Monthly Archives - Temmuz 2016

BAŞIMIZ SAĞ OLSUN

Hayatı boyunca inandığı değerlerin kavgasını veren, vatanını ve milletini ilgilendiren her meselede en önde yürüyen, boş yaşamayan, boş yaşayanı sevmeyen, sendikal mücadelemize büyük katkılar veren Dalaman Havalimanı temsilcimiz,  dava arkadaşımız, kardeşimiz Mahmut UYSAL’ın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.

Arkadaşımız Mahmut UYSAL’a Cenab-ı Allah’tan rahmet diler, ailesinin, yakınlarının ve camiamızın başı sağ olsun.

Nur içinde yat Mahmut UYSAL…

 

15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ İÇİN BAŞLATILAN YARDIM KAMPANYASINI DESTEKLİYORUZ.

yardimm

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile Başbakanlık tarafından 15 Temmuz şehitleri için başlatılan yardım kampanyasını desteklediklerini açıkladı.

Koncuk açıklamasında şunları söyledi:

“Türkiye Kamu Sen olarak 15 temmuz şehitleri için Başbakanlık tarafından düzenlenen yardım kampanyasını destekliyoruz.

Bu vesile ile tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Üyelerimizin aşağıda belirtilen yardım kampanyasını desteklemelerini, tüm teşkilatımızın duyurmasını önemle rica ederiz”

 

İsmail KONCUK

Genel Başkan

 

15 TEMMUZ YARDIM KAMPANYASI HESAP NUMARALARI

T.C. ZİRAAT BANKASI ANKARA KURUMSAL ŞUBESİ

TL – Hesap IBAN No:

ABD Doları Hesap IBAN No:

EURO Hesap IBAN No:

Banka Swift Kod No:

TR710001001745032156205010

TR440001001745032156205011

TR170001001745032156205012

TCZBTR2A

Hesap No: 17453215620-5010

Hesap No: 17453215620-5011

Hesap No: 17453215620-5012

T.VAKIFLAR BANKASI T.A.O. MERKEZ/ANKARA ŞUBESİ

TL-Hesap IBAN No:

ABD Doları Hesap IBAN No:

EURO Hesap IBAN No:

Banka Swift Kod No:

TR220001500158007304883112

TR890001500158048016278449

TR190001500158048016278448

TVBATR2A

Hesap No: 00158007304883112

Hesap No: 00158048016278449

Hesap No: 00158048016278448

T.HALK BANKASI BAKANLIKLAR/ANKARA ŞUBESİ

TL-Hesap IBAN No:

ABD Doları Hesap IBAN No:

EURO Hesap IBAN No:

Banka Swift Kod No:

TR560001200940800005000222

TR950001200940800058000223

TR680001200940800058000224

TRHBTR2A

Hesap No: 05000222

Hesap No: 58000223

Hesap No: 58000224

Gerçek ve tüzel kişiler bu hesaplara doğrudan bağış yapabilecekleri gibi, Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom (Avea) GSM operatörlerinin “1507” kısa mesaj numarasına “15 Temmuz” yazıp göndererek 5 (Beş) TL karşılığı bağışta bulunabileceklerdir.

DETEVAD YÖNETİMİ SENDİKAMIZI ZİYARET ETTİ

Demiryolu Teknik Vagoncular Derneği ( DETEVAD)  Genel Başkanı Metin Sabuncu ve Yönetim Kurulu Üyeleri Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ’i makamında ziyaret ettiler.

DETEVAD’ın gerçekleştirilen Genel Kurulu’nda Genel Başkanlık görevine seçilen Metin SABUNCU ve  dernek yönetim kurulu üyeleri Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ ile Vagon Teknisyenlerinin yaşadığı sıkıntıları paylaşarak karşılıklı istişarelerde bulundular. Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek yeni seçilen yönetime çalışmalarında başarılar diledi.

Ziyarette, Genel Sekreterimiz Z.Gürol TOKER, Genel Başkan Yardımcılarımız Yaşar YAZICI ve Yusuf KAYAN’da hazır bulundu.

detevad

OHAL’İN İLK KARARNAMESİ YAYINLANDI

15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan OHAL’de ilk kararname çıktı. Kararname kapsamında; 35 sağlık kuruluşu, 1043 özel öğretim kurumu, 1229 vakıf ve dernek, 19 sendika kapatıldı.

 

Resmi Gazete yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameyle,ilgili örgüte yakınlığıyla bilinen 35 sağlık kurum ve kuruluşu, bin 43 özel öğretim kurum ve kuruluşuyla özel öğrenci yurdu ve pansiyonu, bin 229 vakıf ve dernek, 19 sendika, federasyon ve konfederasyonla 15 vakıf yüksek öğretim kurumu kapatıldı. Ayrıca gözaltı süresi de bir aya kadar uzatıldı. Kararnameye göre, görevden alınan memurlar bir daha kamuda istihdam edilmeyecek.

RESMİ GAZETEDE YAYINLANAN İLK OHAL KARARNAMESİ 

23 Temmuz 2016 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29779
KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME
OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINAN TEDBİRLERE İLİŞKİN

KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Karar Sayısı: KHK/667

Olağanüstü hal kapsamında bazı tedbirler alınması; Anayasanın 121 inci maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 4 üncü maddesine göre, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nca 22/7/2016 tarihinde kararlaştırılmıştır.

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç ve Kapsam

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

İKİNCİ BÖLÜM

Olağanüstü Halin Uygulanmasına İlişkin Tedbirler

Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler

MADDE 2 – (1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen;

a) Ekli (I) sayılı listede yer alan özel sağlık kurum ve kuruluşları,

b) Ekli (II) sayılı listede yer alan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları,

c) Ekli (III) sayılı listede yer alan vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri,

ç) Ekli (IV) sayılı listede yer alan vakıf yükseköğretim kurumları,

d) Ekli (V) sayılı listede yer alan sendika, federasyon ve konfederasyonlar,

kapatılmıştır.

(2) Kapatılan vakıfların her türlü taşınır ve taşınmazları ile her türlü mal varlığı, alacak ve hakları, belge ve evrakı Vakıflar Genel Müdürlüğüne bedelsiz olarak devredilmiş sayılır. Kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ve kapatılan diğer kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Birinci fıkrada sayılanların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde Hazineden bir hak ve talepte bulunulamaz. Devire ilişkin işlemler ilgili tüm kurumlardan gerekli yardımı almak suretiyle ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

(3) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılır. Bu fıkra kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır.

(4) Kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler, Yükseköğretim Kurulu tarafından Devlet üniversitelerine veya vakıf üniversitelerine yerleştirilir. Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler. Bu fıkranın uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli ve yetkilidir.

Yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlara ilişkin tedbirler

MADDE 3 – (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve hususi damgalı pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir.

(2) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte adli ve idari yargı hâkim ve savcı adayı olarak görev yapanlar, adaylıkta geçirdikleri süreye bakılmaksızın Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca mesleğe kabul edilmeleri halinde, hâkimlik ve savcılık mesleğine atanabilirler.

Kamu görevlilerine ilişkin tedbirler

MADDE 4 – (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;

a) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel, ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır,

b) 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa tabi personel Jandarma Genel Komutanının teklifi, İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır,

c) 9/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununa tabi personel Sahil Güvenlik Komutanının teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır,

ç) Milli Savunma Bakanına bağlı personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır,

d) 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır,

e) Mahalli idareler personeli, valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından belirlenen kurulun teklifi üzerine İçişleri Bakanının onayıyla kamu görevinden çıkarılır,

f) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır,

g) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır.

(2) Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır.

(3) Bu maddeye göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar.

(4) Bu madde kapsamında kamu görevi sona erdirilen personele ait kadro ve pozisyonlara, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve diğer mevzuattaki kısıtlamalara tabi olmaksızın Bakanlar Kurulunca belirlenecek sayıda kadro ve pozisyon için atama yapılabilir.

Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler

MADDE 5 – (1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir.

Soruşturma ve kovuşturma işlemleri

MADDE 6 – (1) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu işlenen suçlar bakımından, olağanüstü halin devamı süresince;

a) Gözaltı süresi, şüphelinin yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren otuz günü geçemez.

b) Yakalanan asker kişiler adli kolluk görevlilerine teslim edilir.

c) Yürütülen soruşturmalar kapsamında görev ve unvan ayrımı yapılmaksızın kamu görevlileri de dâhil olmak üzere bütün şüpheli, mağdur ve tanık ifadeleri adli kolluk görevlileri tarafından da alınabilir.

ç) Asker kişiler hakkında verilen tutuklama kararları, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 111 inci maddesinde belirtilen ceza infaz kurumlarında yerine getirilir.

d) Tutuklu olanların avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirilmesi, bunlara emir ve tâlimat verilmesi veya yorumlarıyla gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletilmesi ihtimalinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısının kararıyla, görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, tutuklu ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli hazır bulundurulabilir, tutuklunun avukatına veya avukatın tutukluya verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir veya görüşmelerin gün ve saatleri sınırlandırılabilir. Tutuklunun yaptığı görüşmenin, belirtilen amaçla yapıldığının anlaşılması hâlinde, görüşmeye derhal son verilerek, bu husus gerekçesiyle birlikte tutanağa bağlanır. Görüşme başlamadan önce, taraflar bu hususta uyarılır. Tutuklu hakkında, tutanak tutulması hâlinde, Cumhuriyet savcısının istemiyle tutuklunun avukatlarıyla görüşmesi sulh ceza hâkimliğince yasaklanabilir. Yasaklama kararı, tutuklu ile yeni bir avukat görevlendirilmesi için derhal ilgili baro başkanlığına bildirilir. Baro tarafından bildirilen avukatın değiştirilmesi Cumhuriyet savcısı tarafından istenebilir. Görevlendirilen avukata, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13 üncü maddesine göre ücret ödenir.

e) Tutuklu olanlar, belgelendirilmesi koşuluyla sadece eşi, ikinci dereceye kadar kan ve birinci derece kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından ziyaret edilebilir. Adalet Bakanlığı ile Cumhuriyet başsavcılığının yetkileri saklıdır. Tutuklular telefonla haberleşme hakkından ancak onbeş günde bir ve bu bentte sayılan kişilerle sınırlı olarak on dakikayı geçmemek üzere faydalanabilirler.

f) Tutuklu olanların bulunduğu ceza infaz kurumlarında görev yapan kamu görevlileri tarafından düzenlenen tutanaklara, ilgili görevlinin açık kimliği yerine sadece sicil numarası yazılır. Kurum görevlilerinin ifadesine başvurulması gerektiği hallerde çıkarılan davetiye veya çağrı kâğıdı görevlinin işyeri adresine tebliğ edilir. Bu kişilere ait ifade ve duruşma tutanaklarında işyeri adresi gösterilir.

g) Yürütülen soruşturmalarda, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 149 uncu maddesine göre seçilen veya aynı Kanunun 150 nci maddesine göre görevlendirilen müdafi, hakkında bu maddede sayılan suçlar nedeniyle soruşturma ya da kovuşturma bulunması halinde müdafilik görevini üstlenmekten yasaklanabilir. Cumhuriyet savcısının yasaklamaya ilişkin talebi hakkında, sulh ceza hâkimliği tarafından gecikmeksizin karar verilir. Yasaklama kararı, şüpheliye ve yeni bir müdafi görevlendirilmesi için ilgili baro başkanlığına derhal bildirilir.

ğ) Yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda, ifade alma ve sorgu sırasında veya duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir.

h) Ceza mahkemelerinde duruşmanın başlamasından önce iddianame veya iddianame yerine geçen belge okunur ya da özetlenerek anlatılır.

ı) Tutukluluğun incelenmesi, tutukluluğa itiraz ve tahliye talepleri dosya üzerinden karara bağlanabilir.

i) Hâkim veya mahkemenin uygun gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle şüpheli veya sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar verilebilir.

Vazife malulü aylığı bağlanması ve diğer haklar

MADDE 7 – (1) 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle hayatını kaybeden veya malul olan sivillere 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında bağlanacak aylıklarının hesabında aynı fıkranın (h) bendi hükümleri esas alınır ve kendileri ile hak sahipleri, söz konusu (h) bendi kapsamında bulunanlara ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklardan aynı şekilde yararlandırılır. Ancak, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, malulün ya da ölenin kendisine bağlanacak aylıktan az olamaz. Ayrıca, bunlar ile bu eylemler sebebiyle yaralananlar hakkında 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun nakdi tazminat hükümleri uygulanır. Bu şekilde bağlanacak aylıklarda, genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin borç olmama şartı aranmaz.

(2) Birinci fıkra kapsamına giren ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emeklilik ikramiyesine müstahak olanların emeklilik ikramiyeleri, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) 115 katından az olmamak üzere, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri esas alınarak ödenir. Birinci fıkra kapsamına girmekle birlikte emeklilik ikramiyesine müstahak olmayan sivillerden yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olanların kendileri ile ölenlerin kanuni mirasçılarına en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) 170 katı, diğer malullere ise en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) 115 katı tutarında ek tazminat, nakdi tazminata ilişkin esas ve usuller çerçevesinde ilgili kurumlar tarafından ödenir.

İrtifak ve intifa hakları ile kira sözleşmelerinin iptali

MADDE 8 – (1) Mülkiyeti 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçe kapsamındaki idarelere, düzenleyici ve denetleyici kurumlara, sosyal güvenlik kurumlarına, mahalli idarelerle bu idareler tarafından kurulan birlik ve işletmelere, özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri ile sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklara ve vakıflara ait olan her türlü taşınmazın yararlanıcıları ile kiracılarının, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatının değerlendirilmesi halinde irtifak ve intifa hakları ile kira sözleşmeleri ilgili kurum ve kuruluş tarafından resen iptal edilir.

Sorumluluk

MADDE 9 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.

Yürürlüğün durdurulması

MADDE 10 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında alınan kararlar ve yapılan işlemler nedeniyle açılan davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.

Yürürlük

MADDE 11 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 12 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

 

                 Recep Tayyip ERDOĞAN                                   Binali YILDIRIM

CUMHURBAŞKANI                                            BAŞBAKAN

 

KAPATILAN SENDİKA, FEDERASYON VE KONFEDERASYONLAR İÇİN TIKLAYINIZ

KAPATILAN KURUMLARIN TAM LİSTESİ İÇİN TIKLAYINIZ

GÖREVDEN ALINMALARLA İLGİLİ BAŞBAKANLIĞA MEKTUP

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı  İsmail Koncuk, darbe teşebbüsünün ardından kamu görevlilerinin görevden alınmasıyla ilgili Başbakanlık makamına dilekçe göndererek önemli uyarılarda bulundu.

Ağır bedeller ödenerek elde edilen demokratik düzeni yıkmaya yönelik girişimin ardındakilerin mutlaka cezalandırılması gerektiğini vurgulayan Genel Başkan, asılsız ve mesnetsiz gerekçelerle görevinden alınan kamu çalışanlarının da mağdur edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

Genel  Başkan İsmail Koncuk açıklamasında, adil ve tarafsız bir yaklaşımla gerçek anlamda darbeci ve teröristleri kamudan ayıklama sürecinin hukukun üstünlüğü ilkesinin göz ardı edilmeden, devam ettirilmesi gerektiği hususunun da önemle altını çizdi.

KAMU GÖREVLİLERİNİN  GÖREVDEN ALINMASI KONUSUNDA BAŞBAKANLIĞA GÖNDERİLEN MEKTUP 

ANKARA-5 NOLU ŞUBE BAŞKANLIĞIMIZIN 1. OLAĞAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ

TCDD Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan ve hak arama mücadelemizde bize güç katacağına inandığımız Ankara-5 No’lu Şube Başkanlığımızın 1. Olağan Genel Kurulu bugün (20.07.2016) TCDD Genel Müdürlüğü Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Gerçekleştirilen Genel Kurula, Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ, Sendikamız Onursal Başkanı Nazmi GÜZEL, Sendikamız Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri, Genel Merkez Eski Genel Sekreterimiz Habip DOYMAZ, , Ankara-1-2-3-4 ve Eskişehir Şubelerimizin Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte çok sayıda üyemiz katıldı.

Genel Kurulda konuşma gerçekleştiren Genel Başkanımız Şerafettin DENİZ sözlerine, darbe ve darbe gerçekleştirmek isteyenleri lanetleyerek başladı. DENİZ, Sendikamız Türk Ulaşım-Sen’in nereden gelirse gelsin darbeye ve darbeci zihniyetin her zaman karşısında olduğunu ifade ederek kimsenin gücü birliğimizi ve bütünlüğümüzü bozmaya yetmeyecektir dedi.

Genel Başkanımız ayrıca, TCDD’nin yeniden yapılandırılması ile ilgili olarak bilgiler vererek, bu uygulamayı sendikalarına üye devşirmek için malzeme olarak kullanan ve çalışanları tehdit eden kimseye inanmamalarını ifade etti.

Genel Kurulda,  üyelerimizin hür iradeleriyle kullanmış oldukları oylar neticesinde, Şube Başkanlığı, Şube Yönetim Kurulu, Şube Denetleme Kurulu ve Şube Disiplin Kurulu’na seçilen arkadaşlarımızı tebrik eder, çalışmalarında üstün başarılar dileriz.

Şube Başkanı: Cengiz TATAR

Şube Yönetim Kurulu Üyeleri: M.Giray AKÇAM, Melek ÇAKIR, Seydi TAŞCI, Fatih OKUTUR, Oktay AYDINOĞLU, Metin ÖRÜK

Şube Denetleme Kurulu Üyeleri: Sinan YAZICI, İsmail KURŞUN, Hüseyin ÖZER

Şube Disiplin Kurulu Üyeleri: Salih VAROL, Medet BEŞTEPE, Oktay MEŞE

DSC_0057
DSC_0069
DSC_0083
DSC_0096
DSC_0093
DSC_0144
DSC_0120
DSC_0153
DSC_0075
DSC_0166
DSC_0071
DSC_0184
DSC_0172
DSC_0180

STK’LARDAN TBMM’DE ORTAK AÇIKLAMA

Aralarında Türkiye Kamu-Sen’in de bulunduğu 538 sendika, konfederasyon, meslek ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri Gazi Meclisimizi ziyaret ederek 15 Temmuz gecesi yaşananlara ilişkin ortak bir açıklama yaptılar.

Ortak açıklamaya Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve bağlı sendikalarımızın Genel Başkanları da katılırken,  TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve siyasi parti temsilcileri de hazır bulundu.

538 sendika, konfederasyon, meslek ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri adına ortak açıklamayı TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu okudu. Hisarcıklıoğlu, “Cuma gecesi oluşan demokrasi mutabakatının devam etmesini talep etmek üzere Gazi Meclisimizdeyiz. Bundan böyle ülkemizin geleceği için adımlar atılırken, bugünkü demokrasi mutabakatı hiç unutulmasın. Ortak akıl daim olsun” dedi.

Ortak açıklama metninde şu satırlara yer verildi;

“Bugün ülkemizin önde gelen, 538 sendika konfederasyonu, meslek ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeyiz.

Meclisimiz, geçen Cuma demokrasiye kasteden alçakça saldırıların hedefi oldu. Vatan hainleri tarafından, tarihinde ilk defa bombalandı. Kahramanca direndi. Gazi unvanını bir kez daha hak etti. Açıktır ki, demokrasi ve hukuk devleti yoksa sivil toplum kuruluşları da yoktur. Bugün burada bir araya gelen bizler, ülkemizin geleceği için demokrasi dışında bir seçenek görmüyoruz. Cuma gecesinden sabahın ilk ışıklarına kadar halkımızın direnişi, ülkemizin geleceğine dair hepimizi umutlandırdı. Ülkemizin bütün demokratik kurumları ve milletimiz, bu alçakça saldırı karşısında demokrasimizi sahiplendi. Medya çalışanları, silahlı baskınlara direnerek, milletin haber alma özgürlüğünü korumak için kendi canlarını tehlikeye attı. Cumhurbaşkanımız, Meclis Başkanımız ve Başbakanımızdan başlayarak, mecliste grubu bulunan tüm siyasi partilerin genel başkanları ve kitle örgütleri ilk andan itibaren dik durarak, darbecilerin hesaplarını boşa çıkardılar.

Milletimiz, yollarda tanklar araçları ve insanları ezerken, havadan bombalar düşerken; yoğun ateş altında, yılmadan alanları doldurdu. Milletimiz, demokrasi konusundaki kararlılığını ve azmini ortaya koydu. Kahraman emniyet güçlerimiz ve şerefli Türk askerleri, darbe teşebbüsünün başarıya ulaşmaması için yeminlerine sadık kalarak, canlarını ortaya koydular. Hainleri suçüstü yakaladılar.Türkiye, bir bütün olarak kendisine yakışanı yaptı. Demokrasimiz olgunluk imtihanını başarıyla geçti.

Türk demokrasisi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik kurumları, artık kaba kuvvete teslim olmayacak kadar güçlü olduğunu kanıtladı. Ülkemizin 93 yıldaki tüm siyasi ve ekonomik kazanımlarına kast edenler, başarısız oldular.

Bizler, önde gelen sivil toplum kuruluşları olarak, Cuma gecesinin o karanlık saatlerinin birlik ve beraberlik içinde aşılmış olmasından mutluyuz. Bugün burada, Cuma gecesi oluşan demokrasi mutabakatının devam etmesini talep etmek üzere Gazi Meclisimizdeyiz.Bundan böyle ülkemizin geleceği için adımlar atılırken, bugünkü demokrasi mutabakatı hiç unutulmasın. Ortak akıl daim olsun. Milletin kayıtsız şartsız egemenliğini hiçe sayan, bu darbe teşebbüsü; ülkemizin kurumsal altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini hepimize gösterdi.

Bu yönde tedbirlerin alınacağı, adımların atılacağı yer; Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Bir yandan, milli egemenliğe saldıran vatan hainlerinden hukuka uygun olarak, yüce Türk adaleti önünde hesap sorulmalı. Öte yandan, bu tür alçakça saldırıları engellemek için siyasetin alması gereken tedbirler hızla hayata geçirilmeli. Kahraman ordumuzu ve vatansever askerlerimizi de hiçbir şekilde yıpratmamalıyız.

Bizler, ülkemizin 538 sendika konfederasyonu, meslek ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi olarak, bugün yüce Meclisimizi ziyaret ederek, demokrasi nöbetine devam ediyoruz.

Bizler, milli iradeye sahip çıkıyoruz. Geleceğe ve çocuklarımıza daha güçlü, daha huzurlu; daha müreffeh, daha demokratik bir ülke bırakmak hepimizin görevidir.

Bu nedenle, hızla hep birlikte çalışmaya odaklanmalıyız.”

DERS ALMAK GEREK!..

Millet olarak son derece talihsiz, acımasız, kardeşin kardeşe kurşun sıktığı, bombaladığı bir kara günü geride bıraktık.

Türk demokrasisinin kara günü idi 15 Temmuz 2016.

Umuyorum ki; siyasetçilerimiz, sivil toplum yöneticilerimiz aidiyetleri ve mensubiyetleri ne olursa olsun Türk Milleti’nin bütün fertlerinin bu darbe girişiminden çıkarmaları gereken bütün dersleri çıkarıp birlikte hareket etmenin ne kadar önemli olduğunu görürler.

Son kalkışmanın, darbe girişiminin önümüze koyduğu önemli sonuçları vardır.

Dikkate değer en önemli sonuçlarından birisi hiç şüphesiz ki, bu devletin gerçek sahibinin ve en büyük gücünün Türk Milleti olduğu gerçeğinin görülmüş olmasıdır.

İkinci önemli sonucun, demokrasinin milletimiz için artık vazgeçilmez bir yaşam biçimi olduğu gerçeğinin bütün kesimlerce görülmüş olmasıdır. Bundan böyle, darbe yapmayı aklından geçirecek olanlar siyasal iktidarı bertaraf etmeninin yeterli olmayacağını, milletin tamamını da bertaraf etmeleri gerektiğini bileceklerdir.

Üçüncü önemli sonucun, farklı siyasi partilerin ve mensuplarının ülkenin ve demokrasisinin geleceği için birlikte hareket etmeyi başarabildiklerinin görülmüş olmasıdır.

Dördüncü önemli sonuç ise; makamı mevkisi, eğitim seviyesi ne olursa olsun içimizde az da olsa canavar ruhlu insanımızın olduğunu görmemizdir. Jetlerden veya helikopterlerden acımasızca, polislerimizin ve sivil vatandaşlarımızın üstüne kurşun yağdıran, bombalar atan albaylar, binbaşılar olduğu gibi, ana kuzusu 20 li yaşlardaki emir kulu mehmetlerimizi linç etmekten geri durmayan sakallı-cübbeli sözüm ona müslümanlarımız da var.

Bu darbe girişimi; Tam 35 yıldır ülkeye kan kusturan, 50 bini aşkın vatan evladını katleden PKK’lı caniler yakalandıklarında kılını kıpırdatmayıp yanından bile geçemeyen bu zavallıların, söz konusu “mehmedim”olunca nasıl da”erkek”leştiklerini (!) de bize göstermiş oldu..

Ve en önemli sonuç; şüphesiz ki, Uzun bir aradan sonra, Türk milleti’nin “DAMARLARINDAKİ ASİL KANIN” farkına varabilmiş olmasıdır.

Toplum olarak, bir daha bu tür kara günleri görmemek, yaşamamak dileği ile milletimize geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.

DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE HER TÜRLÜ DARBENİN KAŞISINDAYIZ

Türkiye Kamu-Sen dün gece yaşanan demokrasiyi kesintiye uğratma girişimlerini  protesto etti.

Genel Merkezimiz önünde başta Genel Başkanımız İsmail Koncuk olmak üzere, sendikalarımızın Genel Başkanları, Genel Merkez Yöneticilerimiz, Şube Başkanlarımız, üyelerimiz ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Genel Başkan İsmail Koncuk yaptığı açıklamada şu satırlara yer verdi;

“15 Temmuz 2016 günü gerçekleştirilen ve hiç kimsenin onaylamayacağı acı olaylara neden olan darbe girişimini gerçekleştirenleri ve buna destek veren tüm güçleri kınıyoruz.

Türkiye Kamu-Sen olarak hiçbir gücün milletin kararının üstünde olmadığını, seçimle gelen iktidarların yine seçimle gitmesinin demokrasi anlayışımızın temelini oluşturduğunu bir kez daha kuvvetle vurguluyoruz.

Askerimizin polisimize, polisimizin askerimize namlu doğrulttuğu, kendi uçaklarımızın demokrasimizin ve devletimizin kalesi olan Meclisimizi bombaladığı, sokaktaki vatandaşlarımızın üzerine mermiler yağdırıldığı ve yüzlerce can kaybının yaşandığı bu alçakça girişim, Türk tarihine başka bir kara leke olarak geçecektir.

Bütün bu olumsuz şartlar içinde tek tesellimiz, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının büyük çoğunluğunun demokrasiden yana tavır alması ve soğukkanlı tutumu sayesinde olayların daha fazla büyüyerek bir iç çatışmaya dönüşmeden önlenmiş, demokratik rejimimizin kesintiye uğramadan yoluna devam edebilmiş olmasıdır.

Bu noktada milletimiz nezdinde son derece saygın ve mümtaz bir yeri olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kurumsal anlamda toplum vicdanında yara almaması, devletimizin kurum ve kuruluşlarıyla eş güdüm içinde faaliyetlerini sürdürmesi ve toplumsal bir bölünme yaşanmaması için gerekli tedbirlerin tez elden hayata geçirilmesi zorunluluğu göz ardı edilmemelidir. Bilhassa devlet içinde asker, polis çekişmesinin baş göstermesi; dört bir yandan iç ve dış düşmanlarla kuşatıldığımız bu tarihi süreçte devlet işleyişimizi zaafa uğratacak en büyük tehlike olacaktır.

Özellikle uzun zamandan beri Konfederasyon olarak eleştirilerimizin de odak noktasını teşkil eden ülke içinde yaratılan kutuplaşmanın, ayrıcalıklı kesim yaratma çabalarının, hukukun üstünlüğü ilkesinin sekteye uğratılması girişimlerinin bir an önce son bulması ve yaşanan bu olayların, anti demokratik yaklaşımlar için bir gerekçe olarak kullanılmaması, en büyük arzumuzdur.

Türk milleti 15 Temmuz günü büyük ve acı bir demokrasi sınavından başarıyla geçmiş, bundan önce yaşanan darbelerin aksine, rejimine ve devletine sahip çıkmıştır. Bu noktada büyük Türk milletinin ortaya koyduğu feraset ve cesaret de her türlü övgüye layıktır.

Türkiye Kamu-Sen olarak; 28 Şubat sürecinde ve 27 Nisan post modern darbe girişiminde olduğu gibi nereden ve kimden gelirse gelsin, nereye ve kime karşı yapılırsa yapılsın demokrasi dışı her türlü girişimin sonuna kadar karşısında, Türk milletinin ve devletinin yanında yer almaya devam edeceğimizi bir kez daha hatırlatıyor, çatışmalarda şehit olan güvenlik görevlileri ve hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.

Allah birliğimizi ve dirliğimizi bozmasın, Türk milletine ve Türk demokrasisine büyük geçmiş olsun” dedi.

Basın açıklamasının ardından Genel Merkezimizin bulunduğu Talat paşa Bulvarında Kesintisiz Demokrasi Yürüyüşü yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve tüm katılımcılar Bulvar boyunca vatandaşlara Türk bayrağı dağıtırken, vatandaşlarda alkışlarla destek verdi.

DSC_0061
DSC_0064
DSC_0069
DSC_0074
DSC_0079
15810

DEMOKRASİMİZE YÖNELİK YAPILAN DARBE GİRİŞİMİNİ KINIYORUZ

Dün akşam saatlerinde ( 15.07.2016) ülkemizde menfur bir darbe girişmi gerçekleştirilmiştir. TSK içerisinde bir grubun katıldığı teşebbüs başarılı olamamış, TSK’dan ve Milletten destek görmemiştir.

41’i polisimiz olmak üzere 90 kişi şehit olmuştur. 104 darbeci öldürülmüştür. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Ulaşım-Sen darbeci anlayışlara her zaman karşı olmuş ve hep demokrasi tarafında saf tutmuştur. Asla ne darbelerden ne de antidemokratik yöntemlerden nemalanmıştır.

Bu duygu ve düşüncelerle tüm milletimize geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz.

TÜRK ULAŞIM-SEN