. Yetkili sendikalar toplu sözleşme sürecine iyi çalışmalıdır. Efendim bir siyasi partinin 16. Yıldönümünü kutluyoruz diye, yüzde 16 zam nasıl talip edilebilir? Böyle bir şey mümkün mü? Yüzde 30 zam alabilmek için o siyasi partinin 30.  Yılını kutlamasını mı bekleyeceğiz? Böyle bir üslupla sendikacılık olmaz. Tuttuğunu koparacaksın! İstemesini bileceksin!

1 milyon üyesi olan Memur-Sen eylem kararı ya da iş bırakma kararı alsın, Türkiye Kamu-Sen olarak da her türlü eylemin destekçisi olacağız.”

rttKONCUK: YÜZDE 3+3’LÜK TEKLİF MÜZAKERE BAŞLAMASI İÇİN YETERLİ DEĞİLDİR

Hükümetin yaptığı zam teklifini müzakere edilebilir olmadığının altını çizen Koncuk, vergi dilimi sisteminin değişmediği sürece kaşık ile verip, kepçe ile alınma döneminin kapanamayacağını belirtti. Koncuk, “Yüzde 3+3’ün daha büyüğü ne olabilir ki? Bu oranlarla müzakere başlayabilir mi? Mesela, 5+5 deselerdi, müzakere başlanabilirdi. En azından kamu işçilerine yapılan 2017 yılında verilen yüzde 12,5’lik zam,  ek ödeme olarak 250 TL( yılda bir defaya mahsus olarak), 3 bin TL altında maaş alanlara 90 TL iyileştirme gibi zam oranları ile eşleşmiş olurdu. Biz de derdik ki, ortalama memur maaşının altında alanlara 100 TL iyileştirme yapılsın. Ama yapılan zam teklifinde seyyanen zam bile yok.  Seyyanen zam olmazsa olmazımızdır. Düşük maaş alan insanların yaşamasını temin edecek bir rakamdır seyyanen zam. Oransal zam yüksek dereceli memur maaşlarında ciddi iyileştirme sağlayabilir tabi 10+10 olduğunu düşündüğümüz zaman. Vergi dilimi konusu hiç gündeme gelmiyor. Masada tartışılmıyor. Bu vergi dilimi sistemi bu şekilde devam edildiği sürece kaşık ile verip kepçe ile alma dönemi devam edecektir demektir” dedi.

KONCUK: TOPLU SÖZLEŞME METNİNE KONULAN MADDELER TAKVİMLENDİRİLMELİ

2015 yılında imzalanan Toplu sözleşmedeki 20 maddenin halen hayata geçmediğinin de altını çizen Genel Başkan İsmail Koncuk, “Bu maddeler bir bir tarihlendirilerek hayata geçirilmelidir. Bundan sonraki süreçte de takvimlendirilmemiş metinlerin Toplu sözleşme metnine girmemesini temin etmeliyiz” dedi. Koncuk, “2015’de burada kararlaştırılan 20 madde halen hayata geçmedi. Toplu sözleşme kanunda belirtildiği üzere uygulanması gereken metinler ise,20 madde burada tarihlendirilerek yazılıp, uygulanmalıdır. Saldım çayıra, mevlam kayıra olmamalıdır.

4-C,Üniversiteli işçiler, sözleşmeli personele kadro, havacılık tazminatı gibi uygulanmayan konular tartışmasız bir şekilde derhal uygulanmalı. Bundan sonraki süreçte toplu sözleşme metinlerine takvimlendirilmemiş metinlerin girmemesini temin etmeliyiz, bu bir gelenek olsun. Bunlar birer tecrübe olmalı ve bir yanlışı da bu şekilde düzeltmek gerek diye düşünüyorum.

GENEL BAŞKAN TOPLU SÖZLEŞME SİSTEMİNDEKİ EKSİKLİKLERE DİKKAT ÇEKTİ

gn1

1 Ağustos tarihinde başlayan Toplu sözleşme görüşmelerinde komisyon çalışmalarının ardından üçüncü oturum 11 Ağustos Cuma günü yapıldı.

Toplantıda, hizmet kollarına ilişkin  komisyon çalışmalarının, ortaya çıkan sonuçları değerlendirilmeye devam edildi. Hizmet kollarında yapılan sunumun tamamlanmasının ardından Genel Başkan İsmail Koncuk, süreci değerlendiren bir konuşma yaptı.

GENEL BAŞKAN: “KAMUNUN BU KADAR ÇEŞİTLENMESİNİN, HUKUKEN ARIZALI SONUÇLAR DOĞURDUĞUNU GÖRMEK LAZIM”

Sendikalar Kanunundan kaynaklanan eksikliklere işaret eden Genel Başkan Koncuk, toplu sözleşme masasında yıllardır yaşanan sıkıntıların giderilmesi yolunda adım atılmasını önererek şunları söyledi:

“Dün ve bugün yapılan toplantılarda, toplam 10 saati aşan çalışmalar sonunda hizmet kollarının taleplerini yetkili sendikaların temsilcileri okudular. Burada sendikalar alandan topladığı çalışanların taleplerini bu masaya getiriyor. Ne yazık ki, yıllardır gördüğümüz bir eksiklik var. Bu masadan arzu edilen sonuçlar bir türlü çıkmıyor. Daha  dinamik ve sonuç alıcı bir masa oluşturulmalı. Hepimiz bunu görmeliyiz. Sendikal taraf bunların farkında zaten.  Aslında sendikaların bu masada yaptığı faaliyet, bu ülkeyi yönetenlere, kurumlardaki yöneticilere ücretsiz danışmanlık hizmeti gibi bir şey ama buna rağmen bazı şeyleri çözemiyoruz. Sendika kanunundan kaynaklanan bazı eksiklikler var. Hizmet kollarıyla ilgili meselelerin daha farklı bir usulle çözülmesi lazım.  Mevcut usulde bazı değişiklikler yapılmalı”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu’na seslenen Koncuk, “ siz süpermen olsanız, 6 saat 10 dakikada anlatılanların hepsini anlayamazsınız. Dolaysıyla tekliflerle ilgili karar vermek de mümkün değil.  Kim karar verecek nasıl karar verecek, sağlam bir usulle bunun yolunu tespit etmeliyiz.” Dedi.

Konuşmasında, “Bu usulle devam edildiği sürece, diğer Toplu  Sözleşmelerin de verimli olabileceği kanaatinde değilim” diyen Genel Başkan açıklamasına şöyle devam etti:

“Sendikalar geçen yıllardan elde edilen kazanımları da burada okuyor. Kanun gereği bu da bir dayatma. Sendikaların üzerinde demoklesin kılıcı gibi duruyor. Kamu İşveren tarafına “Kabul etmezseniz bunları da kabul etmeyiz” gibi bir yaklaşım sergilemesine izin veren bir uygulama var. Bu durumda sendikalar kabul etse bir türlü, etmese başka bir  türlü. Yani 40 satır mı, 40 katır mı sorusuyla karşı karşıya kalıyoruz.  Bu usulle devam edildiği sürece, diğer Toplu  Sözleşmelerin de verimli olabileceği kanaatinde değilim.

Sendikaların  yüzlerce talebi var. Eminim ki, bu talepler elenerek 658 talebe düşmüştür. Belki de 1000’in üzerinde talep vardır.  Bu duruda, nasıl bir sonuç elde edeceğiz? Kamu istihdamındaki çeşitlilik bu talepleri gittikçe arttırıyor. Biraz önce İdari Hizmet Sözleşmelerini anlattılar. Onların problemi başka, orada çalışan 399’lunun problemi başka. Bunların yanında  4-C’linin, 4-B’linin, kadrolunun, teknik personelin hepsinin farklı problemi var. Kamunun bu kadar çeşitlenmesinin, hukuken arızalı sonuçlar doğurduğunu görmek lazım.

GENEL BAŞKAN: ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI OLARAK BU PROBLEMLERİN ÜZERİNE SAMİMİYETLE GİTMENİZ LAZIM

Genel Başkan, “çalışanların sorunları başka baharlara kalmasın” diyerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Umut ediyorum ki, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak, bu problemin üzerine samimiyetle gideceksiniz. Böylece bu masayı çalışanların beklentilerine uygun bir masa haline getirebiliriz.  Belki her şeye cevap veremeyeceğiz, çalışanların beklentilerinin tümünü karşılamayacak. Çünkü çok taraflı bir iradenin katılımıyla yapılması gerekir. Bizler de beklentiler başka bahara kalıyor başka bahara kalmadan çözülsün diye gayret sarf ediyoruz. Çalışanların problemi bu ülkenin problemidir. Sendikaların yaptığı tekliflerin tümü verimliliği arttırmak üzere yapılan tespitlerdir. Bir kez daha toplu sözleşme masasının hayırlı olmasını diliyorum.”

Genel Başkan İsmail Koncuk’un ardından söz alan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı’nın tespitlerini katıldığını ifade ederek, mevcut sıkıntıların varlığına ilişkin konuşmasını devam ettirdi. Bakan Sarıeroğlu da sendikaların toplu sözleşme sistemine yönelik eleştirilerine katıldığını belirterek,  çalışanların sıkıntılarının giderilmesine yönelik düzenlemelerin yapılması için gayret sarf edeceğini açıkladı.

Genel ve mali taleplerin görüşüleceği 14 Ağustos Pazartesi günü, tekrar bir araya gelinmek üzere toplantı sona erdi.

ELAZIĞ’DA TREN KAZASI

5984bc997152d918f819cd24

Elazığ istikametinden Malatya’ya doğru gitmekte olan  53049 sefer sayılı yük treninin, Baskil ilçesine bağlı Şelmut Deresi (km323+380) mevkisinde raydan çıkması sonucu tren üzerindeki makinist arkadaşlarımız Mehmet KİRKİN ve Sergen AYVERDİ’nin hayatlarını kaybettiklerini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.

Bu elim kazada hayatlarını kaybeden makinist arkadaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet, kederli ailelerini baş sağlığı dileriz.

Bu tür kazaların tekrar yaşanmaması temennisiyle Tüm TCDD Camiasının başı sağolsun.

TÜRK ULAŞIM-SEN

AK PARTİ’DEN KONFEDERASYONUMUZA ZİYARET

akp1

AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Harun Karacan, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’a iade-i ziyarette bulundu. Ziyarette Türkiye Kamu-Sen Yönetim Kurulu Üyeleri de hazır bulundu.

KONCUK: TÜRKİYE KAMU-SEN’İN KÖKLERİ ANADOLU COĞRAFYASININ DERİNLİKLERİNDEDİR

Geçtiğimiz günlerde, AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Harun Karacan’ı tebrik eden Genel Başkan İsmail Koncuk, Karacan’a yeni görevinde başarılar diledi. Koncuk, “Ziyaretinizden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Sivil toplum kuruluşlarının siyasi partiler ve iktidar partisi ile  ilişkileri son derece önemli. Zaman zaman dertlerimizi anlatacak makamlar bulmakta zorlanıyoruz. Türkiye Kamu-Sen sizlerin de bildiği üzere Türkiye’nin ikinci büyük ve en etkili konfederasyonudur. Ciddi tecrübelerimiz var bu noktada. Bizim özelliklerimiz herkesin malumudur. Ülkemizin ve milletimizin ortak değerlerini, milli, manevi değerlerde buluşmayı öngören bir sendikal anlayışı temsil ediyoruz. Her zaman kendimizi şöyle tanımlıyoruz, “Biz bu ülkeden besleniyoruz” hizmetimizin de bu ülke insanlarına olması gerektiğine inanan bir konfederasyonuz. Derinlerimiz Anadolu coğrafyasının derinliklerindedir. Milletimizin değerlerine ve inançlarına saygıyı esas alan bir konfederasyonuz. Millete rağmen, değerlerine rağmen bu ülkede ne siyaset yapılabilir, ne sendikacılık yapılabilir, ne de yapılmalıdır. Bunları önemli görüyoruz. Vatansever, milliyetçi, bütünlükten yana bir anlayışı da sendikacılığın merkezine koyuyoruz. Türkiye Kamu-Sen aynı zamanda Türkiye – AB Karma İstişare Komitesi (KİK) üyesidir. Ülkemizi AB ile yapılan ortak toplantılarda da temsil ediyoruz.

KONCUK: KANUN DEVLETİ OLURSAK 15 TEMMUZLARI YAŞAMAYIZ

Genel Başkan Koncuk;

“Bizler huzurdan yanayız, birlik ve beraberlikten yanayız. Bu ülke insanlarının da huzur ve mutluluğu hak ettiğine inanıyoruz. 15 Temmuz sürecinden sonra ülkemiz ciddi sıkıntılar yaşadı. Halen yaraları sarılmaya çalışılıyor. Kamudaki ihraçlar, açığa almalar konusunda kantarın topuzu biraz kaçtı. Sizlerde bunun mutlaka farkındasınız. OHAL Komisyonu kuruldu. Bu komisyonun biraz daha yetkilendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kriterler konusunda bazı yumuşamalar sağlanarak, rahatlatıcı kararlar verilmesi sağlanabilir. Açığa alınan ya da ihraç edilenler içerisinde bizim bizzat tanıdığımız masum insanlar da var. Asla darbecileri tasvip etmeyen, FETÖ denilen örgütle bağlantısı olmayan insanlarda var, bunları biliyoruz. Bu karambolde hatalar olabiliyor. Hukuk devleti olma konusunda AB nazarında da sıkıntılar yaşıyoruz ama o konuda da kusur ve eksiklerimizi ülke olarak hızla tamamlamamız gerektiğini düşünüyorum. AB istiyor diye değil, bizim ülkemizin insanlarının  gerçekten adalet ve hukuku hak ettikleri için. Dinimizde bunu emrediyor, bizim ihtiyacımız olduğu için bunları yapmamız gerek.

15 Temmuz sürecinde hepimiz bir şeyi gördük. Bir takım gruplara ayrıcalıklar verildiği zaman devlet içinde devlet olma, yani paralel yapılar dediğimiz şeyler oluşabiliyor. Bizim hükümetimizden beklentimiz bu paralel yapılanma anlamına gelebilecek herhangi bir yapıya, bunlar sendika olabilir vakıf,  cemaat olabilir, adı her neyse, bu önceliği vermemek lazım. Baş ağrımız bitmez. Bu konuda adımlar atılmalı, kanun devleti olmalıyız. Bu ülkeye bağlı her insan kıymetli olmalıdır” dedi.

KONCUK: TOPLU SÖZLEŞME MASASI SORUNLARIN ÇÖZÜLDÜĞÜ MASA OLMALI

Genel Başkan Koncuk;

“Dün Toplu sözleşme görüşmelerine başladık. Kamu çalışanları ve emeklilerimizin ciddi sıkıntıları var. Sizin de sivil toplum kuruluşlarından sorumlu bir Genel Başkan Yardımcısı olarak mutlaka bizden yana tavır koyacağınıza inanıyorum. Ekonomik ve sosyal olarak kamu çalışanları ve emeklilerimizin ciddi problemleri var. Bu toplu sözleşmede adımlar atarak bunları çözme gayretinde olmalıyız. Rahatlatıcı adımlar atılmalı.

Öğretmen ve memur alımında mülakat uygulaması gerçekten siyaseten de sıkıntı yaratacak şeylerdir. İktidar partisini de zora sokacak uygulamalardır. Vatandaş bundan memnun değil. Mülakat konusunda yeniden bir revize yapılması gerekli. Bunun bir fayda sağlamadığı aşikardır. Türkiye Kamu-Sen’in önceliği ülkemiz ve milletimizin huzur ve mutluluğudur. Bunu kim sağlarsa bizim için baş tacıdır. Ben tekrar ziyaretinizden dolayı teşekkürlerimiz sunuyorum” dedi.

HARUN KARACAN: İSTİŞARE VE DİYALOG KAPILARINI AÇMAK İÇİN BURADAYIZ

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Harun Karacan ise, Türkiye Kamu-Sen’i ziyaret etmekten memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Sayın Koncuk ile çok uzun yıllar mesailerde bir arada olduk. Bundan sonraki süreçte neler yapabiliriz, hangi diyalogları kurarak sorunların çözümü noktasında adımlar atabiliriz bunları konuşup değerlendirmek için buradayız.

Amacımız ve hedefimiz, Türkiye Kamu-Sen ile irtibat halinde sendikal konular ve elbette diğer konularda bundan sonraki süreçte nasıl sizlerin mensuplarınızın işlerini kolaylaştırabiliriz bunları değerlendirmek istiyoruz. İstişare ve diyalog kapılarını açmak adına buradayız.

15 Temmuz sürecinde FETÖ’ye karşı dik duruşunuzdan dolayı başta Genel Başkan Sayın İsmail Koncuk olmak üzere tüm Türkiye Kamu-Sen Yöneticileri ve üyelerinizi kutluyorum. Milli duygularınızı bu konuda da göstererek, devlete ve millete tam bağlılığınızı bir kez daha ortaya koydunuz. Gösterdiğiniz hassasiyet için sizleri kutluyorum.

Mağdur olan herkesin yaşadıkları sıkıntıların giderilmesi için gayret sarf edeceğiz. Sizler büyük bir teşkilatın yöneticilerisiniz. Sizlerin bize katacağınız çok şey olacağına inanıyorum. Sorun ve sıkıntıları çözüm noktalarına ileteceğiz. Kapılarımızı açık tutacağız ve Türkiye Kamu-Sen ile tam bir diyalog içinde olacağız” dedi.

TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

sozle1

2018-2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda başladı.

BAKAN SARIEROĞLU: BEKLENTİLERİ KARŞILAMAK ADINA ÇABA SARF EDECEĞİZ

Geçtiğimiz günlerde açıklanan yeni kabinede, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak göreve başlayan çiçeği burnunda Bakan Jülide Sarıeroğlu, yaptığı açılış konuşmasında, 5 milyonu aşan kamu çalışanı ve emeklilerimizi ilgilendiren toplantıların sonunda anlaşmayı umut ediyoruz. İmkanlar nispetinde beklentileri karşılamak adına çaba sarf edeceğiz.

Kamu çalışanlarımızın daha müreffeh bir hayat sürebilmesi için gayret gösteriyoruz. Sorunlara çözüm odaklı yaklaşıyor ve sonuca ulaştırmaya çalışıyoruz. Görüşmelerin hayırlı olmasını temenni ediyorum”

KONCUK: BURASI BİR OKUL İSE HERKES GEREKEN DERSİ ALMALIDIR

Toplu Sözleşme Görüşmelerinin açılış toplantısında konuşan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise, sözlerine katılımcıları selamlayarak başladı. Genel Başkan Koncuk, Bakan Jülide Sarıeroğlu’na da yeni görevinde başarılar diledi. Koncuk, “Toplu Sözleşme görüşmelerinin kamu çalışanları, emeklilerimiz ve tüm milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Sayın Bakanımıza da yeni görevinde başarılar diliyorum. Bir bayan Bakanın bu koltukta başarılar elde edeceğine inanıyorum. Çalışma hayatına bir bayan eli değmeli idi bugün de böyle oldu. Bu masada haklar ne yazık ki hep geriye gitti. İyi sonuçlar elde edilemedi bu masada. Türkiye’nin ekonomik gerçeklerini biliyoruz ama Şeyh Edebali’nin dediği gibi insanı yaşatmak gibi bir önceliğimiz var.

Evet bu ülkenin ekonomik gerçekleri var, ben 35 yıllık devlet memuruyum.  Ne zaman zam konusu gündeme gelse sürekli ülkenin ekonomik gerçekleri denir, fedakarlıklar beklenir. Elbette fedakarlık yapalım ama bu Toplu sözleşmede artık memurların ve memur emeklilerinin bir soluk almasını sağlamalıyız. Fedakarlığı birazda bizi yönetenler yapsın. Türkiye’de ekonomik büyüme var, 2017 yılının ilk çeyreğinde  yüzde 5 büyüme açıklandı. Kişi başına düşen milli gelir her geçen yükseliyor ve siyasiler bununla övünüyorlar ama bunun kamu çalışanlarına bir yansıması gerekirdi ki bir anlam ifade etsin. Ülkede her şey yolunda olacak ama kamu çalışanlarının alım gücü düşecek, böyle şey olmaz. Enflasyon oranında zam sıfır zam demettir. Kimse bununla övünmesin. Bu masada oransal zam ve enflasyon farkı verilmesi gibi  teklifler alım gücünde reel bir artış sağlamıyor. Artık bizim teklifimizde yer alan Refah payı uygulaması hayata geçmeli, ekonomik büyümeden kamu çalışanlarına pay verilmeli. Bunun dışındaki artışların insanları mutlu eden bir artış olacağını düşünmüyoruz. Türkiye Kamu-Sen olarak refah payını yüzde 3 olarak istedik. Bu geleneksel hale gelmelidir, gelin hep birlikte memur ve emeklilerimizin gelirlerinde reel bir artış sağlayalım.

2015 yılı Toplu sözleşmesinden kalan ve hala uygulanmayan kararlar var. Üzülerek ifade edeyim ama toplu sözleşme sulandırılmıştır. Bu nasıl olabilir? Toplu sözleşme hükümleri uygulanması gereken maddeler içerir. Bu metinler tartışmaya açık değildir. Bir madde o metne girmişse o madde uygulanır ama hala 20 madde uygulanmamış. Bundan sonra yapılacak toplu sözleşmelerde alınacak kararlara insanların nasıl inanmalarını bekleyeceğiz? Bu toplu sözleşmede 2015’de alınan kararların uygulanması yönünde bir karar alınmalıdır.

Toplu sözleşmede yuvarlak karar alınmaz. Alkışlarla imzaladınız 2015 toplu sözleşmesini ve ben dışarıda söyledim bunu. Maliye Bakanı, ” 4-C’lilerin kadroya alınması için çalışma yapılacak” diyor. Tarih verilmeden alınan kararlar olmaz. Aslında bu yaşananlar herkes açısından ders olmalı. Sendikacılık adına da bir ders almalıyız. KİT’lerdeki ücret grupları ile ilgili bir tebliğ yayınlandı geçtiğimiz günlerde. Buna göre, çalışanlar için 2018 yılında hayata geçecek ama Genel Müdürler ve Yöneticiler için 2016 tarihinden itibaren geçerli sayılacak. Aylık 3 bin TL’den yaklaşık 60 Bin TL alacak yöneticiler, bu nasıl iş?  Bu bir haksızlıktır. Havacılık tazminatı hala uygulanmadı. Bunlar hep alınan kararlar. Mutlaka hayata geçecek şekilde kararlar alınmalı ve  tarihe bağlanmalı. Burası bir okul ise herkes buradan sendikacılık adına öğrenmesi gerekeni öğrenmeli. Kimse kimseyi aldatmasın tarihi başarı filan yok ortada. Doğruyu alkışlarız ama tarihi başarı deyip 20 madde uygulanmazsa bu olmaz. Üniversiteli işçiler memur kadrosuna alınmadı. 20 bin 4-C’liye kadro verilmedi. 2011’de kaldırılan 4/B’lilik yeniden hortladı.  4-B’lilere kadro hiç konuşulmuyor.. Taşeronlar konusunda verilen sözler hala uygulanmadı. Sayın Müezzinoğlu “Taşeron problemi bizim problemimiz” dedi. Ben de kendisine, “Formülümüz nedir?” Dedim. Yani bu işler lafla olmuyor. Hala çözüm yok ortada. Söz ağızdan bir kere çıkar. Kamuda 730 bin, özel sektörle 2 milyonluk bir sömürü düzeni var. Evlatlarımızın geleceği çalınıyor ama çözüm yok. Hükümet sözünün arkasında olmalıdır.

Vergi dilimi meselesi hala çözülmedi. Hepimiz dile getirdik ama hala bir adım yok. Tüm kamu çalışanları hatta asgari ücretliler bir süre sonra vergi dilimine gidiyor. Kaşıkla ver kepçeyle al dönemi bitmeli ve bu masada bu sorunda çözülmeli.

Bu masa sendikaların çekiştiği bir masa değildir. Bu masa, kolkola kamu çalışanları ve emekliler için ne yaparız masasıdır. Ortak akılla problemleri bir nebze de olsa çözebildiğimiz bir masa olmalı. Hepimiz bu ülkeyi seviyoruz.

Toplu sözleşme ikramiyesi meselesi yine yetkili konfederasyon tarafından gündeme getirildi. Bunu geçmiş dönemde de gündeme getirdiler. Ben bunun olacağını sanmıyorum. Diğer sendikaların üyelerini ikinci sınıf durumuna düşürecek bir duruma evet denileceğini düşünmüyorum. Aklın yolu birdir. Birinci kalite, ikinci kalite sendika üyeleri olur mu? İkramiye artırılsın tamam mesela polislerimizin sendika üyesi olma hakları yok.  Kanunen sendika üyesi olmayanlara bu ikramiyeyi vermiyoruz hem de iki kere cezalandırmış oluyoruz. Sendikal yasaklı oldukları için alamıyorlar. Bence bunlara verelim, ben Memur-Sen’den kendi üyelerine toplu sözleşme ikramiyesinin artırılmalı verilmesi yerine, polisler gibi sendikal yasaklı kesime de bu ikramiyenin verilmesini teklif etmesini beklerdim. bunu teklif etmesini beklerdim. Bu konu, yani toplu sözleşme ikramiyesi ayrımcılığı bu masada kapatılmalı. 997 bin üyeniz var bu nasıl bir göz doymazlıktır. Bir de bizim üyemize  bu kadar ver, ötekine şu kadar…Öyle yağma yok. Böyle bir ayrıştırmaya şiddetle karşıyız. Bu masa artık bunu konuşmamalı, ortak noktaları konuşalım çalışanların Lehine şeyleri el birliği ile başaralım.

Mülakat sistemi can yakmaya devam ediyor. Öğretmen, memur alımında mülakat gerçekten can yakar boyut kazandı. İnsanlar KPSS’den 90-95 puan alsa bile torpil aramak durumunda kalıyorlar.  KPSS’nin bir anlamı kalmadı. Gelin bunları çözelim “mülakat kaldırılsın” diyelim. Bu sistemi siyasi iktidarında görüp kendilerine bir getirisi olmadığını görmesi gerekir. Mülakat sistemi bunu çıkaran iktidara düşman yaratmaktan başka bir işe yaramıyor, bu iyi bilinmeli, görülmeli ve hızla ortadan kaldırılmalıdı.

15 Temmuz şehitlerimizi, tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. Bunları bir daha yaşamayalım, birlik içinde, ayrımcılığı ortadan kaldırarak, herkesi kucaklayarak bunları başarabiliriz. Bazı gruplara ayrıcalıklar verilirse yargıda, TSK’da, emniyet de elden gider, bunu görmeliyiz. Bu ülkeye sadakatle bağlı her ferdi kıymetlidir. Bir ayrıcalık kimseye ya da gruplara tanınmamalı. Kanun devleti olduğumuz anda tüm tehditlerden uzak kalabiliriz. 15 Temmuz’un ardından kamudaki travma devam ediyor. OHAL komisyonu kuruldu ama belli yetkiler verilmediği, kriterler değişmediği için olumlu kararlar çıkacağını sanmıyorum. Belli yetkiler verilmeliki, masum insanların görevlerine dönmelerinin yolu açılabilsin. Adalet, hukuk, hak bu ülke insanlarının hakkıdır. Bizim binlerce yıllık tarihi tecrübelerimiz bu kararları vermeye bizi mahkum kılıyor. “Başıma şu bu gelir” diye düşünmeden konuşalım. Problemler ancak böyle çözülür. En kısa sürede akıl ve vicdanla bunları atlatabiliriz. Toplu sözleşme görüşmelerinin kamu çalışanlarımıza, emeklilerimize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Konuşmaların ardından sürece ilişkin takvim belirlendi. Buna göre, Ağustos ayının 10’una kadar, hizmet kolları ve genel konulara ilişkin olarak teknik heyet çalışmalarını sürdürecek ve heyetler 10-11 Ağustos günlerinde hizmet kollarına ilişkin komisyon raporlarını değerlendirmek üzere yeniden bir araya gelecek.

 

2018-2019 TOPLU SÖZLEŞME TALEPLERİMİZ İÇİN TIKLAYINIZ