İŞYERİ ZİYARETLERİMİZ ANTALYA VE DALAMAN’DA DEVAM ETTİ

Sendikamızın gerçekleştirdiği işyeri ziyaretleri son sürat devam ediyor.

Gerçekleştirilen ziyaretler kapsamında, Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ ve Genel Sekreterimiz Z.Gürol TOKER, Antalta/Dalaman Şubemizin faaliyet alanında yer alan Milas Bodrum Havalimanı, Dalaman Havalimanı, Antalya Havalimanı, ve UDHB Antalya Bölge Müdürlüğü’nde görev yapan çalışanları ziyaret ederek, işyerlerinde yaşanan sorunlarla ilgili istişarelerde bulunulmuş ve sendikamızın yapmış olduğu çalışmalar hakkında bilgiler verilmiştir.

17022272_10211041434345711_3417029604816179764_n
18157008_10155157615814351_1046472226339758512_n
18157867_10211041434705720_2045615464666690022_n
18194023_10211041435025728_4297799200592094363_n
IMG_2165
IMG_2168
IMG_2177

antdala

GENEL BAŞKANIMIZ ŞERAFETTİN DENİZ, HAKKARİ VE TATVAN’DAYDI

Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ işyeri ziyaretlerine devam ediyor.

Gerçekleştirilen ziyaretler kapsamında, Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ Elazığ Şubemizin faaliyet alanında yer alan Van Havalimanı,  Hakkari Yüksekova Havalimanı ve Tatvan GAR’da görev yapan çalışanları ziyaret ederek, işyerlerinde yaşanan sorunlarla ilgili istişarelerde bulunmuş ve sendikamızın yapmış olduğu çalışmalar hakkında bilgiler vermiştir.

17952644_426636061021982_9098262676611652670_n 18033583_1327885690620534_6652824750747688292_n

OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL İLANI

Genel Merkez Yönetim Kurulumuzun 25.04.2017 tarih ve 319 sayılı kararı gereğince, Tüzük değişikliği için Olağanüstü Genel Kurul, 13.05.2017 tarihinde saat 09:30’da aşağıda yer alan gündem maddelerini görüşmek üzere, Swiss International Hotel Kızılcahamam/ANKARA adresinde toplanacaktır.
Yeterli çoğunluğun sağlanamaması halinde, Genel Kurul 1 hafta sonra 20.05.2017 aynı saat ve gündem ile aynı yerde toplanacaktır.
GÜNDEM     :
1.    Yoklama ve açılış,
2.    Divan teşekkülü,
3.    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı,
4.    Genel Başkan Şerafettin DENİZ’in bilgilendirme konuşması,
5.    Tüzük Tadilatı,
6.    Mali Konuların Görüşülmesi,
7.    Dilek ve temenniler,
8.    Kapanış.

KOCASEYİT HAVALİMANI KORUMA GÜVENLİK GÖREVLERİNİN ÇALIŞMA ŞARTLARI İLE İLGİLİ YAZIMIZA DHMİ’DEN CEVAP

Sendikamız tarafından, 29.03.2017 tarihinde Balıkesir Kocaseyit Havalimanı’nda görev yapan Koruma Güvenlik Görevlilerinin çalışma şartlarının iyileştirilmesi amacıyla DHMİ Genel Müdürlüğü’nden taleplerde bulunulmuştur.

İlgili yazımıza DHMİ Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevap için TIKLAYINIZ.

kocaseyit

BAŞIMIZ SAĞOLSUN

Tunceli Pülümür’den sabah saatlerinde havalandıktan sonra düşen askeri helikopterde bulunan 12 vatan evladının şehit olduğunu öğrenmenin üzüntüsü içindeyiz.

Helikopter kazasında şehit olan 1 hâkim, 7 polis, 1 astsubay ve 3 mürettebatımıza Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyor, Yüce Allah’tan yüreğimizi yakan her türlü şehit acısının son bulmasını niyaz ediyoruz.

 

bas

ERZURUM, ELAZIĞ VE MALATYA ŞUBELERİMİZE BAĞLI İŞYERLERİNİ ZİYARET ETTİK

Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ, Genel Sekreterimiz Z.Gürol TOKER, Genel Başkan Yardımcılarımız  Yaşar YAZICI ve Yusuf KAYAN işyeri ziyaretlerine devam ediyor.

Gerçekleştirilen ziyaretler kapsamında, Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ ve Genel Başkan Yardımcımız Yusuf KAYAN,  Malatya ve Elazığ Şubemizin faaliyet alanında yer alan işyerlerini ziyaret ederken, Genel Sekreterimiz Z.Gürol TOKER ve Genel Başkan Yardımcımız Yaşar YAZICI Erzurum şubemizin faaliyet alanında yer alan işyerlerini ziyaret ederek,  işyerlerinde yaşanan sorunlarla ilgili istişarelerde bulunulmuş ve sendikamızın yapmış olduğu çalışmalar hakkında bilgiler verilmiştir.

IMG_2066
IMG_2065
IMG_2083
IMG_2079
IMG_2076
IMG_2064
IMG_2062
IMG_2061
IMG_2060
IMG_2053
IMG_2052
17884368_10213164316251845_3762252459783746428_n
17904351_10213164315651830_654578033696452068_n
17904389_1529400667112871_2358290837079550245_n
IMG_2102
IMG_2100
IMG_2103

UÇURTMA MEVSİMİ

Sarı sendikanın yalanları bitmiyor.
Sarıcıkların,tam 14 ay önce DPB nın YPK Kararına dönüştürülsün diye hazırladığı ve bugüne kadar imzalanmayan metnini sanki yeni yazılmış Ve imzalanmış gibi yutturmaya çalışması zavallılıklarının,acizliklerinin,ne hallere düştüklerinin en açık göstergesidir.

Uçurtma uzmanlarının yetkiyi kaybetmemek için(Yetkili olmaları neye yarıyorsa.!) zavallıların,umut tacirlerinin,yalancıların başvurdukları bütün yöntemleri denemekten geri durmadıklarını üzülerek izlemekteyiz.
Bir metnin YPK Kararı haline gelmesi için altında YPK Üyelerinin imzalarının bulunması gerektiğini ama ancak imzasız da olsa bunu memurlara yutturabileceklerini düşünecek kadar akıl tutulması yaşamaları muhteremlerin içinde bulundukları ruh halini apaçık göstermektedir.!

21 ay önce müjdeledikleri bir konuyu 21 ay sonra yeni birşeymiş gibi satmaya çalışmaları sendikal ahlaktan yoksunluklarının ibretlik belgesidir.!

O kadar yüksekten atıyorlar ki,14 ay önce afişlerle “DÜŞTÜ”dedikleri şey her nedense bir türlü düşmüyor.!

Oyalamaktan,korkaklıktan vazgeçin.!

1 milyon üyem var diye caka satıyorsunuz ya..
İşte o 1 milyon üyeyi meydanlara dökerseniz..

O bir türlü düşmeyen şey DÜŞER.!

Hani 2 ay sonra çıkacak dediğiniz (Neden 2 ay sonra çıkıyorsa..) HAVACILIK TAZMİNATI varya,işte o da ÇIKAR.!

DHMİ de,nakil sopaları ellerinden alındıktan sonra oyuncaksız kalan muhteremler,şimdi de MÜLAKAT sopasına sarıldıklarını ve DHMİ Çalışanlarını bununla korkutmaya başladıkları da bir başka zavallılıklarının tezahürü olarak orta yerde durmaktadır.!
21 ay önce imzaladıkları toplu sözleşmenin 20 maddesini hala uygulatamayan bu bezirganların ünvan dağıtmaya başlamaları zavallılıklarının sınır tanımazlığının en hazin halidir.!

Bu son numaranızı da boşa çıkartacağımızdan hiç şüpheniz olmasın.!
Mülakat şartının olması,meydanı size boş bırakacağımız anlamına gelmez.!
Hak yerini bulacaktır.!
Hak eden kazanacaktır.!
Size bel bağlayanlar hayal kırıklığı yaşayacaktır.!
Yalan Ve korku ile oluşturduğunuz imparatorluğunuz yıkılacaktır.!

Baharlarda uçurttuğunuz SARI UÇURTMALARINIZ bu defa uçamayacaktır.!

VAGON TEKNİSYENLERİ İLE İLGİLİ YAZIMIZA TAŞIMACILIK A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN CEVAP

Sendikamız tarafından 13.03.2017 tarih ve 37 sayılı yazı ile, TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürlüğü’nden Vagon Teknisyenlerinin görevleri dışında başka işlerde çalışmamaları ve personel eksikliğinin giderilmesi talebinde bulunulmuştu.

Söz konusu yazımıza istinaden TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürlüğü’nün sendikamıza gönderdiği 31.03.2017 tarih ve 46421 sayılı yazı ile, Vagon Teknisyeni unvanlı personelin asli görevleri dışında başka işlerde çalıştırılmamaları hususunda ilgili işyerlerinin yazılı ve sözlü olarak uyarıldığı, personel eksikliğinin ise çalışmaları devam eden norm kadro tespitinin tamamlanmasının ardından şirketi içinden veya açıktan personel alımı yoluyla giderileceği belirtilmiştir.

YAZI İÇİN TIKLAYINIZ

İŞYERİ ZİYARETLERİMİZE ARALIKSIZ DEVAM EDİYORUZ

Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ, Genel Başkan Yardımcılarımız Yaşar YAZICI, Yusuf KAYAN ve Vahit CEVİZCİ  Kayseri ve Sivas Şubelerimizin faaliyet alanında yer alan işyerlerini ziyaret ettiler.

Gerçekleştirilen ziyaretler kapsamında, Kayseri Gar Havzası, Konya Gar, Bor Gar, Konya Havalimanı, Sivas Gar, TCDD 4. Bölge Müdürlüğü ve  Tüdemsaş’da  görev yapan arkadaşlarımız ziyaret edilerek, işyerlerinde yaşanan sorunlarla ilgili istişarelerde bulunulmuş ve sendikamızın yapmış olduğu çalışmalar hakkında bilgiler verilmiştir.

Ayrıca, Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ, Sivas’ta gerçekleştirdiği basın açıklamasında ilişkin açıklamalarda bulunmuştur.

Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ basın açıklamasına;

Türkiye´de yaklaşık 25 yıldır memur sendikacılığı hareketinin yürütüldüğünü belirten Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Şerafettin Deniz, “2010 Anayasasının değişmesi ile birlikte Türkiye´de memur sendikacılığı toplu sözleşmeli düzene geçmiştir. İlk toplu sözleşme 2012´de daha sonra 2013´te ve 2015 yıllarında 3 tane toplu sözleşme yapıldı ve imzalandı. Yasa gereği her 2 yılda bir memurların her türlü sosyal ve ekonomik hakları ek ödemeleri ek göstergeleri çalışma şartları fazla mesaileri ve buna benzer bütün sosyal ve ekonomik hakları 2 yılda bir Ağustos ayında kurulacak olan toplu sözleşme masasında yetkili konfederasyon ile hükümet arasında görüşülür müzakere edilir ve bir karara varılırsa eğer imzalanır” dedi.

İki yılın ardından bu sene Ağustos ayında tekrar 4. dönem toplu sözleşme masasının kurulacağını belirten Deniz, “Bu toplu sözleşme masasında Türkiye Kamu Sen´in ve Türkiye Kamu-Sen´e bağlı sendikaların o masaya oturabilmesi içinde biz uzun bir zamandan beri Türkiye´nin bir çok ilinde teşkilat ziyaretlerimizi gerçekleştiriyoruz. Bu çerçevede bugün Sivas´tayız” ifadelerini kullandı.

Toplu sözleşme masalarında sadece zammın konuşulmaması gerektiğini belirten Deniz, “Türkiye´de memur sendikacılığının geçmişi bugünü yarın muhtemelen karşı karşıya kalacağı sıkıntılar problemler toplu sözleşmenin ne olup ne olmadığı, toplu sözleşmede düzen ne anlama gelir, toplu sözleşmede sadece yüzde şu kadar zam mı konuşulur. Yoksa toplu sözleşmede çalışma hayatıyla ilgili bir memurun işe başladığında emekli olduğu güne kadar saat 08.00´dan akşam saat 17.00´a kadar bütün sorumlulukları ve haklarını düzenleyen yazan çizen inisiyatifi amirlerden müdürlerden genel müdürlerden siyasetten alan her şeyi mevzuata döken kimin ne zaman nereye atanacağı ne zaman yükseleceği hangi şartlarda ceza alacağı hangi şartlarda taltif edileceği nasıl nakil edilebileceği bunların hepsini tıpkı işçi sendikalarımızda olduğu gibi memurlarında bu tür çalışmaları yaparken sorumluklarını ve haklarını düzenleyen bir sistemdir” şeklinde konuştu.

YÜZDE 2-3´LERDE SÜRÜNÜYORUZ

Son 3 dönemde imzalanan toplu sözleşmeleri eleştiren Deniz şöyle devam etti:

“Ancak son 3 toplu sözleşmede o toplu sözleşme ye oturan yetkili konfederasyon, yetkili konfederasyonun bir yerlere olan bağlılığı ve bağımlılığı toplu sözleşmenin ne oluğu ne olmadığı ile ilgili hala bir fikre bir kanaate sahip olamamış olması sendikalı mücadele arenasında özellikle 90´lı yıllarda verilmiş olan mücadelede tarlanın hiçbir santimetre karesinde ayak izi olmayanların harman yeri kurulduğunda harmanın başköşesine gidip oturup miras yedi gibi emek vermeden harcarsın. Ya da tıpkı o yaklaşımla toplu sözleşme masasına oturan konfederasyonun nihayetinde 3 toplu sözleşmede memurların lehine olabileceğini söyleyebileceğimiz hemen hemen hiçbir kazanımın olmadığını çok net bir şekilde bütün memur arkadaşlarımız görebilmekte.”

Deniz şunları kaydetti:

“Yine Yüzde 2´lerde, Yüzde 3´ler de 123 TL´lerde sürünüp gidiyoruz. Yine o rakamlar hükümetin kafasındaki rakamlar neyse o masaya getiriliyor bizimkilerde karşılıklı oturuyorlar. Orada çay kahve muhabbetinden sonra hadi imzaladık, hadi imzalıyoruz. Sonra da basının karşısına geçince de tarihi bir sözleşme imzaladık açıklamalarıyla bizlere de bir gaz verip sonra da 2 sene bizi sıkıntı ve problemlerimizle baş başa bırakıyorlar. Biz bu dönemde 3 toplu sözleşmeyi ve bu sözleşmelerin doğurmuş olduğu sonuçları o sonuçların bizim hayatımıza güzellik olarak neler katıp katmadığını memur arkadaşlarımıza bir kez daha hatırlatmak ve 4. dönem toplu sözleşme masasına Türkiye Kamu-Sen´in Türkiye Kamu-Sen´e bağlı sendikaların oturmasının neden gerekli olduğunu, nasıl bir toplu sözleşme imzalanması gerektiğini, o toplu sözleşmenin içeriğinin nelerden oluşması gerektiğini arkadaşlarımıza anlatıyoruz.”

TOPLU SÖZLEŞME MASASI BİR MECLİSTİR

“Memurlar için de çalışanlar içinde aslında toplu sözleşme masası bir meclistir” diyen Deniz, “Biz o masaya ne götüreceğimizi ne götürmeyeceğimizi o masada nasıl bir dirayetle nasıl bir yürekle nasıl bir cesaretle oturabileceğimizi eğer bilir ve muhataplarımıza da bunu gerçek anlamda anlatabilir, belgelendirebilir. Bu gerekçeleri iyi izah edebilirsek o toplu sözleşme masasından çok daha iyi kazanımlarla kalkabileceğimizi biliyoruz. Dolayısıyla toplu sözleşme masasında sizin anlattıklarınızı sizin taleplerinizi dikkate almayan, dünden bugüne olduğu gibi amir memur ilişkisi içinde ben amirim ben ne dersem o olur anlayışıyla o masaya sizinle birlikte oturan siyasal iktidarın ya da iktidarların bu ısrarlı tavırları karşısında eğer sendikalar demokratik güçlerini emekten gelen, üretimden gelen, güçlerini kullanabilme cesaretini ortaya koyabilirlerse, Çalışma Bakanlığında kurulmuş olan toplu sözleşme masasını Kızılay meydanına, cumhuriyet meydanına, Atatürk meydanlarına taşıyabilirlerse temsil etmiş oldukları milyonları o alana toplayabilirlerse işte o zaman bir sendika bilinçlenmenin Türkiye´de yerleşmiş olduğunu işte o zaman toplu sözleşme masasında bir netice alınabileceğinin bütün memur arkadaşlarımızın görmesi lazım. Yoksa masaya oturduk ne verdiniz şunu verdik. Eee bizde eyvallah dedik demekle bir sendikacılık yapılmadığını bütün arkadaşlarımızın bilmesi lazım” ifadelerini kullandı.

Sendikal mücadelenin iki çerçeve üzerinden yürütülmesi gerektiğini belirten Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Şerafettin Deniz, “Bir; yasal çerçeve içerisinde yasaların belirlemiş olduğu çizgiler içerisinde işi götürürsünüz ki bu yasaları çizenler sizin nefes almanızı engellemek adına bu yasaları çizerler size dar gelir zaten bu yasalar çerçeveler dar geldiği için sendikaları kurarsınız örgütlenirsiniz bir demokratik bilinç oluşturur birlikte mücadele etme birlikte bir irade ortaya koyma çabası içinde olursunuz dolayısıyla yasaların size imkan verdiğinin dışına çıkmanız gerektiği anlar işte sizin sendikacılık yapacağınız anlardır. Yoksa yazmak çizmek talep etmek arkasından da hiçbir şey almadan geri gelmenin adı sendikacılık değil. Sendikacılık yazıp çizdikten sonra alamadıysanız meseleyi bir mücadele haline dönüştürüp gücünüzü orada gösterip alanları meydanları doldurmak suretiyle siyasal iktidarları sizinle anlaşma zorunluluğunda bırakmaktır. Sendikacılık yoksa aman adım sendikadır hadi gel sayın bakanım bir çay kahve içelim anlayışı ile dünden bugüne 3 toplu sözleşmede de bu böyle oldu. Bir sendikal mücadele yürüttüğünü ifade edenlerin çok büyük bir yanılgı içerisinde olduklarını aynı zamanda milyonlarca memuru ve memur emeklisini de bu yanılgı ile baş başa bıraktığını da artık herkesin görmesi lazım” dedi.

20 MİLYON İNSANIN VEBALİNİ TAŞIYORUZ

Deniz, “Biz inşallah 25 yıllık mücadele birikimimizden geçmişimizden oluşturmuş olduğumuz sendikal birikim, sendikal inançtan hareketle önümüzdeki dönem inşallah toplu sözleşme masasına oturursak, hem bizi sevenlere hem bizimle beraber olanlara hem de işte bize öylesine bakanlara Türkiye´de toplu sözleşmeli memur sendikacılığının ne anlama geldiğini, ne demek olduğunu, toplu sözleşme masasında neyin nasıl alınabileceğini gösterebilme şansına inşallah sahip oluruz. Bunu göstermiş olduğumuz andan itibaren de artık Türkiye´de memur sendikacılığı artık gerçek bir ray üzerinde yürümeye başlayacaktır. Yaklaşık 15-20 Milyonluk bir kesimin sosyal ve ekonomik haklarının ekonomik mücadelesini veriyoruz” diye konuştu.

15-20 milyon insanın vebalini, kul hakkını omuzlarında taşıdıklarını belirten Deniz, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Bu vebalin ve bu kul hakkının omuzlarımızda olduğunun bilincinde olan sendikal yapıların artık memurun gündemine taşıması gereken sendikal yapılar olduğu gerçeğini de arkadaşlarımızın bilmeleri gerekir. Yoksa bürokrasinin ve de siyasetin şunu veririm, şunu alırım demek suretiyle bizim anlık, günlük beklentilerimize, bizim geleceğimizi önümüze koyması anlayışını artık memur arkadaşlarımızın terk etmesi lazım. bizim buna artık müsaade etmememiz lazım. Anlık fantezilerle geleceğimizi karartmamalıyız. Bildiğiniz üzere önümüzde çok ciddi bir süreç var. Referandum sürecinden sonra da Türkiye´nin önüne gelebilecek en önemli meselelerden bir tanesi de performansa dayalı bir çalışma sisteminin kamu da hayata geçirilmesi ile ilgili çok ciddi bir çalışma olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Performansa dayalı bir sistemin Türkiye gibi siyasetin devlet yönetiminin her tarafına işlemiş olduğu bir ülkede liyakat esasının dikkate alınmadığı siyasal iktidarda sadakatin öne çıkarıldığı bir sistem içerisinde performansa dayalı bir sistemin hayata geçirilmesi kamuda ciddi anlamda büyük kırılmalara neden olabileceğini, birçok insanın ciddi anlamda iş tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceklerini ve kamplaşmanın meydana geleceği gerçeğini de memur arkadaşlarımıza anlatmak zorundayız.”

17795819_10212399194843507_5786601122315167168_n
17795700_412599372436734_6793939799354366253_n
17634388_412599305770074_7460909320568813946_n
17796239_1292791990809074_8520973933560975384_n
17504708_10213070715581713_9039959045918179603_o
17796641_412927839070554_2955256935738085933_n
17796580_412114135818591_5691373511783775524_n
17757314_412114129151925_8665555354441114930_n
17757190_412927822403889_7117435081154044188_n
17522866_412123429150995_3698534772359175638_n
17761010_10213060298841301_8149905572647119149_o

 

HAVACILIK TAZMİNATI İLE İLGİLİ TOPLU SÖZLEŞME HÜKMÜNÜN HAYATA GEÇİRİLMESİNİ TALEP ETTİK

Bilindiği üzere, 23.08.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmesinin; “ Ulaştırma Hizmet Koluna ilişkin Toplu Sözleşme ” başlıklı 7. Bölümün 12.maddesinde  “399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi uyarınca ödenen havacılık tazminatının, 2010 yılında yapılan çalışmalar da dikkate alınmak suretiyle artırılması yönündeki çalışma 31/1/2016 tarihine kadar sonuçlandırılır ve izleyen ay başından itibaren yeni oranlar üzerinden ödenmeye başlanır. Bu ödemenin başladığı tarihten itibaren söz konusu personele, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesine göre ek ödeme yapılmaz ve bu kapsamda yapılması öngörülen ek ödeme aynı oranlar esas alınarak ilave havacılık tazminatı olarak ödenir.” denilmektedir.

​Söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere DHMİ Genel Müdürlüğü tarafından 31.01.2016 tarihine kadar belirlenmiş kriterler çerçevesinde bir çalışmanın yapılması ile 15.02.2016 tarihinden itibaren yeni oranlara göre ödemelerin yapılmış olması gerekmekteydi. Ancak, “yeni bir YPK Kararına gerek vardır.” düşüncesi ile bu ödemeler bugüne kadar yapılmadı.

Bu nedenle, Resmi Gazete de yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe giren ve bir hukuki metin olan toplu sözleşme hükümlerinin uygulanması için, aksi belirtilmedikçe yeni bir YPK Kararına gerek duyulmayacağı gerekçesiyle, DHMİ Genel Müdürlüğü’nden, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları  ve Toplu Sözleşme Kanununu açıkça ihlal eden bu gayri hukuki durumun biran önce sonlandırılmasını talep ettik.

YAZI İÇİN TIKLAYINIZ