İNSAN OLMAK

İNSAN OLMAK

İnsan olmak, yüce yaratanın bizlere vermiş olduğu en büyük lütuftur. İnsan olmak için çok sayıda özellik gerekir.

Olmak veya Olmamak,
Öncelikle Kişilere ve kendine saygılı olmak,
Sevgiyi ön sırada tutarak herkesi kucaklamak,
Bireysel menfaatler için değil, toplumun geneline yararlı olmaya gayret etmek ve çevreye yararlı olmak,
Gerçekleri eğmeden bükmeden doğruları söylemek,
Kul hakkına riayet etmek,
Kişilerin zaaflarından yararlanarak olmayacak şeyler için beklentiye sokmamak,
Yetim hakkı yememek,
Günü birlik çıkarlar için yalan söylememek….

Yaşamın ağır şartları ağır mı ağır.
Biz her türlü güç koşullarda yine de insan olmayı unutmayıp, insan olmayı başarmalıyız. Karşımızdaki kişiler kötülükleri ile övünsün bizler insan olma gayesinden ödün vermemeliyiz.

Acı gerçek;
Ne yazık ki günümüzde bunu düşünen, bunu değerlendiren çok az sayıda siyasetçi, bürokrat, işadamı ve sendikacı kaldığı herkes tarafından bilinmektedir. Zengini, fakiri velhasıl bireyler; yeryüzünde her şey benim olsun anlayışı ile diğerlerinin canı cehenneme düşüncesi içinde hareket etmektedir.

Toplumun büyük çoğunluğu öyle bir duruma geldi ki ecdat unutulmuş, büyüğün küçüğüne sevgisi, küçüğün büyüğüne karşı saygısı kalmamış, böyle bir ortamda hasbelkader gücümüzün yettiğince dürüstçe sendikacılık yapma peşindeyiz.

Ama karşımızda uluslararası Hür Sendikalar Konfederasyonunun da (ITUC)  sarı sendika diyerek üyelik başvurusunu kabul  etmediği sapsarı bir  sendika var. Bildiğiniz gibi sarı sendikalar, çalışanlar lehine değil işveren lehine sendikacılık oynayan bu yapılar üyelerini hüsrana uğratmaktan çekinmez. Baktığımızda sarı sendika olduğu tescillenen yetkili olan sendikamız hiç bir şey yapmadan vaatlerle ve korku salarak gücüne güç katmakta. Riya, yalan, komplo, haksız yere suçlanmalar, aldatılmalar, verilen sözü tutmamalar, beklentilerin hüsranı ve bir sürü olumsuzluklara karşın hala yetkili olmayı başarabilirler ama sendikacılık yapamazlar.

Yüce yaratanın İnsana vermiş olduğu değerler nerede.
Kul hakkı nerede,
Helal Haram nerede,
Allah’a kul olmak nerede,
İhlas itikat nerede….

Her gün onlarca olay olurken karşısında sessiz kalan ve yine onlarca olayda, mücadele etmeyen bir yapının gelip yapacağız, hallederiz vb. söylemleri ne kadar garip ve düşündürücü. Davet edilen bir toplantıya katılacaksınız hazırlık yapmayacaksınız hiçbir şey söyleyemeyeceksiniz, savunacağımız hiçbir şeyiniz olmayacak siz gücünüze güç katacaksınız ne kadar garip değil mi?! biliyoruz bu yazıları okuduklarında kızıyorlar bizlere ama biz yılmayacağız, korkmayacağız kararlılıkla dik durabilenlerle yolumuza devam edeceğiz.

Bahsettiğimiz bu insanlar da bu toplumun bir parçası, yapacak başka bir şeyimiz yok, yüce yaratana şükürler ediyoruz ki kula kulluk edenlerden olmadık.
Bilmeliyiz ki, biz bir yansımayız.

Kötülüklere karşı iyilik, kirliliğe karşı temizlik, yalana karşı dürüstlük bir cezalandırma biçimidir aslında. Umutlarımızı bitirmeden doğru bildiklerimizle ilerlemeli ve ışığımızı hiç yitirmemeliyiz. Bilmeliyiz ki, bir gün tüm bu olumsuz olgular biz ve bizim gibi insanların onurlu ve asil duruşu karşısında yok olacaktır.

Biz insanız.

Tüm olumsuzluklara rağmen insanlığımızı unutmadan karanlık ve kötü etkilerden kurtulmayı başarmalıyız.

Aslında Cemil Murat’ın şiiri her şeyi özetliyor.

Hoşça kalın.

Âbâd Yahut Zillet

Hayat yolunda zordur yolculuk.
Ya Allah’a çıkar ya kula kulluk…
Yolun doğruysa ne âlâ, hayırdır sonu;
Yusuf’u düşün yoksa unuttun mu onu?
Sarılmıştı Rabb’inin şaşmaz ipine;
İnanmışın yalan yanlışla işi ne?
Çekti Hak yolunda onca çileyi,
Aldı sonunda büyük payeyi.
Baş oldu Mısır’a, erdi murada.
Sabır ve duaydı yetişen imdada.
Öyleyse dosdoğru olsun yolun,
Bu uğurda gitse de boynun!
.
Peki, ömür denilen üç günlük yolda
Zannedip kendini her daim kârda
Yükselirken alçalana ne demeli?
Para için, ün için yerlerde mi sürünmeli?
Hayır! Yakışmaz alçaklık sütü ak olana.
Büyüklük güzel lakin zillet yakışmaz ona.
Maddeyle büyüklük mü olurmuş?
Dostum, söyle bunu kim uydurmuş?
Büyüksen mazlumu tut kaldır yerden,
Az mı gelir sana bu, gerçi yapabilirsen?
Cihanda adamlıktır insana kalan,
Ondan gayrisi inan ki yalan.

Paylaşın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir